Ana Sayfa Yurt Ekonomik programın tam metni açıklandı

Ekonomik programın tam metni açıklandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bugün öğleden sonra Ankara'da imzalanan "2013-2015 Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı"nın tam metni açıklandı.

Giriş Tarihi: 4 Aralık 2012 Salı 20:41
Ekonomik programın tam metni açıklandı

Lefkoşa, 4 Aralık 12 (T.A.K.): Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bugün öğleden sonra Ankara'da imzalanan "2013-2015 Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı"nın tam metni açıklandı.




Temel amacı, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının refah seviyesinin artırılması doğrultusunda sürdürülebilir ve rekabet edebilir bir ekonomik yapının istikrarlı büyümesini sağlamak,  istihdamı artırmak, sağlanan mali disiplini sürdürülebilir kılmak ve dışa bağımlılığı azaltmak, yurt içi tasarrufları artırmak, tasarrufların yatırıma dönüşmesini sağlamak ve böylece makroekonomik istikrarı güçlendirmektir" olarak belirlenen Program toplam 32 sayfadan oluşuyor.




Program döneminde; "kamu hizmetinin kalitesinin artırılması, insan kaynaklarının etkin kullanılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve katma değeri yüksek ihracat odaklı mal ve hizmet üretimin geliştirilmesi, AR-GE ve yenilikçiliğin geliştirilmesine yönelik programların hazırlanarak etkin bir biçimde uygulanması, enerjide arz güvenliğinin sağlanması ve kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi" hedefleniyor.




Özel sektörün rekabet gücünü, kamu yönetiminde etkinliği ve verimliliği artıran yapısal dönüşüm politikalarının uygulamaya konacağı programla, "kamu sektörünün çeşitli alanlarda özel sektör ile rekabet eder durumu ortadan kaldırılarak, devletin düzenleme, denetim ve gözetim fonksiyonları yaygınlaştırılmak suretiyle, iki sektörün birbirini tamamlayıcı rol üstlenmesini sağlama da öngörülüyor.







SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİYE GEÇİŞ PROGRAMI


2013-2015




1. PROGRAMIN AMACI VE TEMEL HEDEFLER


2013-2015 dönemini kapsayan bu programın temel amacı; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının refah seviyesinin artırılması doğrultusunda sürdürülebilir ve rekabet edebilir bir ekonomik yapının istikrarlı büyümesini sağlamak,  istihdamı artırmak, sağlanan mali disiplini sürdürülebilir kılmak ve dışa bağımlılığı azaltmak, yurt içi tasarrufları artırmak, tasarrufların yatırıma dönüşmesini sağlamak ve böylece makroekonomik istikrarı güçlendirmektir.


Program döneminde; kamu hizmetinin kalitesinin artırılması, insan kaynaklarının etkin kullanılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve katma değeri yüksek ihracat odaklı mal ve hizmet üretimin geliştirilmesi, AR-GE ve yenilikçiliğin geliştirilmesine yönelik programların hazırlanarak etkin bir biçimde uygulanması, enerjide arz güvenliğinin sağlanması ve kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi hedeflenmiştir.


Kamu sektörünün çeşitli alanlarda özel sektör ile rekabet eder durumu ortadan kaldırılarak, devletin düzenleme, denetim ve gözetim fonksiyonları yaygınlaştırılmak suretiyle, iki sektörün birbirini tamamlayıcı rol üstlenmesi sağlanacaktır. Özel sektörün rekabet gücünü, kamu yönetiminde etkinliği ve verimliliği artıran yapısal dönüşüm politikaları uygulamaya konacaktır.


2. MAKROEKONOMİK GELİŞMELER, HEDEFLER VE POLİTİKALAR


2.1.Büyüme ve İstihdam
2.1.1. Gelişmeler


KKTC ekonomisi, bütün dünya ülkeleri yanında KKTC’yi de etkisi altına alan küresel ekonomik krizin de etkileri ile 2008 yılında durgunluk sürecine girmiştir (Grafik 1). Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’da (GSYİH) reel bazda 2007 yılında %2.8 olarak gerçekleşen büyüme, 2008 ve 2009 yıllarında sırasıyla %-2.9 ve %-5.5 olarak gerçekleşmiştir. Alınan ekonomik tedbirler sonucunda KKTC ekonomisi 2010 yılında iyileşme sürecine girmiş, GSYİH’da reel olarak %3.7 büyüme gerçekleşmiştir. Alınan ilave tedbirlerin de etkisiyle 2011 yılında GSYİH’nin reel bazda %3.3 olarak büyüme kaydettiği tahmin edilmektedir. Euro bölgesindeki bazı ülkelerin kamu borçlarının sürdürülebilirliğine ilişkin endişelerinin giderek derinleşmesi, 2012 yılında küresel ekonomide büyüme tahminlerinin aşağıya çekilmesine neden olmuştur. Buna bağlı olarak GSYİH’nın 2012 yılında %2.8 büyüyeceği tahmin edilmektedir. (Tablo-1).


Kişi başına GSMH 2009 yılında 13,930 dolar düzeyinden 2010 yılında 14,703 dolar’a yükselmiştir. 2012 yılında ise ekonominin büyümüş olmasına rağmen dolar kurundaki yükselme nedeniyle bu rakamın 14,487 dolar olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.


Grafik-1: Yıllık Büyüme Oranı Gelişimi



Sektörler itibarıyla reel gelişmeler incelendiğinde; 2010 yılında en yüksek artış gösteren sektörleri sırasıyla, ticaret-turizm,  tarım, konut sahipliği, inşaat, kamu hizmetleri ve mali müesseseler oluştururken diğer sektörlerde daralma görülmüştür. Üretim sektörleri içerisinde büyük paya sahip olan tarım sektörünün, uygun iklim koşulları ve üretim teknolojilerindeki gelişmeler nedeniyle oluşan verim artışından dolayı 2011 yılında reel olarak %8, sanayi sektörünün ise %2.7 büyüyeceği öngörülmektedir. Hizmetler sektöründe ise; otel ve lokantacılık, toptan ve perakende ticaret ile mali müesseseler sektörlerinde yaşanan olumlu gelişmeler neticesinde %3.2 oranında büyüme kaydedilmesi beklenmektedir (Tablo-1).




Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre 2011 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kurumsal olmayan sivil nüfus (çalışma çağındaki nüfus) 215,721 kişi olarak saptanırken, istihdam edilen kişi sayısı ise 97,103’e ulaşmıştır. 2010 yılında istihdam edilen nüfusun çalışma çağındaki nüfusa oranı %43.7 olarak gerçekleşirken bu oran 2011 yılında %45.0 seviyesine ulaşmıştır. Tablo-2’de görüldüğü üzere 2009-2011 döneminde çalışma çağındaki nüfus artarken, aynı dönemde işsizlik oranında kayda değer bir düşüş yaşanmıştır.




2.1.2. Hedef Göstergeler


Program döneminde büyümenin; 2013 yılında %3.6, 2014 yılında %4.2, 2015 yılında %4.6 olmak üzere, ortalama büyümenin %4.2 düzeyine ulaşması hedeflenmektedir. Buna göre kişi başına düşen GSYİH’nın program dönemi sonunda 17,033 dolar olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.


2011 yılında 3,817 milyon TL olarak hesaplanan özel tüketim harcamalarının 2012 yılında 4,307 milyon TL ve program döneminde, yıllık ortalama olarak reel bazda %4.4 artarak dönem sonunda 5,720 milyon TL, özel sabit sermaye yatırımlarının ise yıllık ortalama %6.0 artarak 976 milyon TL’den 1,358 milyon TL düzeyine ulaşması hedeflenirken kamu tüketim harcamalarının program döneminde, yıllık ortalama olarak reel bazda %1.0 artarak program dönemi sonunda 1,756 milyon TL’den 2,112 milyon TL’ye, kamu sabit sermaye yatırımlarının ise yıllık ortalama %3.5 artış göstererek 266 milyon TL’den 345 milyon TL seviyelerine ulaşması öngörülmektedir.


Program dönemi sonunda istihdam sayısının 105,468 kişiye ulaşarak çalışma çağındaki nüfus dikkate alındığında istihdam oranının %46.3, işsizlik oranının ise %9.5 düzeyinde gerçekleşmesi hedeflenmektedir.



2.1.3. Politikalar


2.1.3.1. Ekonomik büyüme ve istihdam artışının özel sektör eliyle gerçekleştirilmesi esastır. Kamu sektörü, kurumsal ve fiziki altyapıyı hazırlayarak birimler arası koordinasyonu sağlamak suretiyle özel sektöre destek olacaktır.


2.1.3.2. Ekonomik büyümeyi sürdürülebilir kılmak amacıyla makroekonomik istikrarın devamı sağlanacaktır.


2.1.3.3. Ekonominin rekabet gücünü artıracak tedbirler alınacaktır.


2.1.3.4. Yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik çalışmalara devam edilecektir.


2.2. Enflasyon


2.2.1. Gelişmeler


KKTC, küçük bir ada ekonomisi olması nedeniyle, dışa bağımlı bir ekonomik yapıya sahip olup özellikle döviz kurları ve dünya petrol fiyatlarında oluşabilecek dalgalanmalar enflasyon üzerinde önemli bir rol oynamaktadır.


Döviz kurlarında 2011 yılında yaşanan yüksek artış, enflasyonun artmasına sebep olmuştur. Döviz kurlarında yaşanan artışlar özellikle ithalat fiyatlarını yükseltmiş, bunun sonucunda da ithal ürünlerin piyasa fiyatlarını artırmıştır. 2011 yılı sonu ve 2012’nin ilk 9 ayındaki gerçekleşme verilerine göre döviz kurlarındaki düşüşün de etkisiyle enflasyon önceki yıla oranla daha düşük seyretmektedir. Petrol fiyatlarındaki değişimin enflasyon üzerindeki etkisi, döviz kurlarındaki değişimin enflasyon üzerindeki etkisi ile benzerlik göstermektedir.






2.2.2. Hedef Göstergeler


Program döneminde petrol fiyatlarında ve döviz kurlarında önemli bir artış olmayacağı teknik varsayımı kullanılarak hesaplanan TÜFE’nin yıllık artış hızının tek haneli düzeylerde kalarak ortalama %4.9 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.


2.2.3. Politikalar


Ekonomide fiyat istikrarını sağlamak ve bunu sürekli kılmak temel amaçtır.


2.3. Ödemeler Dengesi


2.3.1. Gelişmeler


2009 yılında 71.1 milyon dolar olan ihracat, 2010 yılında %35.6 oranında artarak 96.4 milyon dolara, 2011 yılında da 2010 yılına göre %24.4 oranında artarak ve ilk kez 100 milyon doları aşarak 119.9 milyon dolara ulaşmıştır. 2009 yılında 1,326.2 milyon dolar olan ithalatın ise 2010 yılında %21 artarak 1,604.1 milyon dolara, 2011 yılında da %8.8 oranında artarak 1,745.4 milyon dolara ulaştığı görülmektedir. Bu gelişmeler sonucunda 2009 yılında 1,255.1 milyon dolar olan dış ticaret açığı 2010 yılında 1,507.7 milyon dolara, 2011 yılında ise 1,625.5 milyon dolara çıkmıştır. Diğer taraftan, 2009 yılında 1,397.3 milyon dolar olan dış ticaret hacmi, 2010 yılında 1,700.5 milyon dolara, 2011 yılında da 1,865.3 milyon dolara ulaşmıştır. Ayrıca ihracatın ithalatı karşılama oranının ise 2009 da %5.4, 2010 da %6, 2011 de ise % 6.9’a yükseldiği görülmektedir. (Tablo-4).


Görünmeyen işlemlerin temel belirleyicisi olan net turizm gelirleri kalemi, 2009 yılında 390.7 milyon dolardan 2010 yılında %3.9 artarak 405.8 milyon dolara, 2011 yılında da %13.2 oranında artarak 459.4 milyon dolara yükselmiştir. Diğer görünmeyenler kalemi ise, 2009 yılında 799 milyon dolarken, 2010 yılında %3.4 artarak 826.2 milyon dolara, 2011 yılında da %12 artarak 927.3 milyon dolara ulaşmıştır. Ayrıca Diğer Görünmeyen (net) İşlemler kaleminin 2009 yılında 344 milyon dolar, 2010 yılında 331 milyon dolar ve 2011 yılında da 341 milyon dolarlık kısmı yüksek öğrenimden kaynaklanmaktadır. Bunun yanında 2009 yılında 175.9 milyon dolar, 2010 yılında 201.4 milyon dolar ve 2011 yılında da 197.5 milyon dolar tutarındaki T.C. yardımları da görünmeyen işlemler içerisinde bulunmaktadır. Bu gelişmeler sonucunda 2009 yılında 1,189.7 milyon dolar, 2010 yılında 1,232 milyon dolar olan görünmeyen işlemler dengesi 2011 yılında 1,386.7 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir (Tablo-4).


Dış ticaret ve görünmeyen işlemler dengesinde gerçekleşen gelişmeler sonucunda cari işlemler açığı 2009 yılında 65.4 milyon dolar iken, 2010 yılında 275.7 milyon dolara yükselmiş, 2011 yılında ise 238.8 milyon dolara gerilemiştir. 2012 yılında ise 177.6 milyon dolar olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. (Tablo-4).




2009 yılında 425.3 milyon dolar olarak gerçekleşen T.C. kredileri, bütçe açığında yaşanan iyileşmeler nedeniyle, 2010 yılında  %14.4 oranında azalarak 363.9 milyon dolara, 2011 yılında ise %26.3 oranında azalarak 268.2 milyon dolara gerilemiştir. Sermaye hareketleri içerisinde yer alan diğer sermaye hareketleri 2009 yılında 69.7 milyon dolar iken, 2010 yılında %7 artarak 74.6 milyon dolara, 2011 yılında da %5.2 oranında artarak 78.5 milyon dolara çıkmıştır. Bu gelişmeler sonucunda Sermaye Hareketleri Dengesi 2009 yılında 495 milyon dolar iken 2010 yılında %11.4 azalarak 438.5 milyon dolar, 2011 yılında da %20.9 oranında azalarak 346.7 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler dengesi ve sermaye hareketleri dengesindeki bu gelişmelere bağlı olarak genel denge 2009 yılında 429.6 milyon dolar, 2010 yılında 162.8 milyon dolar ve 2011 yılında da 107.9 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir (Tablo-4).


2009 yılında 172.1 milyon dolar ve 2010 yılında 94.4 milyon dolar olarak gerçekleşen döviz rezerv artışına karşın 2011 yılında 47.3 milyon dolar döviz rezerv artışı görülmektedir (Tablo-4).


2.3.2. Hedef Göstergeler


KKTC ekonomisinin ithalata olan yüksek bağımlılığından dolayı program dönemi sonunda ithalatın cari fiyatlarla yıllık ortalama %5.4 artarak 1,993.6 milyon dolar, ihracatın ise cari fiyatlarla yıllık ortalama %4.1 artarak 127 milyon dolar seviyesine ulaşması beklenmektedir. Yıllar itibariyle ihracat artışının seyri incelendiğinde, 2011 yılı ihracatında arızi nedenlerle meydana gelen yüksek orandaki artış dolaysıyla %6.9’a kadar çıkan ihracatın ithalatı karşılama oranının, ihracatın sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedefine uygun olarak program dönemi sonunda %6.4 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.


2011 yılında 459.4 milyon dolar olarak gerçekleşmesi beklenen net turizm gelirlerinin program dönemi boyunca artış göstererek 2015 yılı sonunda 680 milyon dolara ulaşması ve GSYİH içindeki payının program dönemi boyunca ortalama %14.9 seviyesinde olması hedeflenmektedir.


2011 yılı sonunda %7.6 olarak gerçekleşmesi beklenen cari işlemler açığının GSYİH’ye oranının program dönemi sonunda %7.5 olarak gerçekleşmesi hedeflenmektedir.


2.3.3. Politikalar


2.3.3.1. İhracatın önündeki engeller tespit edilerek kaldırılacaktır.


2.3.3.2. Ödemeler dengesi üzerinde olumlu etkisi olan turizm ve yükseköğrenim sektörleri program döneminde de öncelikli sektör olmaya devam edecektir.


2.3.3.3. Üretimde ve ihracatta, başta akreditasyon ve standartlaşma olmak üzere çalışmalar hızlandırılacaktır.



3. KAMU MALİYESİ


3.1. Bütçe


3.1.1. Gelişmeler


2009 yılında yerel bütçe gideri 2,200 milyon TL olarak gerçekleşirken, 2010 yılında %3.9 oranında bir artışla 2,285 milyon TL, 2011 yılında ise %5.0 artış göstererek 2,399 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Yerel bütçe giderleri 2009-2011 yılları arasında artış göstermiş olmasına rağmen, aynı dönem içerisinde GSYİH içerisindeki payı 2009 yılında %41.0 iken 2011 yılında ise %39.5’e düşmüştür. 2012 yılsonunda yerel bütçe giderlerinin 2.516 milyon TL olarak gerçekleşeceği ve GSYİH içerisindeki payının %37’ye düşeceği tahmin edilmektedir.


Yerel bütçe gelirleri ise 2009 yılında 1,578 milyon TL olarak gerçekleşirken, 2010 yılında %13.5 oranında bir artışla 1,791 milyon TL, 2011 yılında ise %9.0 artış göstererek 1,952 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Yerel bütçe gelirlerinin GSYİH içerisindeki payı 2009 yılında %29.4 iken 2011 yılında %32.1’e yükselmiştir. 2012 yılsonunda yerel bütçe gelirlerinin 2.156 milyon TL olarak gerçekleşeceği ve GSYİH içerisindeki payının %31,4’e düşeceği tahmin edilmektedir.


Bu gerçekleşmelere göre yerel bütçe açığı 2009 yılında 622 milyon TL, 2010 yılında 494 milyon TL, 2011 yılında ise 447 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bütçe açığının 2009 yılında GSYİH oranı %11.5 iken, bu oran 2011 yılında %7.3’e düşmüştür. 2012 yılsonu gerçekleşme tahminlerine göre yerel bütçe açığının 360 milyon TL olarak gerçekleşeceği,  bütçe açığının GSYİH’ye  oranının ise %5.2’ye düşeceği tahmin edilmektedir.


T.C. yardımlarından bütçe açığının finansmanında kullanılan kısım; 2009 yılında 557 milyon TL iken, 2010 yılında 475 milyon TL’ye, 2011 yılında ise 395 milyon TL’ye düşmüştür. 2012 yılında ise bu rakamın 340 milyon TL olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir. Yardımlardan sonra bütçe açığı 2009 yılında 66 milyon TL, 2010 yılında 18 milyon TL, 2011 yılında ise 52 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, 2011 yılında bütçe geliriyle ilişkilendirilmeksizin,  K-PET’in hisse satışından net 41 milyon TL gelir elde edilmiştir. 2012 yılında ise yerel bütçe açığının 20 milyon TL olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.


Geçmiş dönemlerde kamu borç stokundan kaynaklanan faiz ödemeleri yapılamamıştır. Bu nedenle kamu borç stoku sürekli yükselmiştir. Kamu borç stokundan kaynaklanan yıllık yaklaşık 200 milyon TL faiz yükü oluşmaktadır.


3.1.2. Hedef Göstergeler


2010-2012 döneminde mali disiplinde elde edilen başarının devamını sağlamak amacıyla oluşturan 2013-2015 program döneminde; yerel bütçe giderlerinin 2013 yılında 2,834 milyon TL, 2014 yılında 2,973 milyon TL, 2015 yılında ise 3,092 milyon TL olarak gerçekleşeceği öngörülmüştür. Program döneminde ödenmesi hedeflenen yıllık 150 milyon TL faiz gideri de bu tutarlara dahil edilmiştir.


Yerel bütçe gelirlerinin ise, 2012 yılında bir defaya mahsus elde edilen vergi gelirlerinin ortadan kalkması ve vergi dışı gelirlerdeki azalmanın etkisiyle 2013 yılında düşük oranda artarak 2,211 milyon TL’ye ulaşması beklenmekte olup, bu rakamın, 2014 yılında 2,410 milyon TL, 2015 yılında 2,627 milyon TL olarak gerçekleşeceği öngörülmüştür. Bu tahminler çerçevesinde faiz dahil yerel bütçe açığının, 2013 yılında 623 milyon TL, 2014 yılında 563 milyon TL, 2015 yılında 465 milyon TL olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir.


2012 yılı gerçekleşme tahminlerine göre, 2013-2015 döneminde faiz dahil yerel bütçe açığındaki artış; faiz ödemelerine yer verilmesi ile yukarıda açıklandığı üzere 2013 yılı gelirlerinde öngörülen kayıplar sebebiyle, gelirlerdeki artış oranının giderlerdeki artış oranının altında kalmasından kaynaklanmaktadır.


Grafik-2: YEREL Bütçe Açığının GSMH’ya Oranındaki Gelişim




2010-2012 yılında uygulanan ekonomik program döneminde 2009 yılında GSMH’ın yüzde 11,5’i düzeyinde olan yerel açık, mali disiplinde sağlanan başarı ile ekonomide yakalanan büyüme performansı neticesinde GSMH’ın yüzde 5,2’sine kadar düşmüştür. 2013 yılında yerel açık/GSMH oranının yüzde 8,2 olması beklenmekte ve program dönemi boyunca bu oranın tedricen azalarak program dönemi sonunda yüzde 5,1’e düşmesi hedeflenmektedir.  Faiz hariç yerel açık/GSMH oranının ise, 2013 yılında %6,2 olması, program dönemi sonunda %3,5 olarak gerçekleşmesi öngörülmüştür.





Not: Faizden kaynaklanan açık için ayrıca tedbir alınacaktır.


Söz konusu bütçe açıkları için program döneminde T.C.’den 2013 yılında 355 milyon TL, 2014 yılında 350 milyon TL, 2015 yılında 295 milyon TL yardım alınması öngörülmektedir. Bu yardımlardan sonra kalan 2013 yılında 118 milyon TL, 2014 yılında 63 milyon TL, 2015 yılında 20 milyon TL faiz hariç bütçe açığı, ilgili yıllar içerisinde yapılacak gelir artırıcı önlemler ve tasarruf tedbirleriyle kapatılacaktır.


3.1.3. Politikalar


3.1.3.1. Kamu Harcama Politikası


3.1.3.1.1. Kamu kurumları, yıllık bütçede tahsis edilen ödenekleri, belirlenen politika ve öncelikler doğrultusunda, etkili ve verimli bir şekilde kullanarak mali disiplin prensibiyle hareket edeceklerdir.


3.1.3.1.2. Kamunun tamamını kapsayacak ve bütçenin kapsamını genişletecek, uluslararası bütçe, muhasebe ve denetim standartlarına uygun bir kamu mali yönetim sistemi oluşturulacak ve uygulamaya konacaktır.


3.1.3.1.3. Kamu personel rejimi, tüm kamu idarelerini kapsayacak şekilde gözden geçirilerek yeniden düzenlenecek (nitelikli personel alımı, sayısı, nakil, sınav usulleri vb.) ve personel giderlerinin bütçe içindeki payı program dönemi içerisinde azaltılarak bütçenin esnekliği artırılacaktır.


3.1.3.1.4. Yerel yönetimler, tahsis edilen kaynakların daha etkili ve verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla idari ve mali yönden yeniden yapılandırılacaktır.


3.1.3.1.5. Sağlık hizmetlerinde kalite, etkinlik ve verimliliği sağlamak, kişilerin hizmete erişimini kolaylaştırmak amacıyla sağlıkta dönüşüm programı uygulamaya konulacaktır.


3.1.3.1.6. Verimliliği ve sosyal politikaları dikkate alan bir strateji belgesi hazırlanarak tarımsal destekler için bütçeden ayrılan pay bu belge çerçevesinde dağıtılacaktır.


3.1.3.1.7. Sosyal harcamalar azami faydayı sağlayacak şekilde sosyal hedef ve önceliklere göre yeniden düzenlenecektir.


3.1.3.2. Kamu Yatırım Politikası


3.1.3.2.1. Kamu yatırım politikasının temel amacı, öncelikle kamunun hizmet kalitesini artıracak, toplumun genel ihtiyaçlarını karşılayacak ve özel sektörün mal ve hizmet üretimini destekleyecek nitelikteki altyapıyı geliştirmektir.


3.1.3.2.2. Kamu yatırımları, mevcut sermaye stoku etkin kullanılarak belirlenen öncelikler doğrultusunda geciktirilmeden gerçekleştirilecektir.


3.1.3.2.3. Kamu altyapı yatırımlarında özel sektörün katılımını sağlayan ( yap işlet devret, kamu özel işbirliği, süreli işletme lisansı devri gibi ) modeller geliştirilecektir.

 


3.1.3.3. Kamu Gelir Politikası


3.1.3.3.1. Kamu gelir politikası; istihdamı ve yatırımları teşvik edecek, yurtiçi tasarrufları artıracak,  ekonomiye rekabet gücü kazandıracak şekilde düzenlenecek ve yürütülecektir.


3.1.3.3.2. Kayıt dışı ekonomi ile mücadele bir “devlet politikası” olarak ele alınacak ve “toplumsal mutabakat” içinde çözülecektir.


3.1.3.3.3. Vergi politikalarının uygulanmasında; adalet, etkinlik, istikrar, öngörülebilirlik, vergiye uyum ve vergi tabanının genişletilmesi esas olacaktır.


3.1.3.3.4. Gelir politikalarının sosyal ve ekonomik etkilerinin daha sağlıklı bir şekilde analiz edilebilmesi amacıyla istisna, muafiyet ve indirimler ile ayrılan paylar teşvik sistemi içerisinde değerlendirilerek vergi sistemi sadeleştirilecektir.


3.1.3.3.5. Vergi idaresinin hukuki, fiziki ve teknolojik alt yapısının tamamlanması ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacının karşılanması suretiyle idari kapasitesi güçlendirilecektir.


3.1.3.3.6. Yerel yönetimlerin öz gelirlerinin tahsilâtının hızlandırılmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır.


3.1.3.3.7. Kamu taşınmazlarının yönetiminde etkinlik ve verimlilik esas alınacaktır.


3.2. Borçlanma


3.2.1. Gelişmeler


Yıllar itibariyle gerçekleşen toplam kamu borç stoku incelendiğinde, 2009 yılında 5,623.4 milyon TL’den 2010 yılında 6,437.9 milyon TL’ye ulaştığı görülmektedir. Dolar cinsinden ise toplam borç stoku, aynı dönemde 3,734.7 milyon dolar’dan 4,164.2 milyon dolar seviyesine yükselmiştir. GSYİH içindeki payına bakıldığında ise, 2009 yılında %104.6, 2010 yılında %114.7 ve 2011 yılında ise %121.8’e ulaştığı görülmektedir. 2010-2012 program döneminde merkezi yönetim tarafından yeni borçlanma yapılmamış ve borç stoku, iç borç stokunun faiz yükü ile dış borçlanmadan dolayı artmıştır. (Tablo-6).


 

Tablo-6’da görüleceği üzere iç borç stoku, 2010 yılında 2,691 milyon TL’den 2011 yılında 3,179 milyon TL’ye yükselmiştir. Toplam iç borç stokunun GSYİH içindeki payı 2010 yılında %47.9 seviyesinden 2011 yılında %52.3’e yükselmiştir. Kamunun ticari bankalara ve İhtiyat Sandığına olan borç stokunda artış görülürken, Merkez Bankasına olan borç stokunun gerilediği görülmektedir.


Kamunun dış borçlanması ise, 2010 yılında 3,746.8 milyon TL’ye 2011 yılında 4,227.6 milyon TL’ye yükselmiştir. Dış borç stokunun GSYİH içindeki payına bakıldığında ise, 2010 yılında %66.7’den, 2011 yılında %69.5 düzeyine yükseldiği görülmektedir (Tablo-6).


3.2.2. Politikalar


3.2.2.1. Kamu borç yönetiminin temel hedefi, finansman ihtiyacının orta ve uzun vadede mümkün olan en uygun maliyetle karşılanmasıdır.


3.2.2.2. Borç yönetimi şeffaflık,  güven ve istikrar ilkeleri korunarak ve makroekonomik dengeler gözetilerek yürütülecektir.


3.2.2.3. İç borçlanma ve faiz yükünü sürdürülebilir kılmak amacıyla bütçede faiz dışı fazla yaratılması ve bütçenin faiz ödeyecek bir yapıya kavuşturulması hedeflenecektir.


3.3. Kamu Kurum ve Şirketleri


Ekonomik faaliyette bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinde kamu payı olan şirketler; mali, ekonomik ve teknolojik yapıları yetersiz olan, yarattıkları zararları, mali yükleri, sermaye ve zorunlu yatırım ihtiyaçları dikkate alınarak Özelleştirme Yasası kapsamında değerlendirilecektir.


3.4. Sosyal Güvenlik


3.4.1. Gelişmeler


2008 yılında sosyal güvenlik sistemiyle ilgili yasal düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu yasal düzenlemelerin yürürlük tarihinden sonra işe girenler tek çatı altında birleştirilmiştir.


2011 yılı başında çalışmalarına başlanılan ve Şubat 2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2/2012 sayılı Yasayla; 16/1976 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası ve 73/2007 sayılı Sosyal Güvenlik Yasasında yapılan değişikliklerle yaş, prim oranı, işsizlik sigortası ve aylık bağlama hesaplamasında düzenlemeye gidilmiştir. Yapılan değişikliklerle 73/2007 sayılı yasaya uyum sağlanması amaçlanmıştır.


Sosyal güvenlik sistemi aktiflerden aldığı prim ile pasiflerin ödemesini karşılayamamaktadır. Erken emeklilik, prim oranlarının düşük tutulması ve prim karşılığı olmayan ödemeler, sistemin kendi kaynakları ile idare edilebilme olanağını ortadan kaldırmıştır.


Sosyal Sigortalar Dairesinin toplam geliri 2011 yılında 548 milyon TL, giderler ise 614 milyon TL olup, oluşan açık 66 milyon TL’dir. Kurumun açığı halen büyüme eğilimindedir. Sistemin kendi kendine yetebilmesi için topladığı prim ve Yasada yer alan devletin prim katkısının giderleri karşılayabilmesi gerekmektedir.


Alınan tüm primler 2006 yılında giderlerin %84.6'sını karşılamaktayken 2011 yılında %74.2’sini karşılayabilmektedir.


Sosyal Sigortalar Dairesi sistemin finansmanını sağlayabilmek için bütçeden aktarılan transfer haricinde bankacılık sisteminden de borçlanmaktadır. 2006 yılında 9,7 milyon TL olan borçlanma gereği 2010 yılında 53,6 milyon TL’ ye ulaşmış, 2011 yılında ise bu rakam 66 milyon TL’ye ulaşmıştır. Alınan tedbirler sonucunda 2012 yılında açığın 52 milyon TL seviyesinde kalacağı tahmin edilmektedir.


3.4.2. Hedef Göstergeler


Sosyal güvenlik açığının program dönemi boyunca azaltılarak uzun vadede aktüeryal dengenin kurulması hedeflenmektedir.


3.4.3. Politikalar


3.4.3.1. Sosyal güvenlik sistemi; mali yönden sürdürülebilir, uzun dönemde aktüeryal dengelerin sağlandığı ve mali açığının milli gelire oranının azaldığı bir yapıya kavuşturulacaktır.


3.4.3.2. Kayıt dışı işgücünün kayıt altına alınması yönünde başlatılan çalışmalar sürdürülerek, sosyal güvenlik fonlarının gelir kayıpları önlenecektir.


3.4.3.3. Sosyal yardımlar, sosyal güvenlik sistemini bütünleyen etkin bir yapıya kavuşturulacaktır.


4. PROGRAM DÖNEMİ GELİŞME EKSENLERİ


4.1. İnsan Kaynaklarının Planlanması


4.1.1. Kamu istihdamında uzmanlık ve kariyer esas alınacaktır.


4.1.2. Kamuda personel tahsis sistemi yeniden düzenlenerek, norm kadro esasına göre birimlerde hizmetin gerektirdiği kadar personel istihdam edilecek, ihtiyaç fazlası personel ihtiyaç olan birimlerde değerlendirilecektir.


4.1.3. Kamu çalışanlarının niteliğini artırmak için etkin ve planlı hizmet içi eğitim programları artırılacaktır.


4.1.4. Mevcut insan kaynağına işletmelerin ihtiyaç duyduğu yeni beceriler kazandırılmasına yönelik programlar düzenlenecek ve desteklenecektir.


4.1.5. Özel sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki işbirliği güçlendirilecektir.


4.2. Rekabet Gücünün Artırılması


4.2.1. İstihdamı ve ihracatı artıran, AR – GE ile yenilikçilik içeriği yüksek yatırımları destekleyen bütüncül bir teşvik sistemi hazırlanacaktır.


4.2.2. İş hayatının gelişimine yönelik olarak bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin hızlandırılması çalışmalarına devam edilecek ve hızla sonuçlandırılacaktır.


4.2.3. İşletmelere yönelik fiziki, teknolojik ve bilişim alt yapısı geliştirilecektir.


4.2.4. İşletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırılacaktır.


4.3. Kamuda İyi Yönetişim


4.3.1. Ekonomi ile ilgili gelişmeleri izlemek ve değerlendirmek, ekonomi yönetimi arasında koordinasyonu sağlamak üzere bir “Ekonomi Koordinasyon Kurulu” oluşturulacaktır.


4.3.2. Kamuda iç ve dış tüm denetim birimleri; görevleri, yapıları ve kapasiteleri itibariyle yeniden değerlendirilecek ve denetim sistemi güçlendirilecektir.


4.3.3. Bakanlıkların ve kurumların merkezi yapılarının ve personelinin politika oluşturma, karar alma ve uygulama kapasitesi artırılacaktır.


4.3.4. Kamuda, özel sektörde ve çalışma hayatında sosyal diyalog mekanizmaları geliştirilecektir.


4.3.5. Saydamlık, hesap verebilirlik, öngörülebilirlik ve kamuoyunun bilgilendirilmesine yönelik olarak kamunun istatistik kapasitesi güçlendirilecektir.


4.3.6. Kamu yönetiminde saydamlık artırılarak yolsuzlukla etkin mücadele sağlanacaktır.


4.3.7. Vatandaş odaklı kamu hizmeti anlayışı benimsenerek, kamu hizmetinin kalitesi artırılacaktır.


4.3.8. E-Devlet oluşumu tamamlanacak ve kamu hizmetlerinin e-Devlet üzerinden yürütülmesine başlanacaktır.


4.3.9. Kurum içi ve kurumlar arası görev ve yetki çakışmaları belirlenerek, bunları giderecek düzenlemeler yapılacaktır.


4.3.10. Kamu kurum ve kuruluşlarının iş ve işlem süreçleri analiz edilerek, gereksiz işlem ve süreçler kaldırılarak iş akışı hızlandırılacaktır.


4.3.11. Yerel yönetimler dâhil kamu kurumlarının hizmet envanterleri çıkarılacak ve hizmet standartları oluşturulacaktır.


5. SEKTÖREL POLİTİKALAR


5.1. Mali Sektör


5.1.1. Gelişmeler


KKTC Merkez Bankası verilerine göre bankacılık sektörü konsolide bilançosu 2010 yılında %8.6 oranında büyüyerek 7,782.6 milyon TL’den 8,416.8 milyon TL’ye ulaşırken, 2011 yılında 2010 yılına göre %17.8 oranında büyüyerek 9,917.8 milyon TL’ye ulaşmıştır. Sektörün performans rasyolarından risklere karşı bir güven göstergesi olarak kabul edilen sermaye yeterliliği standart rasyosunun %8 olan yasal oranı Temmuz 2010 itibarı ile %10 olarak değiştirilmiştir. Sermaye yeterliliği standart rasyosunun (SYSR) önceki yıllarda olduğu gibi 2010 ve 2011 yıllarında da yasal oranın üzerinde seyretmeye devam ettiği görülmektedir. Aralık 2010 için konsolide SYSR Aralık 2009 değerinin 0,05 puan gerisinde, %20.8 olarak gerçekleşirken, 2011 yılında da yasal oranın üzerinde seyretmeye devam ederek Aralık 2010 değerinin 0,24 puan üzerinde, %20.6 olarak gerçekleşmiştir. 2010 yılında brüt kredilerin aktifler içerisindeki payı %51.09’dan %55.02’ye yükselirken 2011 yılında bu oran %59.17’ye yükselmiştir. Mevduatın krediye dönüşüm oranını gösteren kredi/mevduat oranı ise 2010 yılında %61.13’den  %65.53’e, 2011 yılında ise %69.84’e yükselmiştir.


Sektörün temel fon kaynağı konumunda olan toplam mevduatlar 2010 yılında %7,63 oranında artış göstererek 6,505 milyon TL’den 7,066.9 milyon TL’ye, 2011 yılında ise %18.91 oranında artış göstererek 8,403 milyon TL’ye ulaşmıştır.


Bankacılık sektörü toplam mevduat hacminin vadelerine göre dağılımı incelendiğinde, en büyük payın geçmiş yıllarda olduğu gibi bir ay vadeli mevduata ait olduğu görülmektedir. Bir ay vadeli mevduatın payı 2011 yılında 2010 yılsonuna göre 8,81 puan azalarak %59.66’ya gerilemiştir. Bir ay vadeli mevduatı sırasıyla; vadesiz, üç ay, bir yıl ve altı ay vadeli mevduatlar izlemektedir. Mevduatın türlerine göre dağılımını incelediğimizde ise en büyük payın, önceki yıllarda olduğu gibi, %75.38’lik oranla tasarruf mevduatına ait olduğunu görülmektedir.


Türk Lirası mevduatlar 2010 yılında bir önceki yıla göre %10.7 oranında artarak cari fiyatlarla 3,951.0 milyon TL’den 4,372.0 milyon TL’ye ulaşmıştır. 2011 yılında ise bir önceki yıla göre %19.6 oranında artarak cari fiyatlarla 5,228.9 milyon TL’ye ulaşmıştır.


2009-2010 döneminde Türk Lirası mevduatlar içerisinde, vadesiz mevduatlar %27.9, vadeli mevduatlar ise %8.3 oranında artış göstermiş, 2010-2011 döneminde ise bu oranlar sırasıyla %30.0 ve  %17.9 olarak gerçekleşmiştir. 2011 yıl sonu itibari ile Türk Lirası mevduatın %15.2’ lik oranı vadesiz, %84.8’ lik oranı ise vadeli mevduatta toplanmıştır. (Tablo 13).


Toplam döviz mevduatları, 2010 yılında bir önceki yıla göre %5.5 oranında artarak cari fiyatlarla 2,554.0 milyon TL’den, 2,694.9 milyon TL’ye, 2011 yılında ise %17.8 oranında artarak cari fiyatlarla 3,174.0 milyon TL’ye ulaşmıştır. 2010 yılında vadesiz döviz mevduatları %34.7, vadeli döviz mevduatları ise  %0.3 oranında artış göstermiş, 2011 yılında bu oranlar sırasıyla %24.4 ve  %16.2 olarak gerçekleşmiştir (Tablo 7).



5.1.2. Politikalar


5.1.2.1. Finans sektörünün ekonomik kalkınmaya gerekli katkıyı sunabilmesi için etkin olarak çalışan ve düşük finansman maliyetiyle kaynak sunan bir yapıya getirilmesi yönündeki çalışmalara devam edilecektir.
5.1.2.2. Kamu borç stokunun artması engellenerek kamunun dışlama etkisi azaltılacak, bankaların finansal yapısı güçlendirilecektir.


5.1.2.3. Bankacılık sistemi geliştirilerek günümüz koşullarına uyarlanması sağlanacaktır




5.2. Reel Sektör


5.2.1. Turizm


5.2.1.1. Gelişmeler


Turizm sektörünün, GSMH içindeki büyüklüğü 2011 yılında %4.9 olmuştur. 2010 yılında %4.2 oranında büyüyen sektör 2011 yılında %8 oranında büyüyerek 322 milyon TL’lik bir büyüklüğe ulaşmıştır.


Turizm alanlarının geliştirilmesi kapsamında Bafra Turizm bölgesi oluşturulmuş, büyük kapasiteli tesislerin kurulması amacıyla uluslararası yatırımcıların bölgeye çekilmesi amaçlanmıştır. 2008-2011 döneminde yatak kapasitesi %28 oranında artmış ve 19.162 yatağa ulaşmıştır. Ayrıca yarım kalmış tesislerin kredilendirilerek tamamlanması, mevcut tesislerin hizmet kalitesini artırmak ve modernize etmek amacıyla faiz destekli kredi ve hibe imkanları hayata geçirilmiştir.



Grafik-3 : Yatak Sayısı



Kaynak: KKTC Turizm Bakanlığı



KKTC'de yıllık doluluk oranı; gazinolu standardı yüksek pazarlanabilir tesislerde %70, standardı düşük ve küçük tesislerde %40, ortalamada ise %41.2 olarak gerçekleşmiştir. 2011 yılında; doluluk oranı %13, konaklama oranı ise %25 artmıştır. Geceleme sayısı 2011 yılında 1,816.970’den 2,275.856’ya yükselmiştir.


Yatırım teşvikleri yanında turist getirmeye yönelik teşviklerde de 2009 yılından itibaren değişiklikler yapılarak, Türkiye ve İngiltere dışından da turist getirilmesine uygun ortam oluşturulmuştur. Özellikle charter seferleri ile yeni destinasyonlardaki yabancı turist artışı 2011 yılında %44 seviyelerine ulaşmış, Türkiye’den gelen turist sayısında %16 artış sağlanmış, toplam turist sayısında 2010 yılına göre %19 artış sağlanmıştır.


5.2.1.2. Politikalar


Uluslararası standartlarda kurumsallaşmış, doğa ve kültürel varlıklara duyarlı şekilde planlanmış, markalaşmanın sağlandığı, özel ilgi turizmi ve yerel ürünleri öne çıkaran karma bir turizm modeli oluşturmak temel amaçtır.


5.2.1.2.1. Yatak kapasitesindeki artışı sağlamak üzere, öncelikle, ilan edilmiş turizm bölgelerindeki yatırımların tamamlanması sağlanacaktır.


5.2.1.2.2. Turizmin çeşitlendirilmesi desteklenerek, turistlerin, KKTC’nin tarihi ve doğal güzelliklerini tanıyabilmelerini sağlayacak politikalar oluşturulacaktır.


5.2.1.2.3. Turizmde hizmet kalitesi yükseltilecek, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri desteklenerek turist sayısının ve turizm gelirinin artırılması sağlanacaktır.


5.2.2. Yükseköğrenim, Bilim ve Teknoloji


5.2.2.1. Gelişmeler


KKTC’de yükseköğrenime devam eden öğrencilerin sayısındaki artış, gerek yükseköğrenim sektörünün sürdürülebilirliğini sağlamak, gerekse sektörün ülke ekonomisine yaptığı katkıyı artırmak için önem arz etmektedir. KKTC’de eğitim alan üniversite öğrencilerinin sayısındaki artış yıllar itibariyle incelendiğinde, 2009-2010 döneminde Türkiye’den gelen öğrenci sayısındaki azalmaya bağlı olarak %10.6 oranında düşüş olduğu görülmektedir. 2010-2011 döneminde de Türkiye’den gelen öğrenci sayısı düşmüş, buna karşın üniversitelerin 3.ülkelerdeki tanıtım çalışmalarının artmasına bağlı olarak bu ülkelerden gelen öğrencilerin sayısında bir miktar artış yaşanmıştır. 2011-2012 öğrenim yılı verileri incelendiğindeyse toplam öğrenci sayısındaki düşüşün 3.ülkelerden gelen öğrencilerin %46.6 oranında artmasıyla büyük ölçüde telafi edildiği görülmektedir. 2012-2013 Güz dönemi itibariyle sekiz üniversitede yaklaşık toplam 55,494 öğrenci öğrenim görmekte olup, bir önceki öğretim yılına göre bu rakam %17.9 oranında artış anlamına gelmektedir.




5.2.2.2. Politikalar


Öğretim kalitesini artıran, uluslararası alanda akreditasyona sahip, teknoloji geliştirmede sektörlerle işbirliği içerisinde olan, öğrenci memnuniyetini esas alan, markalaşmanın sağlandığı rekabetçi ve gelişen bir yükseköğrenim sektörünün oluşturulması temel amaçtır.


Bu temel amaca ulaşmak üzere bir eylem planı hazırlanacak ve uygulamaya konulacaktır.


5.2.3. Tarım


5.2.3.1. Gelişmeler


Tarım sektörü ekonomi içerisinde önemli bir yere sahip olmasına rağmen bu alandaki darboğazlar, sektörün ekonomik gelişmedeki yerini almasını ve hızlı bir gelişmenin gerçekleşmesini sınırlamaktadır. Tarımsal alanda faaliyet gösteren kesimlerin sürdürülebilir ekonomik kazanımlar elde edebilmeleri için teknolojiye, desteğe ve pazar imkânlarını geliştirmeye ihtiyacı vardır.


Tarım sektörünün GSMH içindeki payı 2010 yılındaki %5.9 oranından 2011 yılında %6.2 oranına yükselmiştir. 2014 yılında Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a su getirilecektir. Adaya suyun gelmesi ile birlikte Kuzey Kıbrıs’ta tarım ve hayvancılığın potansiyelinin artacağı, buna bağlı olarak da tarıma dayalı ekonomide olumlu gelişmeler olacağı kuşkusuzdur.


Çalışan nüfusun 2008 yılında %3.5, 2009 yılında %4.8 ve 2010 yılında %5.7’si tarım alanındadır. Bunun yanı sıra tarımı ikinci iş olarak yapan veya kırsal kesimde tarıma hizmet vererek ekonomiye katkı sağlayan nüfus da bulunmaktadır.  Ayrıca kırsal alanın sosyo-ekonomik kalkınma problemlerinin çözümünde rol oynayan tarım ve hayvancılık sektorü aynı zamanda yeni istihdam yaratma, sanayi ve hizmetler sektörüne girdi sağlama, bölgeler ve sosyal kesimler arası gelişme farklılıklarını giderme, milli geliri artırma ve kalkınmanın istikrarlı gerçekleşmesini sağlamak gibi önemli ekonomik fonksiyonlar üstlenmiş bulunmaktadır.


2010 yılında dışsatımın yapısına bakıldığı zaman %40.8 ile işlenmiş tarım ve gıda ürünlerinin ilk sırayı aldığı görülmektedir. İkinci sırada ise %28.2 ile narenciye yer almaktadır.



5.2.3.2. Politikalar


Üretimde etkin ve verimli tarım uygulamalarına sahip, pazar imkânlarını geliştiren, rekabetçi, gıda güvenirliğini artıran izlenebilir bir yapı ile kayıtlılığı esas alan etkin bir destekleme sisteminin oluşturulması temel amaçtır.


Bu temel amaçla birlikte Türkiye’den boru ile getirilecek olan suyun etkin kullanımını da sağlamak üzere bir strateji belgesi ve master planı hazırlanacak ve uygulamaya konacaktır.


5.2.4. Ulaştırma ve Haberleşme


5.2.4.1. Gelişmeler


Karayolları çalışmaları çerçevesinde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Yol güvenlik standardının en üst düzeye çıkarılması, yol güvenliğinin arttırılması ve trafik kazalarının en aza indirilmesi hedeflenerek KKTC’de Trafik Eylem Planı çalışmaları başlatılmıştır.


Hava ulaştırma sektörü ile ilgili olarak; Aletli İniş Sistemi (ILS)  Projesi başarılı bir şekilde Ağustos 2012’de hayata geçirilmiştir. Yeni Ağırdağ Radar İstasyonu Ercan Havaalanının kaplama alanını genişletmiş ve güvenliğini artırmıştır. Ercan Havaalanının işletme haklarının devredilmesine ilişkin ihaleye çıkılmış ve %47.80 ciro paylaşım oranı ile ihale sonuçlanmıştır.


Denizyolu ulaştırma sektöründe; gemi seferlerinde %10 oranında, yolcu sayısında %18, yükte ise %4 oranlarında bir düşüş gözlemlenmiştir.


Telekomünikasyon hizmetlerinin halkımıza kesintisiz bir şekilde ve sürdürülebilirlik ilkesine bağlı olarak verilebilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye ile var olan fiber optik kablodan sonra KKTC’de kesintisiz ve kapasitesi artırılmış iletişimin sağlanması için Hatay/Samandağ ile İskele/KKTC arasına deniz altından ikinci bir fiber optik kablo döşenmiştir. AB ile başlatılmış olan telekomünikasyon liberalleşme çalışmaları devam etmektedir. Ocak 2012’de yasalaşan Elektronik Haberleşme Yasası ile telekomünikasyon sektörü,  Mayıs 2012’de kurulan bağımsız Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu tarafından denetlenmeye başlanmıştır.


5.2.4.2. Politikalar


Gelişen ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara karşılık verebilen, çağdaş teknoloji ve uluslararası kurallarla uyumlu, çevreye duyarlı, ekonomik ve güvenli ulaşımı sağlayabilecek bir yapının oluşturulması, bilgi toplumuna dönüşüm sürecinin hızlandırılması ve bunu sağlayacak etkin iletişim altyapısının kurulması temel amaçtır. Bu çerçevede;


5.2.4.2.1. Deniz ulaşımında etkinliği sağlamak üzere mevcut ve planlanacak limanlar işletme hakkı devri suretiyle yeniden yapılandırılacaktır.


5.2.4.2.2. Program dönemi boyunca Karayolları Master Planı çerçevesinde belirlenen altyapı çalışmaları tamamlanacak, şehir içi ve şehirlerarasında toplu taşımacılığı geliştirecek ve yolcu güvenliğini artıracak düzenlemeler uygulamaya konulacaktır.


5.2.4.2.3. Telekomünikasyon alanında AB müktesebatına uygun, işletme hakkı devrini esas alan yasal düzenlemeler yapılacak, iletişimde yeni teknolojilerin kullanımı, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve yönetimi uluslararası standartlara kavuşturulacaktır.


5.2.4.2.4. Bilgi toplumuna dönüşüm sürecinin hızlandırılması amacıyla, bilgi ve iletişim teknolojilerinin altyapısı geliştirilecek ve internet kullanımı yaygınlaştırılacaktır.


5.2.5. Enerji


5.2.5.1. Gelişmeler


Ülkemiz enerji üretimi açısından dışa bağlıdır. Elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere Devlete ait Teknecik ve Dikmen santrallerine ilave olarak yap işlet modeliyle kurulan Kalecikteki santral ile üç bölgede üretim yapılırken, son dönemde Serhatköy’de güneş enerjisinden elektrik üreten bir tesis devreye konmuştur.


Mevcut elektrik santrallerinin üretim değerleri aşağıdaki tabloda görülmektedir. Üretilen toplam enerji 2007 yılında 1,186.836 MWh iken, 2010 yılında 1,252.267 MWh ve 2011 yılında 1,418.361 MWh yükselmiştir. Ülkemizde 2011 yılında üretilen elektrik enerjisi 2007 yılına göre %19.5 ve 2010 yılına göre ise 13.3 artış göstermiştir. 2011 yılında enerji ihtiyacımızın %41.6’sı Kalecik’teki Yap-İşlet Mobil Santralinde, %41.5’i Teknecik Buhar Türbinlerinde, %16.8’i Teknecik Dizel Jeneratöründe üretilmektedir. Üretilen toplam enerjisinin 2007 yılında %37.3’ü, 2008 yılında %27.4’ü, 2009 yılında %36.2’si, 2010 yılında %42.9’u ve 2011 yılında %41.6’sı Kalecik’teki Yap-İşlet- Mobil Santralinden elde edilmektedir.


 

KKTC’de elektriğin maliyeti 63 kuruş/kws civarında olup, Devletin dolaylı sübvansiyonundan sonra konut tarifesi (250kws-751kws üzeri) 38-65 kuruş/kws arasında satılmaktadır. Sanayi tarifesi Türkiye’de 18 kuruş/kws, GKRY’de 38 kuruş/kws, KKTC’de ise 38-40 kuruş/kws’dir. KKTC’de elektrik enerjisi fiyatlarının, maliyetinin çok altında satılmasına rağmen, Türkiye ve Güney Kıbrıs’a göre yüksek olması mal ve hizmet üretim maliyetlerini artırmakta ve tüm sektörlerin rekabet edebilirliğini olumsuz yönde etkilemektedir.


5.2.5.2. Politikalar


Ülkenin enerji ihtiyacının; arz güvenliğini sağlayan, enerji verimliliğini esas alan, oluşacak rekabetçi bir serbest piyasa ortamında sürekli, kaliteli ve güvenli bir şekilde asgari maliyetten karşılanması temel amaçtır. Elektrik enerjisini daha ucuza mal edebilmek için KIB-TEK’in yeniden yapılandırılarak özelleştirilmeye hazırlanması, kayıp kaçağın azaltılması, tahsilatın artırılması, rüzgar enerjisi gibi daha ucuz yöntemlerle elektrik üretilmesi, enerji verimliliğinin sağlanması gibi yollara başvurulmalıdır. Elektriğin maliyetinin aşağıya çekilmesi için Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi projesine ağırlık verilecektir.


5.2.5.2.1. Elektrik üretim, iletim ve dağıtım faaliyetleri optimum hizmet kalitesi ve maliyeti sağlayacak şekilde ayrıştırılacaktır.


5.2.5.2.2. Hizmet kalitesinin yükseltilmesi, kayıp kaçağın azaltılması ve tahsilatın artırılması amacıyla elektrik dağıtım sisteminin işletme hakkı devrilecektir.


5.2.5.2.3. Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Enerji Stratejisi Belgesi son gelişmeler de dikkate alınarak gözden geçirilecek ve uygulanacaktır.


5.2.5.2.4. Elektrik şebekesi Türkiye enterkonnekte sistemine bağlanacaktır.


5.2.5.2.5. Enerji verimliliğinin sağlanmasına yönelik olarak gerekli tedbirler alınacaktır.


5.2.5.2.6. Elektrik arzında sağlıklı bir kaynak çeşitliliği yaratmak ve arz güvenliğini artırmak amacıyla alternatif enerji kaynaklarının üretime dahil edilmesi yönünde çalışmalar hızlandırılacaktır.


5.2.6. İmalat Sanayi ve Ticaret


5.2.6.1. Gelişmeler


Sanayi sektörünün GSYİH içerisindeki payına bakıldığı zaman yıllar itibarıyla %9.7 dolaylarında gerçekleştiği görülmektedir. Sanayi sektörü içinde yaklaşık %7’lik payla elektrik-su alt sektörü birinci sırada yer almaktadır. Ülkemizin küçük bir ada ülkesi olması, doğal kaynakların sınırlılığı, iç piyasanın darlığı, rekabet edebilirlik düzeyinin düşüklüğü gibi olumsuz etkilerden dolayı imalat sektörü arzulanan düzeye ulaşamamış ve GSYİH içerisindeki payı %3.5 düzeyinde kalmıştır. 2008 ve 2009 yıllarında ekonomide yaşanan daralmadan sanayi sektörü de olumsuz etkilenmiş, sonraki yıllarda ise yakalanan büyüme trendinin de etkisiyle sektörde yeniden büyüme eğilimi yakalanmıştır.


Ticaret sektörü, yarattığı katma değer, istihdam ve diğer sektörlerle olan ilişkilerinden dolayı ülkemiz ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Genel ekonomi içinde ihtiyaç duyulan kaynakların sağlanabilmesi ancak yüksek bir ithalatın yaratılması ile mümkün olmaktadır. 2008 ve 2009 yıllarında genel ekonomiye paralel olarak ticaret sektöründe de daralma yaşanmış, 2010 yılından itibaren yaşanan toparlanma süreciyle birlikte sektör yeniden büyüme trendini yakalamıştır.


5.2.6.2. Politikalar


Uluslararası standartlara uygun, kalite ve fiyat açısından rekabet edebilen, katma değeri yüksek ürünler üreten, tüketici güvenliğinin esas alındığı, yeni teknolojilerin kullanıldığı, turizmin ihtiyaç duyduğu girdi üretimini ve tarımsal ihracatı desteklemeye yönelik, çevreye duyarlı bir imalat sanayi sektörü ile ticaret sektörünün oluşturulması temel amaçtır. Bu çerçevede:


5.2.6.2.1. Faaliyet konusu, kapasite ve istihdam konularını içeren işyeri sayımları yapılarak sayım sonuçlarını içeren işyeri envanter çıkarılacaktır.


5.2.6.2.2. Sanayi sektörünün ürün ve işletme kalitesini artırıcı, pazarlama anlayışını geliştiren ve yatırımları planlı bir şekilde yönlendirecek KOBİ stratejisi en kısa sürede oluşturulacaktır.


5.2.6.2.3. Organize sanayi bölgelerinin kapasiteleri artırılacak ve sanayi kuruluşları bu bölgelerde toplanacaktır.





PROGRAMIN EKLERİ


Ek 1 : Program Döneminde Yapılacak Büyük Projeler:


1. Türkiye’den Boruyla Su Getirme Projesi.


2. KKTC Elektrik Şebekesinin Türkiye Enterkonnekte Sistemine Bağlanması Projesi.


3. Bafra İskele Turizm Bölgesinin Tamamlanması Projesi.


4. E-Devlet Projesi.


5. Lefkoşa Teknik Mesleki Okulları Kampüs Projesi.


6. Karayolları Projeleri
· İskele - Ercan Bölünmüş Yolu
· Girne - Çatalköy Bölünmüş Yolu
· Değirmenlik - Girne (Dağyolu) Bölünmüş Yolu
· Dörtyol - Türkmenköy Bölünmüş Yolu
· 13 Adet Alt ve Üst Geçit Yapımı





TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA EKONOMİK VE MALİ İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ




Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

Sigara izmarittinden yangın çıktı

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık