Ana Sayfa Dünya Cumhurbaşkanı erdoğan gazilere yapılan saldırıyı kınadı

Cumhurbaşkanı erdoğan gazilere yapılan saldırıyı kınadı

Gazisine saldıran bu şehir magandaları, bu teröristler bu zihniyetin bu ülkede nasıl barınabildiğini, ellerimizi başımızın arasına alıp düşünmemiz sorgulamamız lazım. Gereken cezayı çekecekler"dedi.

Giriş Tarihi: 9 Kasım 2017 Perşembe 15:35
Cumhurbaşkanı erdoğan gazilere yapılan saldırıyı kınadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ankara'da gazilere yapılan saldırıya sert tepki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin kaybedecek bir dakikası bir günü bile yok"dedi.Ankara'da gazilere yapılan saldırıya sert tepki gösteren Erdoğan,"Gazisine saldıran bu şehir magandaları, bu teröristler bu zihniyetin bu ülkede nasıl barınabildiğini, ellerimizi başımızın arasına alıp düşünmemiz sorgulamamız lazım. Gereken cezayı çekecekler"dedi.  


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe'de 41. Muhtarlar Toplantısı'nda konuşuyor. "Muhtarlar seçilerek gelir, atanarak değil. Ülkemizde demokrasi işte bu seçimlerle boy vermeye başlamıştır.Yeni yönetim sistemimizde muhtarlarımızın yine çok önemli görev üstleneceklerine inanıyorum" diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: Eksik olan kaldırım taşının takibinden, susuzluktan kuruyan ağacın yeşertilmesine, yüreği yanan ananın, babanın tesellisine kadar hayatın her alanında muhtarlarımızı görmemiz lazımdır. 

 

MAHALLEYİ YENİDEN TARİF ETMEMİZ GEREKİYOR

Mahalle kavramını yeniden tarif etmemiz gerekiyor. Mahallenin tespiti için bir alt ve üst nüfus sınırı belirlememiz gerekiyor. Bizim nüfus itibarıyla sınırı yükseltip muhtarların hem gücünü hem hizmette kaliteyi artırmamız lazım. Bugün de vatanımızın birliğini, milletimizin beraberliğini korumak için hep birlikte çalışıyor, mücadele veriyoruz. Bugün aramızda Ardahan'dan Uşak'a, Sinop'tan Osmaniye'ye kadar muhtarlarımız var.

Verdiğimiz mücadelede karşımıza kimin çıkacağını bilmez olduk. Yeri geldi darbeci, cuntacı, yeri geldi vesayet, yeri geldi silahlı terörist, yeri geldi ekonomik tetikçiler. Amaç bu ülkeye ve bu millete diz çöktürtmekti. Hırsız içeriden olunca, kapı kilit tutmaz. Bu alçak işgal girişiminde kullanılan kuklalar maalesef içeriden. Devletin namuslarını emanet ettiği silahlarını millete çeviren bu hainler Türkiye'yi teslim alacaklarını sandılar. Yıllardır ülkemize yönelik adı konmamış işgal teşebbüslerini terörle mücadele adı altında takip eden milletimiz için bu ihanet bardağı taşıran son damla oldu. Ben bu milletle iftihar ediyorum. Bir evladı olmakla gurur duyuyorum. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları'nda gördüğümüz ruhun o gece tüm Türkiye'yi sardığına şahit olduk. Vatandaşlarımızın kahramanlığını anlatmaya kelimeler kifayet etmez. 

15 Temmuz gecesi tüm Türkiye kendilerine dökülün caddeler dediğimiz zaman hiç tereddüt etmedi. Genci yaşlısı hep beraber meydanlara döküldüler. Onlarla meydanlarda buluştuk. F-16'lar yukarıdan bomba yağdırıyordu. Tanklar benim halkımın üzerine geliyordu ama halkım bunların hiçbirinden yılmadı, kaçmadı. 250 şehidimiz oldu, 2193 gazimiz oldu ama onlar geri adım atmadılar. Üzerine üzerine gittiler. Onlar biliyorlardı ki, "Biz şehadete gidiyoruz". Ne mutlu bu millete. Ertesi gün akşam olmadan bu ihanet girişimi bastırıldı. 

FETÖ denilen alçağın arkasından giden kulları neredeler. Bir kısmı cezaevinde bir kısmı yurt dışına kaçtı ama Pensilvanya'daki oradan ayrılamıyor. Amerika'ya sığındı. 400 dönümlük arazide adeta köleleri ile beraber yaşıyor. Er veya geç, hak yerini bulacaktır. Çok mazlumun ahını aldın. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Bu çıkacak. Seninle beraber olanlar da bu zulmün hesabını verecekler. Bunların da izini inine kadar sürmeye devam edeceğiz. Ülkemize diz çöktürmek için başlatılan bir saldırı ülkemizi şaha kaldıran bir direnişe vesile oldu. Böyle bir milletin evladı olmak bir ihtifar meselesidir. 15 Temmuz'da hayatlarını kaybeden şehilerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

BİLSEN NE OLUR, BİLMESEN NE OLUR

Teröristler raf ömürlerini tamamlayınca hemen çöpe atılırlar. FETÖ'nün durumu da aynıdır. Onun da kimin sarf malzemesi olduğunu ben açıklamayacağım. Benim milletim onların kimin sarf malzemesi olduğunu bilirler. Darbe girişiminden çok önce bu yapı için tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet teşhisinde bulunmuştuk. Meydanlarda hep söyledim, çocuklarınızı bunların okullarından alın. Bankalarında paralarınız varsa alın. Sanki biz bunları dememişiz gibi arabasını satıp bankaya yatıran, evini satıp o bankaya yatıranlar var. Bunca zaman bunları söyledik. Bilsen ne olur bilmesen ne olur artık. Çağrımıza uyarak örgütle iltisakını kesenler hayatlarını sıkıntısız sürdürüyor. FETÖ ile hareket edenler bunun hesabını vermek durumundadır. Bazıları ısrarla bunu bizim şahsi hesaplaşmamız gibi gösteriyor. 15 Temmuz başarılı olsaydı ve Türkiye FETÖ'nün eline geçseydi halimiz nice olurdu? 

ŞİMDİLİK TELEVİZYONDA PAYLAŞMIYORUZ AMA...

O gece (15 Temmuz) sevincinden çığlık çığlığa birbirlerini arayanları biz biliyoruz ama biz bunları şimdilik televizyonlarda paylaşmıyoruz ama uluslararası toplantılarda biz bunları birileri ile özel paylaşıyoruz. Kimse kimseyi aldatmasın. Biz kimin ne olduğun gayet iyi biliriz .Türkiye'de de bundan sonra çeşitli ülkelerin bazı insanlarının burada rahatlıkla cirit atmasına fırsat vermeyeceğiz. Ne gerekiyorsa onu da yapacağız. Gerçekler bu kadar açıkken biz nasıl ülkemizin bekasını tehdit eden saldırılara karşı sessiz kalabilirdik. 

BU ÜLKEDE DİKTATÖR OLSAYDI, ADAMI ALIP GÖTÜRÜRLERDİ

MHP'nin hayati konularda yanımızda yer almasını takdir ve memnuniyetle karşılıyorum. Ana muhalefet partisinin FETÖ'den PKK'ya tüm terör örgütlerinin borazanlığını yapan tavrı karşısında da üzüntülerimi ifade etmek isterim. Ben bu zihniyeti halkıma özellikle havale ediyorum. Bu ülkede bir diktatör olsaydı sen ne Tekirdağ'da öyle konuşabilirdin, adamı alıp götürürlerdi. Ne senin genel başkanın ne sen öyle konuşabilirdin. Faşist bir sistemin içinde bunlar yok.  2019'da mart ve kasım seçimlerinde halkım bunlara gereken dersi gerektiği şekilde verecektir. FETÖ yapılanması konusunda ağızlarına geleni söyleyenler bugün FETÖ'nün en büyük yol arkadaşı kesildi. Onlar 17-25 Aralık'a kadar FETÖ'yü dini yapı sanıyorlar karşı çıkıyorlar, gördüler ki FETÖ'nün dinle, ezanla, bayrakla ilişkisi yok, o zaman 180 derece çark ettiler. Hemen gidip gazetesine, televizyonuna sahip çıktılar. 15 Temmuz'dan beri FETÖ'nün kendini ibra etmek için hangi argüman hangi söz, iftira, senaryo varsa onu anlatıyorlar.

ÇARKÇI YA YİNE ÇARK ETTİ

En son 15 Temmuz'a kontrollü darbe, tiyatro diyecek kadar alçaldılar. Madem kontrollü darbeydi niye o zaman Yeşilköy'de oturuverdin? Tankın oradan gitmesini niye bekledin? Belediye başkanının kahvesini niye yudumladın? Kontrollü darbe varsa onun artistlerinden biri sensin. Darbe olduğu zaman tankın üzerine ilk sen çıkardın hani? Sana kaçmak yakışır, sen çıkamazsın. Kürekçibaşı olmak başka şey, yürek sahibi olmak başka şey. 7 Ağustos'a önce gelmeyeceğini bildirsi sonra baskı yapınca Yenikapı Meydanı'na geldi. Yenikapı'dan sonra o gün bir başka konuştu ardından hemen çarkçı ya yine çark etti. 

CHP'YE TEPKİ: ALLAH ŞAŞIRTMASIN

Milletimizin değerleri ile bağları öylesine kopmuştu ki, CHP'li ilçe belediyesi mahalle komiteleri için yapılacak seçimde 5'te 1 oranda eşcinsel kotası koyabiliyor. Allah şaşırtmasın, şu hale bak ya. Böyle nereye savrulacağı belli olmuyor. 


"ŞEHİR MAGANDALARI VE TERÖRİSTLER"

Ankara'da gazilerimize yapılan saldırı ile ilgili üzüntülerimi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Ülkesinin ve milletinin özgürlüğü için gözünü kırpmadan ölümün üzerine giden bu insanları başımızın üzerinde taşısak yeridir. Gazisine saldıran bu şehir magandaları, bu teröristler bu zihniyetin bu ülkede nasıl barınabildiğini, ellerimizi başımızın arasına alıp düşünmemiz sorgulamamız lazım. Demek ki bir yerlerde eksiğimiz, hatta yanlışımız var. Ankara'daki olayın failleri hakkında gereken işlemler yapılacak, hakettikleri cezayı da en ideal şekilde alacaklardır. Biz çocuklarımıza bu bilinci aşılamazsak benzer ayıpların önüne geçemeyiz. Tekrar geçmiş olsun dileklerimi ifade etmek istiyorum. Bir daha benzer hadiselerin tekerrür etmemesi için elimden geleni yapacağımı belirtmek istiyorum.

Ankara'da gazi Jandarma Astsubay Çavuş Muzaffer Oktay ve gazi Jandarma Uzman Çavuş İbrahim Kızılkaş ve aileleri trafikte çıkan ’yol verme’ tartışmasında diğer araçtaki 6 kişinin saldırısına uğradı. Güziler ve yakınları şehir magandaları tarafından öldüresiye dövüldü. 1’i çocuk, 6 kişi hastanede tedaviye alınırken, olay anı da güvenlik kameralarına yansıdı. 6 kişi gözaltına alındı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden ikisi tutuklanıd, 4'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

Motosiklet kazası 1 ölü 1 yaralı

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık