Ana Sayfa Ekonomi Ahlaki zaafiyet yaratır

Ahlaki zaafiyet yaratır

Bankalar, borçların yeniden yapılandırılmasını konu alan yeni yasaya şiddetle karşı.

Giriş Tarihi: 8 Nisan 2013 Pazartesi 07:29
Ahlaki zaafiyet yaratır

Artun ÇAĞA

 

Bankalar, Cumhurbaşkanı’nın imzası aşamasında bulunan ve borçların yeniden yapılandırılmasını konu alan yeni yasaya şiddetle karşı çıkıyor. Bankacılık çevrelerine göre, geçen yıl çıkarılan 12/2012 sayılı yasanın ardından yeni bir yasa çıkarmak, borç ilişkilerinde ahlaki zaafiyet” yaratacak. Bankalar Birliği geçtiğimiz hafta birlik üyelerinin de katılımıyla yaptığı toplantıda Cumhuriyet Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edilen yeni yasanın yürürlüğe girmesi halinde yasal yollara başvurulması yönünde karar alındı.


Bankalar Birliği Genel Sekreteri Halil Okur, bugünlerde kamuoyunda tartışılan “Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken Ve/Veya Tahsil Edilmez Hale Gelen Borçların Ekonomik İyileştirme Kapsamında Yeniden Yapılandırılması (Geçici Kurallar) Yasası” hakkında KIBRIS’a açıklamalarda bulundu.


Halil Okur, açıklamasında, “Af yasası dediğin bir defa çıkar, eğer ‘her yıl af yasası çıkarılacak’ diye bir beklenti yaratılırsa bu ahlaki zaafiyeti beraberinde getirir. Sürekli af beklentisi yaratılmamalı” dedi.


Okur kamuoyunda oluşan ciddi bir yanlışa da dikkat çekerek, yeniden yapılandırma yasasının “Mazbatalarla” alakası bulunmadığını ve “Mazbata Yasası” olarak anılmasının hatalı olduğunu vurguladı.


Okur’a göre yeni yasa; yargıdan elde edilen hakları geri götürüyor, Anayasa’ya aykırılıklar içeriyor, sorunu çözmek yerine sorunu karmaşıklaştırıyor, hem prensip olarak, hem de içerik olarak uygulanabilir değil.


Yeni hazırlanan yasanın yargısal çatısının bulunmadığını savunan Okur, mevcut mahkeme hükümlerinin de ortadan kaldırmasına çalışıldığını ileri sürdü.


Halil Okur ayrıca, “Politikacılar, kendi hatalarından dolayı bu hale gelen ekonomik durumun faturasını bankalara çıkarmamalı” dedi.

 

Eski yasa, yeni yasa

 

Açıklamasında, “12/2012 tarihli yasa hazırlanırken sadece mahkeme hükümlü borçların ödenmesi amacıyla yola çıkıldı. Sadece hükümlüler, yani geçmiş yüksek enflasyon dönemlerinden gelen ve gerek yüksek faiz oranları gerekse icranın çalıştırılmaması nedeniyle birikmiş olan hükümlü borçlar temizlenecekti” diyen Okur sözlerini şöyle sürdürdü:


“Katsayılar hazırlanırken 2000 yılından itibaren her yıl bazında uygulanan faizler güncel hale getirildi. Ancak, siyasiler son gün yasaya donuk borçları da soktular. Donukların da bu işin içine sokulması siyasi popülizmden başka bir şey değil. İlk yasa sadece mahkeme hükümlü borçlar için kurgulansaydı ve uygulansaydı, bu sorunların hiçbiri yaşanmayacaktı.”


Halil Okur, yasanın 25 Mart’ta Meclis’ten geçtiğini hatırlatarak yeni yasayla hem daha önce yapılandırılmış borçlar, hem de 31 Mart 2013 itibarı ile donukların da (bir yerde daha oluşmamış donuk hesaplar) kapsam içine alındığını, yani sadece geriye dönük yüksek faizlerden dolayı oluşan kredilere değil, yeni ve faiz oranları normal olan kredilere de indirim getirmeyi öngördüğünü, bunun anlamının ve amacının yasanın esas amacını aşarak sıkıntıda olan borçluların sorunlarını da bankalara faturalayarak çözüm üretmek olduğunu ifade etti.


Bu yeni yasayı bankaların uygulamasının çok zor olduğunu kaydeden Okur, “12/2012 sayılı yasa Şubat’ta yürürlükten kalktı ama yeni tasarıda, bu yasaya bol bol atıfta bulunuluyor. Olmayan bir yasaya nasıl atıfta bulunursunuz? Bu nasıl hukuk anlayışı?” dedi.


Okur ayrıca, Bankalar Birliği’nin 4 Nisan tarihinde üyeleriyle yaptığı genel toplantıda yeni yasanın yürürlüğe girmesi halinde yasal yollara başvurulması yönünde karar alındığını da ilave etti.

 

Şubatta bitti

 

Halil Okur, 12/2012 tarihli yasanın Şubat 2013’te yürürlükten kalktığını hatırlatarak, hükümetin bu yasayı 4 ay uzatmak istediğini, ancak, Bankalar Birliği’nin “12/2012 sayılı yasadan yaralanmak isteyen geldi, müracaat etti, bankasıyla anlaştı” gerekçesiyle buna karşı çıktığını söyledi.


Okur şöyle devam etti:


“Hükümet ise yapmakta ısrar etti. ‘Tamam madem bu kadar ısrarlısınız, kısa bir süre uzatın ancak, bir önceki yasayla aynı hükümleri taşısın. Çünkü, eski yasaya göre yapılan ödeme planları var, sözleşmeler var, şartların herkes için ayni olması gerekir’ dedik, ancak bunu dikkate almadılar. Aksine, daha iyi iddiasıyla hukuk dışı düzenlemeler yaptılar ve 12/2012 sayılı yasa tahtında hali-hazırda yeniden yapılandırma sözleşmesi olanları da bundan yararlandırmak istediler; kalktılar katsayıları da değiştirdiler.


Herkes bilmelidir ki bir önceki yasada belirlenen katsayıların hesaplanmasında ve belirlenmesinde kesinlikle bileşik faiz yok. Bu çalışmayla ekonomik deflatör yaratıldı ve borç miktarları enflasyonist şişmeden arındırıldı.


Bir önceki yasayı yaparken, belirlenen katsayıların nasıl hesaplandığını siyasiler dahil ilgili çevrelerin hepsine anlattık, anladılar. Bu katsayıları kabul ettiler.” Okur,  yasayı hazırlarken, yeniden düzenlenen katsayıların hangi metod ile ve nasıl hesaplandığını sorarken, yeni katsayıların herhangi bir finansal metoda veya ekonomik akıla dayanmadığını, tamamen popülist bir yaklaşımla belirlendiğini belirtti.


Halil Okur, 12/2012 sayılı yasanın, her ne kadar da kendi içinde bazı sorunlar taşısa da sonuçta yasal bir çatısı bulunduğunu, bu çatının mahkeme hükümleri olduğunu belirterek, yeni hazırlanan yasada bu açıdan sorunlar bulunduğunu, eğer yasalaşırsa buna bankaların uymasının zor olduğunu kaydetti.


“İlk yasaya göre yeniden yapılandırma protokolu mahkemede tarafların mutabakatı ile karara bağlanırdı. Bankalar Birliği mahkemeden hüküm alınması konusunda ısrar etmişti. Çünkü sonuçta bankaların ve borçlunun izleyeceği hukuki bir dayanak oluşturuluyordu” diyen Okur, yeni yasada hem böyle bir düzenleme bulunmadığını, hem de olan mahkeme hükümlerini ortadan kaldırıldığını iddia etti.



Ödeyenler ne olacak?

 

Halil Okur, eski yasadan yararlananların durumuna işaret ettiği açıklamasında, oluşabilecek sorunları şöyle sıraladı:


“Şubat 2013’te hükmü dolan yasadan yararlanmak için 5 bin civarında kişi başvurdu. Zaten başvuran başvurdu, geriye kalanların borcu ödemeye niyeti yok. En önemlisi bu borçları halkın mevduatlarını toplayıp kredi veren bankaların sırtına yüklemeye çalışan kötü niyetliler var. Ödeyenler bu kez, ‘ben aptal mıyım da ödüyorum’ pozisyonuna sokuluyor.


Eski yasadan yararlanmış olanlar bu yeni yasadan nasıl yararlanacak? Borçlu bankasıyla bir önceki yasayla belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde anlaştı, mahkeme hükmü alındı, ödemeler başladı. Yeni yasayla düşen katsayılar için bankaya gidip, ‘bana eski yasayla ödediğim paraları geri ver mi?’ diyecek. En önemlisi baştan yapılandırma isteyecek, bu nasıl sağlanacak? Mahkeme hükmü var.”

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık