Ana Sayfa Yurt Faşizme karşı tek yumruk

Faşizme karşı tek yumruk

Baraka Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıya yönelik gün boyunca dayanışma mesajları yağdı. Baraka’nın çağrısıyla toplanan birçok dernek, sendika ve parti akşam saatlerinde gerçekleştirdikleri yürüyüşle dayanışmalarını sergiledi.

Giriş Tarihi: 11 Kasım 2012 Pazar 14:01
Faşizme karşı tek yumruk

Baraka Kültür Merkezi’ne yönelik dün akşam saatlerinde gerçekleşen faşist saldırıya, örgütler gerçekleştirdikleri dayanışma yürüyüşle cevap verdiler.

 

Birçok demokratik kitle örgütü, sendika ve partinin bir araya gelmesiyle gerçekleşen meşaleli yürüyüş 18:30’da başladı.

 

Kermiya’daki Sivil Savunma binasının önünde toplanan örgütler, İşçi Filmleri festivalinin gerçekleştirildiği Gönyeli Belediyesi’ne kadar yürüdü. Yürüyüş Gönyeli Belediyesi önünde Baraka Kültür Merkezi aktivisti Nazen Şansal’ın okuduğu basın açıklamasıyla sonlandı.

 

Farklı örgüt ve derneklerden yaklaşık 150’ye yakın kişinin katıldığı yürüyüşte meşaleler yakılarak faşizme karşı ortak bir irade sergilendi. Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası, KTAMS, Belediye Emekçileri Sendikası, TIP-İŞ, EL-SEN, TEL-SEN, DAÜ SEN, DAÜ BİR SEN, BASIN-SEN, GÜÇ-SEN, YKP, TDP, KSP, CTP Gençlik Örgütü, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Öğrenci İnisiyatifi, Barikat, HAS-DER Gençlik Kulübü, Mülteci Hakları Derneği ve Kıbrıs’ın güneyinden Sol Kanat (Left Wing) gibi örgütlerin destek verdiği yürüyüşte sık sık ‘Faşizme inat yaşasın hayat’, ‘Faşizme karşı omuz omuza’, ‘Baskılar bizi yıldıramaz’, ‘Ankara elini yakamızdan çek’ ve ‘Umutların kuşatılmasın bu abluka dağıtılacak’ gibi slogan atan eylemciler, faşist saldırıların Kıbrıslı Türk halkının bağımsızlık ve varoluş mücadelesin zarar veremeyeceği mesajını verdi.

 

Gönyeli Belediyesi’nin önüne gelinmesiyle Baraka Aktivisti Nazen Şansal tarafından basın açıklaması okundu. Şansal, Baraka Kültür Merkezi’ne düzenlenen faşist saldırının bu ülkenin tüm ilerici ve demokrat kesimlerine yönelik gerçekleşen bir saldırı olduğunu vurgulayarak, kendilerini yıldıramayacağın, hiçbir koşulda geri adım atmayacaklarını belirtti. Ülkemizdeki karanlık güçlerin varlığına dikkat çeken Şansal açıklamasında, “Ancak bu olay göstermektedir ki halkımızın aydınlık günleri için mücadele eden bizlerin karşısında, çirkin  saldırılar yapmaktan çekinmeyen karanlık güçler bulunmaktadır. Bilinmesi gerekir ki hiçbir saldırı bizleri yolumuzdan döndüremeyecek, emekten ve özgürlükten yana mücadelemizi geriletemeyecektir. Bizler, bugün kapımızın önünü süpürdüğümüz gibi yarının aydınlığında, gerici, faşist, karanlık güçleri de ülkemizden süpüreceğiz” ifadelerine yer verdi.

 

Baraka aktivisti Şansal, iki aydır Belediye emekçilerinin sürdürdükleri mücadeleye vurgu yaparak şunları söyledi: “Belediye Emekçileri Sendikası öncülüğünde, belediye emekçileri tarafından aylardır sürdürülen mücadele, gün geçtikçe Kıbrıslı Türk halkının bütünü tarafından sahiplenilmektedir. Gerek sendikalar gerekse de demokratik kitle örgütleri tarafından sahiplenilerek genişletilen belediye emekçilerinin emek mücadelesi, yeni ve büyük mücadelelerin habercisi olmakta.”

 

Geçtiğimiz yıllarda da bazı parti ve gazetelere de benzer saldırıların düzenlendiğini hatırlatan Şansal, “dün yaşanan olayda, geçmişte olduğu gibi bugün de toplumsal muhalefetin büyümeye başladığı, egemenler katında tehdit oluşturduğu her dönemde faili “meşhur” kişilerin, egemenlerin gölgesinde ortaya çıktığına şahit olduk. Baraka Kültür Merkezi olarak, daha önceki yıllarda gerek CTP, gerek YKP, gerekse de Afrika gazetesinden oluşan kervana biz de katıldık.” diye konuştu.

 

Basın açıklamasını okunmasıyla yürüyüş sona erdi.

 

 

Basın açıklamasını tam metnini:

 

 

"Değerli basın emekçileri, değerli halkımız

 

Bugün burada, dün akşam Baraka Kültür Merkezi’ne yapılan çirkin saldırıyı halkımıza duyurmak ve kınamak için toplanmış bulunuyoruz.

 

Dün akşam 7.30 sıralarında, dernek aktivistlerimizin toplantı amacıyla içeride bulunduğu esnada,  dernek binamızın kapısının önüne, kimliği bilinmeyen kişi veya kişiler tarafından yüksek ses ve duman çıkaran bir patlayıcı atılmıştır. Patlayıcıyı atan kişilerin kimliğini bilmemekle birlikte, fikir değil şiddet üreten ve kendinden farklısına tahammülü olmayan bu zihniyeti gayet iyi tanıyor, biliyoruz. Olay sırasında kapının yakınında birinin bulunmaması sebebiyle, şans eseri ciddi zarar meydana gelmemiştir. Ancak bu olay göstermektedir ki halkımızın aydınlık günleri için mücadele eden bizlerin karşısında, çirkin  saldırılar yapmaktan çekinmeyen karanlık güçler bulunmaktadır. Bilinmesi gerekir ki hiçbir saldırı bizleri yolumuzdan döndüremeyecek, emekten ve özgürlükten yana mücadelemizi geriletemeyecektir. Bizler, bugün kapımızın önünü süpürdüğümüz gibi yarının aydınlığında, gerici, faşist, karanlık güçleri de ülkemizden süpüreceğiz.

 

Ülkemizdeki toplumsal, kültürel ve yapısal krizin derinleştiği bir dönemden geçmekteyiz. Sendikalar ve demokratik kitle örgütleri tarafından geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen toplumsal varoluş eylemlerinde dile getirilen talep ve önerilere hükümetin kulak tıkaması bir yana; bugün toplum olarak gerek siyasi gerekse de ekonomik olarak geçtiğimiz yıllardan daha da kötü bir durumdayız. UBP hükümeti bir yandan Kıbrıslı Türk halkının iradesini görmezden gelirken diğer yandan kendi kedini rezil edercesine AKP’den aldığı talimatları, kimlerin daha iyi uygulayacağı kavgasında. Bunun yanında geçtiğimiz senelerde olduğu gibi toplumsal muhalefet cephesinde tekrardan bir hareketlenme söz konusu. Belediye Emekçileri Sendikası öncülüğünde, belediye emekçileri tarafından aylardır sürdürülen mücadele, gün geçtikçe Kıbrıslı Türk halkının bütünü tarafından sahiplenilmektedir. Gerek sendikalar gerekse de demokratik kitle örgütleri tarafından sahiplenilerek genişletilen belediye emekçilerinin emek mücadelesi, yeni ve büyük mücadelelerin habercisi olmakta.

 

Dün yaşanan olayda, geçmişte olduğu gibi bugün de toplumsal muhalefetin büyümeye başladığı, egemenler katında tehdit oluşturduğu her dönemde faili “meşhur” kişilerin, egemenlerin gölgesinde ortaya çıktığına şahit olduk. Baraka Kültür Merkezi olarak, daha önceki yıllarda gerek CTP, gerek YKP, gerekse de Afrika gazetesinden oluşan kervana biz de katıldık. Baraka olarak geçtiğimiz yıllardan bugüne nasıl hem sözümüzle hem de pratiğimizle büyüyerek ve güçlenerek geldiysek, bugünden yarına da daha fazla tutku ve inançla, bu ülkenin topraklarına daha da yayılarak ve gelişerek ilerleyeceğiz.

 

 

Bizler, halkları kardeş bağımsız bir Kıbrıs diyoruz, halkımız için barış dolu, özgür ve eşit bir gelecek istiyoruz, özelleştirmelere karşı duruyoruz, sağlıkta eğitimde yaşanan piyasalaştırmaya hayır diyoruz, güzelim sahillerimizde petrol dolum tesisi istemiyoruz, gerici kurslara karşı mahallemizin çocuklarına bilim ve sanat üretecekleri kurslar düzenliyoruz, kadınların ayrımcılığa, şiddete uğramasına karşı çıkıyoruz, Türkiye’deki hapishanelerde sesini duyurmak için kendini feda eden açlık grevcileriyle dayanışıyoruz, aylardır sokakta mücadele eden Belediye emekçilerinin yanında yer alıyoruz... Tüm bunlar, bu ülkeyi karanlığa sürüklemek isteyen gerici, sağ ve faşist kesimleri elbette ki rahatsız edecektir. Ancak halkımızın yanımızda olduğuna ve günü geldiğinde bu kesimleri fazlasıyla rahatsız edeceğine inancımız tamdır.

 

Bugün Sivil Savunma teşkilatı önünde toplanmamızın sebebi, bu teşkilatın ülkemizdeki milliyetçi ve faşist odaklarla ve onları besleyip büyüten Ankara hükümetleriyle kurduğu ilişkidir. Aynı şekilde polis teşkilatı da bu tarz saldırıları hafife almakta, hak arayan vatandaşın karşısına dikilmeyi görev bilirken faşist saldırıların faillerini ısrarla bulmamaktadır.

 

Bu ülkenin ilerici ve mücadeleci sendikalarının, partilerinin ve derneklerinin temsilcileri, duyarlı dostlarımız ve mahalle komşularımız olayı duyar duymaz dernek binamıza gelerek veya destek mesajları yayınlayarak bizlere desteğini belirtmiş ve geçmiş olsun dileklerini iletmiştir. Bizlere onur ve gurur veren ve yolumuzun doğruluğundan bir kez daha emin olmamızı sağlayan bu dayanışma için hepsine ayrı ayrı teşekkürü bir borç biliriz.

 

Bizleri yalnız bırakmayan, bu saldırıyı kınayan ve bugünkü eyleme bizlerle birlikte imza atan örgütler: Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası, KTAMS, Belediye Emekçileri Sendikası, TIP-İŞ, EL-SEN, TEL-SEN, DAÜ SEN, DAÜ BİR SEN, BASIN-SEN, GÜÇ-SEN, YKP, TDP, KSP, CTP Gençlik Örgütü, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Öğrenci İnisiyatifi, Barikat, HAS-DER Gençlik Kulübü, Mülteci Hakları Derneği ve Kıbrıs’ın güneyinden Sol Kanat (Left Wing)

 

Bugün buradan, 21 örgütün birlikte düzenlediği ve ülkemizde beşinci kez perdelerini açan İşçi Filmleri Festivali’ne katılmak üzere Gönyeli Belediyesi binasına yürüyoruz. Sokaklar bizimdir ve yürümeye devam edeceğiz. Festivalimizin bu yılki sloganı “özgürlük emek ister”. Bizler birlik ve dayanışmamızla emeğin özgürlüğü için emek vermeye, fikir ve sanat üretmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz.

 

Faşizme inat yaşasın hayat!

 

Faşizme inat yaşasın sanat!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

25 bin litre akaryakıtı 1 liradan satmış!

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık