Ana Sayfa Gündem "EMİRNAME'NİN ÜZERİNDE TASLAKTIR YAZMIYOR"

"EMİRNAME'NİN ÜZERİNDE TASLAKTIR YAZMIYOR"

UBP Milletvekili Ersan Saner, Kıbrıs Genç TV’de Baykan Gürses Özdağ’ın hazırlayıp sunduğu Merhaba Yeni Gün programının konuğu oldu.

Giriş Tarihi: 21 Kasım 2018 Çarşamba 10:29
UBP Milletvekili Ersan Saner, Kıbrıs Genç TV’de Baykan Gürses Özdağ’ın hazırlayıp sunduğu Merhaba Yeni Gün programının konuğu oldu. Emirname tartışmasını değerlendiren Saner, şunları söyledi:

“Benim de olaydan haberim birkaç gün önce haberim oldu. Parlamentoya mimar olarak giren şu ana kadar 3 kişi var. Hakkı Atun, Mustafa Akıncı ve ben. Ağırlıklı olarak Hakkı ve Mustafa Bey’in şehir plancılığı alanında uzmanlıkları var. Mimar olarak ben emirnameyi konuşmaktan utanıyorum. Çünkü bizim imar planlarını konuşmamız lazım. Emirname en basit anlamıyla yazılı buyruk demektir.

Demokrasiyle idare edilen ülkelerde bu yüzyılda hala daha emirnamelerle ülke yönetimini sağlayacağımızı düşünüyorsak parlamentodaki 50 milletvekilinin her birinin kendi kendini sorgulaması gerekir. Bilgi olmadan ortaya atılan bir fikir var:

UBP’nin ülkeyi emirnamelerle yönelttiği… Ülkede Girne Beyaz Bölge Emirnamesi… Yıl 2005. UBP’nin dönemi mi? Girne 2. Bölge Emirnamesi… Yıl 15 Mayıs 2007. Girne Boğaz Bölgesi Emirnamesi. Yıl 02.10.2006. Girne Aküferleri Koruma Emirnamesi… Yasalarımızı AB ile uyumlaştırmak için AB uyum komitesi diye bir komiteniz varsa; Avrupa’da Natura2000 diye tanımlanan bir proje var. Bizim de Kıbrıs’ta aynı Natura2000’i uygulamak adına potansiyel Natura2000 projemiz var. Biz emirnameyle yönetiyoruz. Tatlısu-Büyükkonuk Emirnamesi. 25 Ekim 2004. Karpaz Emirnamesi… 12 Ağustos 2004.

Şimdi soruyorum hangi UBP döneminde 1 tane emirname geldi? Sadece yapılan yanlışların düzeltilmesi adına UBP dönemlerinde emirnamelere imar planları yapılmamasından dolayı -ki bu konuda bizim de suçumuz vardır, yapımız hantaldır ve imar planları yapılamamıştır- düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır. Bu tarihlerin hiçbirinde UBP hükümette değil. Revizyonlarında evet, UBP hükümettedir ama UBP yayınlamamıştır. Emirname, bir buyruktur. Gelişimi kapatıyorum, ondan sonra da imar planını yapıp gelişimi bekleyeceğim diyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Bir de bugüne kadarki uygulamalara bakalım.

Madem geçiş dönemi, neler yapıldı? İlk Girne Beyaz Bölge Emirnamesi hazırlandı, 25 yıl sonra imar planına dönüştü. Bir emirname getiriyorsunuz, Girne 1. Bölge Emirnamesi… 2005’te çıktı, bugüne kadar imar planına dönüşmedi. 13 yıl bitti. Allah kerim bir 13 yıl daha nereye gideceğiz…

Girne 2. Bölge Emirnamesi 2007’de yayınlandı, 2018’de plana büründü. Beyaz Bölge’yle anıldı ama 2. Bölge Emirnamesi dahi şu anda sadece Girne ve Çatalköy Belediyesi’nin sınırlarını imar planına dönüştürdü, Esentepe, Lapta, Alsancak bölgelerinde hala daha 2. Bölge Emirnamesi geçerlidir. Girne Boğaz Bölgesi Emirnamesi 2006’da geçti, 12 yıl yine bir şey yok. Tatlısu-Büyükkonuk Emirnamesi, 2004’te geçirildi, 5 değişikliğe uğradı, yine bir imar planı yok. Karpaz Emirnamesi 2004’te geçiyor, 14 yıl geçiyor, 5 değişiklik geçiriyor, onda da hala bir imar planı yok. Emirnameleri tartışmayalım, imar planlarını tartışalım diyoruz. Bu işin bilimini yaparsanız kısıtlama sadece kendi başına gayrıyasaldır. Bu şehircilikte temel prensiptir. Bunu bilen birisi olarak emirnamelere sıcak bakmamı nasıl beklersiniz? Veya bu emirnameleri konuşurken meslekten biri olarak nasıl huzurlu olmamı beklersiniz? Mesleki olarak da rahatsızım. Emirnamelerle değil halkla, sivil toplum örgütleriyle paylaşarak çözebileceğimizi düşünüyorum. Çıkacak olan emirnameden mecliste olan birisi olarak benim de haberim yok. Halkla birlikte haberim oldu. Demokrasi anlayışı adına konuşurken mangalda kül bırakmayan sol ideoloji, sivil toplum örgütleri, bölgedeki paydaşlarımız… Böyle konuştuklarında ağızlarından bal akar. Hangi paydaş gelip bu emirnameye görüş verdi, hangi bu işle ilgilenen meslek örgütü gelip bilgi verdi? Bunu soruyorum. Ben yanıtı aslında salonda aldım. Sadece salonda tartışıldı. ‘Bu bir taslaktır’ denildi. Ama planın üzerinde Mağusa-Yeniboğaziçi-İskele Emirnamesi yazıyor.

Taslaksa taslak yazarsın. Taslak değil bu. Emirnamenin ta kendisidir. Bu metin çok fazla değişmeden yayınlanacak. Aldığım izlenim bu.

Ben meslektaşlarımla konuştum. Sürece dahil edilmedikleri için orada bulunmakta sıkıntı olduğunu söylediler. Mimarlar Odası Başkanı telefonla davet edildiler ancak orada değiller. Bir ülke yönetiyorsunuz, Mimarlar Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası yazılı davet almıyor. Telefonla çağrı yapılıyor. Ne Mimarlar ne de Birlik Başkanı burada yok. Bu binayı tasarlayacak olursak 4 disiplinin birlikte çalışması gerekir. Mimar, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi ve makine mühendisi. Bunun bir bacağı eksik kalamaz. Tüm odaların ayrı ayrı görüş ve vizelerinin alınması gerekir. Biz Mağusa-Yeniboğaziçi ve İskele’yi planlıyoruz ama kimse yok. Davet de değil.

Sürecin içinde çalışmaları gerekiyor. Katılmamaları protestodur. Siz bizi adam yerine koymadınız demektir. Mağusa’dan tek milletvekili olarak ben, İskele’den Nazım Bey, üç kentin belediye başkanları ve sivil halk ile örgütlerden arkadaşlar vardı. Yeşili, doğayı, sulak alanları koruyacağız diyorlar. Hiç itirazım yok. Bir Mağusalı olarak düşünüyorum; Mağusa’dan İskele’ye kadar olan yolu alın, iki katla sınırlıdır. Mağusa Suriçi, oldum olası 2 katla sınırlı. Karakol bölgesi; şu ana kadar burada ve Sakarya’da yüksek katlı binalar yapıldı. Emirname yapsanız da Karakol etkilenmeyecek çünkü inşaat yapılacak arazi kalmadı. Salamis Ormanları başlıyor, İskele’deki rekreasyon bölgesine kadar.

Bir tek Allahın kulu bu bölgeye tek bir çivi çakabilir mi şu anda? Çakamaz. Neyi koruyacağım peki? Tarih, kültür orada. St. Barnabas Kilisesi var; SİT alanı olduğu için 1980’lerden beri imara kapalı zaten. Mağusa 1945’teki Fasıl 96 ile yönetiliyor.

Tabii ki sıkıntılar olacak. Ama bu sıkıntılar şu anda Lefkoşa’daki imar planıyla mukayese edildiğinde göreceli olarak kat kat daha azdır. Lefkoşa’yı imar planıyla idare edenlerin kendileri de imar planından şikayetçidir.

İmar planının duyuru süreleri var. Eğer verileriniz hazırsa bu sürelerde konsensus yaratıp süreleri kısaltalım.

Mağusa emirnamelerle anılmasın dedik, inşallah söylediklerimiz karşılık bulur. Olayı hiç müteahhitler kısmına getirmek istemiyorum. Eğer buradaki esas çıkar müteahhitler içinse, bu insanlar da günah keçisi olmaması lazım. Ne sıkıntılarla bu noktalara geliyor bu şirketler… Bunu da takdir etmek lazım.

Ancak toplumda genel kanı; müteahhitler çok iyi para kazanır diye bir algı var… Böyle bir olay var, Müteahhitler Birliği Başkanı’nın konuştuğunu duymadım. Sıkıntı varsa konuşması gerekir ama konuşma yok.

Bir plan yapılacak, bunun paydaşları kimlerdir? Mimarlar, mühendisler… Birlik sürecin içinde mi? Değil. Bir tek şehir plancıları… Bunlar o toplantıda da yok. Kendileri bu sürece dahil edilmedikleri için planda yok. Gayet de mantıklı, bilmediğim bir şeye nasıl ortak olayım?

Milletvekillerinin de haberi yok. Paydaşların bilgisi olmayacak sonra da demokrasi konuşurken, STÖ’leri konuşurken mangalda kül bırakmayacaksınız. Kusura bakmayın mangalınızdaki külü de alırız sizin… Ben bu konunda hükümetin nasıl davranacağını bilemiyorum. Ama hükümetin işbilmez, beceriksiz, paydaşlarla iş yaparız palavralarına bakmayın. İnşaat mühendisleri, mimarlar bu işle ilgilenen disiplinli bir örgütlerinizdir. Sizi kurtardığında çağıracaksınız, yoksa ilişki olmayacak mı? Müteahhitler Birliği’nin rengini anlayamadım, oradan da ses yok. Ama üç tane işçinin ülkeye getirilmesini yasakla, Müteahhitler Birliği nasıl aslan kesiliyor… İlgili disiplinlerden hiçbiri paydaşınız değil, imar planı dahi yapamıyorsunuz, ülkeyi sisteminizin devamını sağlayacak emirnamelerle yönetmeye kalkıyorsunuz. Kusura bakmayın ülkeyi emirnamelerle yönetmenize izin vermeyeceğiz.

Tüm paydaşlarla bir araya gelelim. Partide şehircilik ve çevre diye bir grup kurduk, gidip de görüş alınmayan odalardan komitemiz görüşlerini alacak. Bu disiplinler arası ilişkileri nasıl kuracağını belki bizden öğrenirler."

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

400 KAMU ÇALIŞANININ 88'İ MESAİYE UYMUYOR!

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık