Ana Sayfa Gündem " ISRAR ETMENİN ANLAMI YOK”

" ISRAR ETMENİN ANLAMI YOK”

Derviş Eroğlu; Federasyonda ısrar etmenin bir anlamı yok

Giriş Tarihi: 3 Haziran 2018 Pazar 09:20

Üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs’ta müzakerelerin 50 yıl uzamasından zarar gören tarafın Kıbrıslı Türkler olduğuna işaret ederek, federasyonda ısrar etmenin anlamı olmadığını belirtti.
Artık eski süreçlerin benzeri müzakerelere başlanmaması gerektiğini belirterek, Guterres Çerçevesi’nde görüşmelere başlamayı kabul etmenin son derece yanlış olacağını kaydeden Eroğlu, “Türk tarafı önce ambargo ve izolasyonların kalkmasını istemeli, aksi takdirde hiç bir sürece katılmayacağını, katkı koymayacağını açıkça deklere etmelidir” dedi.


“STATÜKONUN DEVAMI HALA İŞLERİNE GELİYOR”
Derviş Eroğlu, 1968’den bu yana Kıbrıs meselesinin çözümlenmemesinin sebebinin, Rumların Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmesi olduğu kadar, bazı büyük devletlerin Rumların bu saçma düşüncelerine, gerçeklere rağmen ses çıkarmamaları olduğunu vurguladı.
Eroğlu “Oysa çıkıp, doğruyu söyleseler ve gereğini yapsalar, sorun çözülecek ama bu işlerine gelmiyor. İşlerine gelmediği için de ‘Kıbrıs’ta iki halk ve iki devlet var. Kıbrıs Türkü bir azınlık değildir. Kıbrıs Türklerinin devleti de en az Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti’ni silah zoru ile gasp ederek oluşturdukları devlet kadar meşrudur.


“HİÇBİR BAŞLIKTA SAMİMİ DEĞİLLER, HEDEFLERİ GARANTÖRLÜĞÜN KALKMASI…”
Derviş Eroğlu, Rum tarafının müzakere başlıklarından hiçbirinde samimi, yapıcı ve Kıbrıslı Türklerin haklarını gözeten bir anlayış içinde olmadığını belirtti. Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 
“Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomi, AB, Vatandaşlık, Toprak ve Mülkiyet, Güvenlik ve Garantiler konularında ciddi sorunlar vardır. Ama bana göre Rumların asıl hedefi Türkiye’nin adaya tek yanlı müdahale hakkını da içeren garantörlük anlaşmasını sıfırlamaktır ve bu sürecin tıkanmasının başlıca sebebidir. Kıbrıs Türkü bilmelidir ki güvenlik olmadan alacağımız hiç bir hakkın anlamı ve değeri yoktur. Bizim için yegane güvence ise Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamıdır”


“ONLARIN KAFASINDAKİ ÇÖZÜM, TÜRK ASKERLERİNİN ADADAN ÇIKMASI” 
Eroğlu, “Onların kafasındaki çözüm, Türk askerinin adadan çıkarıldığı, Türkiye’nin garantörlüğünün sıfırlandığı, 1974 öncesine dönüşün önünün açıldığı çözümdür. Bunu elde edecekleri bir çözüm şekli ortaya çıkmadığı sürece tüm süreçleri çökerteceklerdir. Dünya mademki kendilerine bir yaptırım uygulamıyor, Kıbrıs Türkü’nü cezalandırmaya devam ediyor, neden bunu yapmasınlar ki?” dedi.

“AYNI POLİTİKADA, FEDERASYONDA ISRAR ETMENİN ANLAMI YOK”
3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, politikaların günün koşullarına göre değişebileceğini ve değişmesi de gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“50 senedir görüşüyoruz bir yere varamıyoruz. Biz hala ‘federasyon olmazsa olmazdır’ demeye devam mı edeceğiz? Böyle devam edilirse ne üzerimizdeki ambargolar kalkar, ne de adımlarımız dünya tarafından kabul görür. İzlediğiniz politikadan zarar gören sizseniz bunu sizin değiştirmeniz gerekir. Müzakerelerin 50 yıl uzamasından zarar gören taraf kim? Kıbrıslı Türkler. Demek ki aynı politikada, federasyonda ısrar etmenin anlamı yok”
“GUTERRES ÇERÇEVESİ’NDE GÖRÜŞMELERE BAŞLAMAYI KABUL ETMEK SON DERECE YANLIŞ”
Artık eski süreçlerin benzeri süreçler içine girilmemesi gerektiğini kaydeden Eroğlu, Guterres Çerçevesi’nde görüşmelere başlamayı kabul etmenin son derece yanlış olduğunu ve böylesi bir sürecin Kıbrıs Türkü’ne kazandırmayıp kaybettireceğini belirtti. 


“RUM LİDERLER, MÜZAKERE MASASINDA BİRBİRİNDEN FARKLI DEĞİL”
Rum liderlerin, Kıbrıs konusunun çözümünde birbirlerinden özlü bir farkı olmadığını, tümünün de Kıbrıs Türkü’nü azınlık olarak gördüğünü kaydeden Eroğlu, “Tümü de Türkiye’nin güvencesinden bizi yoksun bırakıp, 1974 öncesine dönüş hayali içindedir” dedi.


“YARINLAR KKTC’NİNDİR…”
3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının KKTC’ye dört elle sarılması gerektiğini çünkü en büyük güçlerinin devletleri olduğunu belirtti. 
Eroğlu, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin sona ermesine ne Türkiye, ne de KKTC’nin asla izin vermemesi gerektiğini kaydetti.
“Ekonomik, sosyal sorunlarımız var olabilir ama bunlar var diye devlet olgusundan, egemenlikten, özgürlükten, güvenlikten taviz verilemez.  Ben halkımızın zaman içinde gerçekleri gördüğüne, Rumlarla bugünkü gidişatla bir anlaşma olamayacağını anladığına eminim. Yarınlar KKTC’nindir. Yeter ki birlik, beraberlik içinde olalım ve KKTC’nin refah seviyesini yukarılara çekelim”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

“SERİN VE NEMLİ BİR AY GEÇİRİYORUZ"

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık