Ana Sayfa Eğitim DAÜ'den Gökçe'ye bir kıyak daha

DAÜ'den Gökçe'ye bir kıyak daha

DAÜ Yönetimi ile DAÜ-SEN arasındaki danışıklı dövüşün bir kanıtı daha ortaya çıktı.

Giriş Tarihi: 21 Kasım 2012 Çarşamba 18:00
DAÜ'den Gökçe'ye bir kıyak daha

Bir yandan sözde bir çatışma ve çekişme görüntüsü ortaya koyarlarken diğer yandan DAÜ-SEN yöneticilerinin DAÜ idaresince korundukları ve idari görevlere atandıkları zaten açık bir şekilde görülüyordu.

 

Bunun en son örneği olarak, bütün üniversitede her derste öğrenci sayıları üst limit olarak elli (50) kişiyle sınırlandırılmışken, DAÜ-SEN Başkanı Ulaş Gökçe’ye usulsüz biçimde bazıları yalnızca iki öğrenciden oluşan, diğerleri de çok az sayıda öğrenciden oluşan dört grup ders açıldığı ortaya çıktı. Bu şekilde, seçmeli olarak verildikleri için, kaydolan  öğrenci sayısının yetersizliği nedeniyle kapatılması gereken bu derslerin, Ulaş Gökçe’ye özel olarak açık tutulduğu ve kendisine diğer öğretim elemanlarından esirgenen bir kıyağın çekildiği anlaşıldı. Örneğin, toplam öğrenci sayısı on (10) olan RUSS 211 (Rusça I) dersinin normalde kapatılması gerekirken, bu dersi Ulaş Gökçe verdiği için açık tutulmuş, hatta bu da yetmemiş bu ders biri yalnızca iki (2) diğeri de yalnızca sekiz (8) öğrenciden oluşan iki gruba bölünerek açılmış, böylelikle DAÜ-SEN Başkanı Ulaş Gökçe’nin haksız ve usulsüz kazanç sağlamasına göz yumulmuştur.

 

Ulaş Gökçe’nin verdiği dersler ve bu derslerdeki toplam öğrenci sayıları aşağıdaki gibidir:


RUSS 211 (Rusça I) Birinci Grup: İki (2) öğrenci
RUSS 211 (Rusça I) İkinci Grup: Sekiz (8) öğrenci
RUSS 111 (Rusça I) Birinci Grup: On Dokuz (19) öğrenci
RUSS 111 (Rusça I) İkinci Grup: On (10) öğrenci

 

DAܒde çok sayıda öğretim üyesinin yalnızca bir grupta elli (50), maaş karşılığı olarak da toplamda dört (4) grupta yaklaşık iki yüz (200) öğrenci okuttuğu bir ortamda, DAÜ-SEN Başkanı Ulaş Gökçe’nin bir grupta yalnızca iki, toplamda da sadece otuz dokuz (39) öğrenci okutması büyük bir skandaldır.

 

Şu andaki DAÜ yönetimiyle kavgalı, hatta mahkemelik oldukları bilinen DAÜ-SEN’in Başkanının aynı anda böyle bir kıyakla ödüllendirilmesi skandalın boyutlarını daha da artırmaktadır.

 

Bu olayın baş kahramanı Ulaş Gökçe, 2009 Genel Seçimleri dönemindeki seçim yasakları sırasında ve CTP-BG düzeni tarafından DAܒye tam zamanlı (full-time) öğretim elemanı olarak alınıyor. Ancak öngörülen sürede doktora çalışmasını tamamlayamadığı halde, şu anki DAÜ yönetimi tarafından görevine devam ettirilen Gökçe’nin açıkça korunmaya devam edildiği görülüyor.

 

Skandal bununla da bitmiyor: Ulaş Gökçe’nin sözde okuttuğu Rusça I dersini alan öğrencilerin yarıdan fazlasının zaten resmi dilleri arasında Rusça’nın da olduğu ülkelerden geldiği anlaşılıyor. Yani Gökçe, zaten Rusça’yı çok iyi bilen öğrencilere Rusça öğretiyor!

 

Normalde ihtiyaç duyulduğunda yarı-zamanlı (part-time) olarak istihdam edilmesi gerekirken, bir de yasalar çiğnenerek işe alınan Ulaş Gökçe’nin, anlaşıldığı kadarıyla her ilke ve kural ayaklar altına alınarak ayrıcalıklı konumunu koruması sağlanıyor.

 

DAܒde derslerindeki öğrenci azlığı bahane gösterilerek birçok öğretim üyesinin sözleşmesine son verilmekteyken, güya yönetime karşıymış gibi görünen DAÜ-SEN yöneticilerinin her konuda olduğu gibi bu konuda da el altından desteklendikleri görülüyor. Çünkü açıkça yıllardır Rusça dersine talep olmadığı ortadayken Ulaş Gökçe yerini koruyor. Sanırız üyeleri işten atılırken hiç sesini çıkarmayan DAÜ-SEN’in Ulaş Gökçe çıkarılacağında yeri göğü inleteceğinden korkuluyor. Zaten tek fonksiyonu, salt kendi yöneticilerinin kişisel sorunları nedeniyle, üniversitenin öğrenci kayıtları zamanlarında eylem yapıp, öğrenci kaçırarak DAܒye zarar vermek olan DAÜ-SEN’in bu konuda da hiçbir çekincesinin olmayacağı açıkça görülüyor. Bu halde tam bir sarı sendika görüntüsü ortaya konuyor.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

UKÜ Öğretim Üyelerinden Kadın Hakları günü mesajı

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık