Ana Sayfa Siyaset Başbakanlık bütçesi görüşülüyor

Başbakanlık bütçesi görüşülüyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Başbakanlık Bütçesi görüşülmesi sırasında söz alan CTP-BG Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, Başbakanlık bütçesi görüşülürken ne Başbakan’ın ne de bürokratlarının salonda bulunduğuna dikkat çekerek, UBP’nin kurumsal varlığının sarsıldığını savundu.

Giriş Tarihi: 10 Aralık 2012 Pazartesi 20:01
Başbakanlık bütçesi görüşülüyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Başbakanlık Bütçesi görüşülmesi sırasında söz alan CTP-BG Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, Başbakanlık bütçesi görüşülürken ne Başbakan’ın ne de bürokratlarının salonda bulunduğuna dikkat çekerek, UBP’nin kurumsal varlığının sarsıldığını savundu.



UBP’nin halinin devletin kurumsal varlığına zarar vermekte olduğunu ileri süren Soyer, üretilen etik dışı değerlerin toplumun de etik değerlerini etkilemekte, zehirlemekte olduğunu iddia etti.



TC basınında sürekli manşete çıkılmakta olduğunu savunan Soyer, “Bir koltuk uğruna neleri yok ediyorsunuz?” dedi.



Soyer, bu yapıda Cumhurbaşkanı’nın da sorumluluğu olduğunu savundu.



Meclisin çalışmasının kolaylaşması gerektiğini, üçte bir sayı ile meclis genel kurulunun açılabilmesi ve katılanların yarısının oyu ile yasanın geçebilmesinin getirilmesi gerektiğini ifade eden Soyer, böyle bir yapıda milletvekillerinin koşarak genel kurula katılacağını savundu.



Anayasa’nın değişmesiyle ilgili maddenin seçimde referanduma götürülmesi gerektiğini, Meclis Başkanı Bozer’in bu yetkiye sahip olduğunu ileri süren Soyer, bunun yapılması gerektiğini söyledi.



Ticaret Odası’nın görüşlerinin programa girdiğini açıkladığını belirten Soyer, Ticaret Odası ve Management Center’in görüşlerinin hangileri olduğunu açıklamasını istedi.



Program ile ilgili fonksiyonun bilinebilmesi için görüş veren kurum ve kuruluşların önerilerini açıklaması gerektiğini kaydeden Soyer, Hür-İş’in de açıklama yapmasını istedi.



Krizin birleşme için bir fırsat olması gerekirken karşı tarafı aşağılayan bir yaklaşım içerisine girildiğini ileri süren Soyer, bu tür yaklaşımların olmaması gerektiğini söyledi.



Mesai saatleri ile ilgili eleştirilerde bulunan Soyer, mesai saatlerini UBP tarafından popülizm için değiştirildiğini ve şimdi tekrar programda yer aldığını savundu.



Soyer, hükümetin bütçe açığını derinleştirirken, kamu çalışanlarını huzursuz ederek emekliliği de tetiklediğini iddia etti.



AVCI



ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı da, hükümetin protokolün imzalanma şekli ve halkla paylaşımında sınıfta kaldığını savundu.



Yeniden yapılanmaya herkesin destek vermesinin beklenemeyeceğini kaydeden Avcı, hükümetin 3 yıldır özelleştirme yapıp yapmayacağına karar veremediğini, halkla yapılacakları paylaşmadığını iddia etti.



Lefkoşa Belediyesi’ndeki sorunun giderilememesini eleştiren Avcı, ülkedeki tüm sektörlerde sıkıntı olduğunu ve çözümün siyasal yapıdan beklendiğini vurguladı.



Siyasal Partiler Yasası, Seçim Halkoylaması Yasası gibi yasaların yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Avcı, milletvekili transferleri konusunda büyük bir rahatsızlık olduğunu bunun yasada engellenmesi gerektiğini söyledi.



Başbakana çağrı yapan Avcı, bu konuda çalışma yapan komiteyi iktidar partisinin toplaması gerektiğini ifade etti.



Seçimin mevcut yasa ile yapılması halinde reform olamayacağını, 3 aşağı beş yukarı aynı görünümün ortaya çıkacağını savunan Avcı, milletvekili ve bakanların tüm KKTC’nin bakanı olması gerektiğini, seçim sürelerinin sınırlanması gerektiğini vurguladı.



Cumhurbaşkanlığı’nın 2 milletvekili ve belediye başkanlarının 3 dönem olması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Avcı, bugün bu makamların meslek olarak düşünülmekte olduğunu söyledi.



Sendika ve sivil toplum örgütü başkanlığının da sınırlanması gerektiğini ifade eden Avcı, Anayasa’da değişiklik yapılarak bakanların dışarıdan atanmasının getirilebileceğini, böylece milletvekillerinin yasalar üzerinde çalışabileceğini ifade etti.



Avcı, erken seçim için konuşulması gerektiğini, Kıbrıs konusu ve ülke için ortak bir toplumsal uzlaşıya ihtiyaç bulunduğunu ifade ederek, “İnşallah sorunsuz yarınlara” dedi.

 


ANGOLEMLİ



TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli de, bugün Başbakanlık Bütçesi’nin görüşüldüğünü, ancak Başbakanın olmadığını, genel başkanlık yetkilerinin durdurulduğunu, halk nazarında bu karara rağmen koltukta oturmasının meşru olmadığını savundu.



Angolemli, Başbakan’ın Başbakanlık sıfatını genel başkanlığından dolayı aldığını, ancak mahkemenin genel başkanlığını yani başbakanlığını durdurduğunu öne sürerek, bunu tanıyıp istifa etmemenin halka zarar verdiğini öne sürdü.



Ülkenin bu halde hiçbir yere gidemeyeceğini, halkın muhalefet gibi erken seçim beklediğini savunan Angolemli, UBP’de ya 2. tura gidilmesi ya da genel başkan veya Başbakanın istifa etmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.



Kendi çıkarlarıyla toplum çıkarlarının ayrılması gerektiğini ifade eden Angolemli, “ülkede olması gereken normal bir Başbakanlık Bütçesini değerlendireceğini” ifade ederek, konuşmasına devam etti.



Angolemli, Başbakanın bakanlardan sorumlu olduğunu, ülkede yaşanan LTB gibi sorunlara karşı yasalarla önlem alması için bakanlara yol göstermesi gerektiğini ifade etti ve belediyelerle ilgili yasaların elden geçirilmesini istedi.



Örneğin apartmanlarda ortak kullanım alanlarıyla ilgili gerekli yasaların olmadığını savunan ve bu tip eksikliklerin yasalarla giderilmesi gerektiğini ifade eden Angolemli, çevre kirliliğinin de yasa eksikliğinden dolayı yaşandığına işaret etti.



Angolemli, Başbakan’a bu konularda büyük görev düştüğünü, yasaların uygulanması ve yasa eksikliklerinin giderilmesi için ekibini iyi seçmesi ve gece gündüz çalışması gerektiğini vurguladı.



Başbakanın koordinatör olması gerektiğini, ülkede eksikliği olan her alana çözümler üretecek birimleri çalıştırmasının şart olduğunu, ancak hükümetin öyle bir çalışmasının olmadığını savunan Angolemli, trafikte de önlemler alınması ve trafik polislerinin 24 saat yollarda olması gerektiğine dikkat çekti.



Angolemli, hükümetin ülkeyi “korsan bir ülke” yaptığını, İngiltere’den gelip ev alan kişilerle ilgili sorunları çözmediğini, gerekli önlemleri alamadığını savunarak, Başbakanın ülkedeki her yasayı, çalışmayı denetlemesi gerektiğini, aksi takdirde bugünkü gibi kötü duruma düşüleceğini kaydetti.



Ekonomik Program’a bakıldığında Türkıye’nin artık KKTC’ye güvenmediğinin görüleceğini savunan Angolemli, Başbakanlık bütçesinde geçici personel ücretlerinin yüzde yüzden fazla arttığını, ağırlama ücretinin de yükseltildiğini öne sürerek, bütçenin “har vurup harman savrulduğunu” savundu.



Emeklilerin mahkemeyi kazandığını, ancak hükümetin adım atmadığını savunan Angolemli, emeklilerin UBP’ye seçimde gerekli dersi vereceğini öne sürdü.



Angolemli, Ekonomik Programların dayatılmasında hükümetlerin “çanak tuttuğunu” öne sürerek, bu pakette diğer paketlerde olduğu gibi güzel maddelerin duracağını, diğerlerinin uygulanacağını savundu.



Ekonomik programda elektriğin özelleştirilmesinin de yer aldığını savunan Angolemli, hükümetin aldığı kararlara uyması gerektiğini, Başbakanın da tüzük ve kanunlara uyması gerektiğini, aksi takdirde inandırıcılığı kalmayacağını öne sürdü.



Angolemli, ülkede gerekli yasal düzenlemeler yapılarak erken seçime gidilmesi gerektiğini, halkın tek bölge seçimi istediğini ve bunun gerekli olduğunu savunarak, iktidar partisinin Meclis’i çalıştırması gerektiğini, ancak iktidarın koltukları boş bıraktığını ifade etti.



EMİROĞLULARI



TDP Gazimağusa Milletvekili Mustafa Emiroğluları da, Meclis’te koltukların boş olduğunu, bakanların olmadığını, konuşmalardan alınması gereken çok şeylerin olduğunu ifade ederek, bunun bir hastalık haline geldiğini ve artık “antibiyotik” tedavisinin de etki etmediğini savundu ve UBP’nin bu sorunu çözmesini istedi, halkın da bunu beklediğini söyledi.



Emiroğluları, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun bugüne kadar kaç kişiyi ve kurumu denetlediğini Başbakan’ın açıklamasını gerektiğini ifade ederek, hükümetin çalışmaları ile ekonomik programı eleştirdi.



Kıbrıs Türk halkının menfaatlerini korumanın hükümetin görevi olduğunu, ancak hükümetin bunu yapmadığını savunan Emiroğluları, ekonomik programların halkı geriye götürdüğünü, hükümetin ülke ile ilgili hiçbir çalışmasının olmadığını savundu.



İskele-Gazimağusa anayolunda yapılan yeni yolu da eleştiren ve yola yapılan çemberlerin yanlış olduğunu söyleyen Emiroğluları, hükümetin KTHY’yi bile batırdığını öne sürdü.



Emiroğluları, ekonomik programın “yıkım paketi” olduğunu iddia ederek, hükümetin sonunun geldiğini, “oyunun bittiğini” öne sürdü.



Başbakanlık bütçesini değerlendiren ve artan memur alımı, örtülü ödenek ve benzeri ödenekleri eleştiren Emiroğluları, hükümetten ekonomik değerlerin doğru hazırlamasını ve halkı yanıltmamasını istedi.



TDP Genel Başkanı, Lefkoşa milletvekili Mehmet Çakıcı da, konuşmasında, bir gazetecinin Türkiye Lefkoşa Büyükelçiliği konusunda “baskı” gördüğünü öne sürerek bunu kınadı.



Bugün Başbakanlık bütçesinin görüşüldüğünü, ancak Başbakanın her gün mahkemelerde olduğunu, durum böyle iken Başbakanın ülkeyi veya bütçeyi ne kadar düşünebileceğini soran Çakıcı, mahkemenin İrsen Küçük’ün yetkilerini elinden aldığını ve mahkemenin sürdüğünü anımsattı. Çakıcı, hükümetin muhalefeti biraz oyalayacağını ve erken seçime gideceğini savunarak, TDP’nin hazırlığını yaptığını, UBP’nin seçimi uzattıkça kaybının büyük olacağını ileri sürdü.



Çakıcı, UBP kurultayı ve mahkemenin devletin önüne geçtiğini, bu yüzden UBP’nin bu çelişkiyi bir an önce temizlemesi gerektiğini ifade etti.


Kıbrıs Türk halkı fakirleşirken UBP’nin zenginleştiğini savunan Çakıcı, birleşik faizlerin halkın “kanını emdiğini”, “küçük orta işletmelerin kapandığını, hastane ücretlerinin arttığını, orta halli insanların ezildiğini, binlerce insanın mazbatalara maruz kaldığını, resen verginin silah olarak kullanıldığını, kaçakçıların gezdiğini, çalışma hayatının denetimsiz olduğunu, emeklilik yaşının artırıldığını, medyanın tehdit altında olduğunu, hükümetin vizyonu olmadığını, LTB’nin manşetlerde olduğunu” anlattı.



Çakıcı, LTB’de yaşanan olayları eleştirerek, bu çağda Lefkoşa’nın kokmasını ve hastalıklarla yüz yüze kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Ekonomik programı da eleştiren Çakıcı, programda birçok “cek cak” olduğunu ancak kendisinin sendikal hakların budanması, elektrik telefonun satılması, bankacılıkla ilgili değişiklikler ve benzeri olayları gördüğünü ifade etti.



Çakıcı, ülkeye “uzaktan bakanların” hükümetin devamını istediğini, ancak ülkenin en başarısız hükümetinin görevde olduğunu öne sürerek, artık hükümetin ve meclisin bittiğini, yeni bir iradeye ihtiyaç duyulduğunu savundu. Halkın öfkeli olduğunu ve bu öfkesini meclise yansıtacağını ifade eden Çakıcı, “Bu düzen yıkılmalıdır… Ülkemizin kendi efendisi olacağımız bir düzen, adil bir sistem yaratmalıyız” dedi.



CTP-BG Gazimağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay da, Başbakanlık bütçesinin görüşülmesinin, UBP içerisinde yer alan tartışmalardan dolayı aksadığını, sıkıntıların görüşmeleri etkilediğini, Meclis’in toplanamadığını, zorlandığını, hükümetin durumunun mahkemelerde olduğunu ve durumun mahkemenin sonucuna bağlı olduğunu anlattı.



Uluçay, UBP’de, mahkeme süresince adım atılmaması gerektiğini, ancak Türkiye’de ekonomik programın imzalandığını ifade ederek, bunu eleştirdi ve program ile Kıbrıs Türk halkının geleceğinin “ipotek” altına alındığını savundu. Pakete yönelik değerlendirmeler ve eleştiriler yapan Uluçay, programda elektrikle ilgili hiçbir ifadenin yer almadığını, bu konunun havada bırakıldığını öne sürdü.



Ülkenin kendine ait bir protokole ihtiyacı olduğunu, bunun da kendi ihtiyaçlarını gözeterek hazırlanması gerektiğini ifade eden Uluçay, yeni Ercan Havalimanı’nın devredilmesinin de doğru olmadığını, ülkenin tek hava trafiğinin 25 yıl boyunca Ercan olacağını ve bunun rekabet kurallarına da aykırı olduğunu savundu.



Geçitkale Havalimanı’nın da önünün kapandığını, kullanılamayacağını savunan Uluçay, bunun da “liberalleşme” olarak lanse edildiğini ifade etti ve bunun nasıl liberalleşme olduğunu sordu.



Ekonomik programın tekrardan ele alınması gerektiğini savunan Uluçay, erken seçime gidilmesi ve hükümetin değişmesi halinde bu programın yeniden ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini, aksi takdirde Kıbrıs Türk halkının varlıklarını kaybedeceğini öne sürdü.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ TAMAMLANDI

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık