Ana Sayfa Siyaset Fellahoğlu: "Bu proje ülkeye ihanet"

Fellahoğlu: "Bu proje ülkeye ihanet"

CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Kadri Fellahoğlu da, önce çevre konusuna değinerek, hükümetin ilk olarak Petrol Dolum Tesisinden vazgeçmesini istedi ve projeye yönelik eleştirilerde bulundu

Giriş Tarihi: 15 Aralık 2012 Cumartesi 10:11
Fellahoğlu:

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, 67 milyon 10 bin 750 TL olan Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı bütçesini oy çokluğu ile kabul etti.

Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı bütçesi, 2013 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşmelerini sürdüren Meclis Genel Kurulu’nun dünkü toplantısında onaylandı.

Bakanlığının bütçesi görüşülürken konuşan Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, charter seferlerde yaşanan artışların ülke turizmini iyi yönde etkilediğini, çevre konusuna duyarlılığı artırmak için çalıştıklarını, yasalar yaptıklarını, çevreyi kirletenlere ceza uygulandığını, ancak cezadan çok bütün toplumun duyarlı olması gerektiğini ifade etti.

Anız yakma konusunda yeni bir yasa çalışması yaptıklarını anlatan Üstel, yeni dönemde daha temiz bir çevre, daha iyi bir turizm için çalışacaklarını söyledi.

 

ULUÇAY

Turizm Bakanlığı Bütçesinin görüşülmesi sırasında konuşan CTP-BG Gazimağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay, son on yılda KKTC’nin turizm sektöründe önemli adımlar attığını, ülke zenginliklerinin daha iyi kullanılarak, sektörün daha da geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Turizm gelirlerinin de arttığına işaret eden Uluçay, yatak kapasitesinde 20 bine ulaşıldığını, bu yüzden turizmde nokta atışların, diğer ülkeler de araştırılarak doğru yerlere yapılması gerektiğini söyledi.

Uluçay, KKTC’nin havası doğası kültürel mirası bakımından turizm sektöründe çok önemli yer tuttuğunu ifade edip, ülkenin dışta daha çok tanıtılmasıyla yabancı turist sayısını da artıracağına inanç belirterek, daha fazla yabancı turisti ağırlamanın ülke gelirini artıracağını vurguladı.

Uluçay, güneyden KKTC’ye günübirlik geçen turistlerin yıllık yaklaşık 900 bin, hava ve deniz yollarından ise 213 bin olduğunu ifade ederek, ülkeye kara kapılarından gelen turistlerin KKTC’de geceleme yapması için motive edecek çalışmalar yapılması gerektiğini kaydetti.

Söz konusu turistlerin ülkede geceleme yapması durumunda ekonomiye büyük katkısı olacağına işaret eden Uluçay, söz konusu yaklaşık 900 bin turist üzerinde çalışılması ve bunların en az yüzde 30’nun KKTC’de gecelemesini sağlamak durumunda ülkeye 81 milyon euro kazanç getirilebileceğine, bunun da Ercan Havalimanı ihalesine yaklaşık bir rakam olduğuna dikkat çekti.

Bunun içinde pazarlamanın çok önemli olduğunu ifade eden Uluçay, Avrupa’da “Kıbrıs’a gelin, ama Kuzey’de de geceleyin” denmesi ve pazarlamanın böyle yapılmasının sağlanması gerektiğini kaydetti.

Uluçay, bu konuda bir çalışmanın Türkiye ile de yapıldığını, az bir süre olsa da başarı sağlandığını anımsatarak, ancak Kıbrıs bir bütün olarak düşünülürse başarının daha çok yakalanabileceğine inanç belirtti.

Dinî ayinler, kültür gezileri gibi turizm çeşitliliklerinin artırılmasının da yabancı turistleri ülkeye çekeceğine inanç belirten Uluçay, turizm için çevrenin de büyük önem tuttuğunu, bu yüzden çevreye gerekli önemin verilmesi gerektiğini vurguladı.

Petrol Dolum Tesisi konusunun da artık gündemden çıkması gerektiğini söyleyen Uluçay, ülkeye zaman kaybettiren bu tip konulardan uzaklaşılması, ülke için daha önemli olan turizm gibi konulara eğilmeleri gerektiğini kaydetti.

Uluçay, turizm konusunda yapılması gereken birçok iş olduğunu ve gelir odaklı çalışılması gerektiğini, ciddi anlamda da potansiyel olduğunu ifade ederek, özellikle Güneyden Kuzeye geçen turistler üzerinde daha fazla çalışılmasını istedi.

Ekonomiye kalacak paranın büyük bir para olduğuna işaret eden Uluçay, 2013 yılında bu atılımı beklediklerini söyledi.

 

ALBAYRAK

CTP-BG Gazimağusa Milletvekili Arif Albayrak da, konuşmasına milletvekili koltuklarının boş olmasını eleştirerek başladı.

Albayrak, milletvekillerinin bu koltuklara gelmek için “kavga” verdiğini, ancak seçimi kazandıktan sonra buradan kaçmak için “can attığını” savundu.

Bugün önemli bir bakanlık olan Turizm Bakanlığı bütçesini görüştüklerini ifade eden Albayrak, bakanlık bütçesinin azlığından yakındı. Kültürün hayatın tümünü kapsadığını vurgulayan Albayrak, kültürünü koruyamayan toplumların kaybolup gittiğini, bu yüzden bölgelerde düzenlenen festivallerin kültürün yaşatılması açısından önemli olduğunu kaydetti.

Albayrak, ülke kültürünü yansıtan yemeklerin yapılmasının da önemli olduğunu ifade etti. Türkiye ile saygı ilişkisinden yana olduklarını, halkların birbirine ön yargılarının olmaması gerektiğini dile getiren Albayrak, halkları çatışmaya sürükleyen şeyin önyargı olduğunu kaydetti.

Arif Albayrak, ülkedeki kültürel varlıkların, sanat ve sanatçının korunması gerektiğini ifade ederek, güzel şeyler yapılması durumunda muhalefet olarak kendilerini kutlayacaklarını, ancak yanlış şeyler yapılırsa da eleştireceklerini dile getirdi.

Albayrak, kültür ataşesi olarak seçilen Türkiyeli sanatçı Necati Şaşmaz’ın önceki gün evlendiğini, yarın eşine ve kayınvalidesine de vatandaşlık verilebileceğini, VİP’in kullandırıldığını savunarak, bunların yanlış şeyler olduğunu söyledi.

“Kültür Sanat Kredisi” konusunun araştırılması gerektiğini, bunun bakanlığın görevi olduğunu ifade eden Albayrak, sanatçılara destek olunması, kendilerini geliştirebilmeleri için krediler sağlanması gerektiğini belirtti.

Turizm Bakanlığı kadrosunun iyi bir kadro olduğunu ifade eden Albayrak, açılışların vaktinde yapılmasının da bir kültür olduğunu, bu yüzden sergi gibi açılışlarda verilen saatlere uyulmasının bir kültür olduğuna dikkat çekti.

Albayrak, ülkede Akdeniz bölgesi için uluslararası bir mini bir ses yarışması yapılabileceğini, bunun yapılması durumunda büyük bir ses getireceğini ifade ederek, harcamaların her yere yapıldığını, buna da kaynak ayrılabileceğini kaydetti.

Devlet Tiyatrolarının da salonla ilgili sorunlar yaşadığını, ancak artık tiyatroların özerkleştirilmesi gerektiğini ifade eden Albayrak, tüm tiyatroların bir çatı altında toplanmasının önemine vurgu yaptı.

Kültür Dairesinin güzel işler yaptığını ancak geçen aylarda yapılan tiyatro oyun yazma yarışmasında bazı verilen eserlerin değerlendirilmediğini anımsatan Albayrak, “Bu güzelliğe böyle bir gölge düşmesini istemezdim” dedi.

Albayrak, sanatçılara uygulanan vergilere de dikkat çekerek, üretime katkı yapılması gerektiğini, ancak en azından sanatçılardan alınan vergilerin yeniden sanatçılara katkı yapılması için kullanılmasını beklediğini kaydetti.

Derneklere yapılan yardımların yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Albayrak, ayrıca yollardaki tabelalara köylerinin Rumca isimlerinin yazılmasını talep etti.

Bakanlığın kültürü yansıtan kitapları desteklemesi gerektiğini ifade eden Albayrak, eski eserler, turizm konularına değindi, çevre kirliliğine dikkat çekti.

SİBER

CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Sibel Siber de, sağlık ve çevre konuları üzerinde durarak, sağlık ve çevrede devlet politikası oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Siber, sağlık ve çevrenin birbirini tamamladığını, sağlıklı bir çevrede yaşamanın herkesin Anayasal hakkı olduğunu ifade ederek, çevre temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti. Sağlık ve çevrede hatanın kabul edilemeyeceğini, bu yüzden bilinç ve duyarlılığın büyük önem taşıdığını ifade eden Siber, çevre temizliğinin hava temizliğine de olumlu etki yaptığına işaret etti.

Çevre Bakanlığının diğer ilgili bakanlıklarla birlikte işbirliğinde çalışarak çevre temizliğini sağlaması gerektiğini, bunun topluma güven sağlayacağına dikkat çeken Siber, vatandaşların evlerine götürdüğü sebze ve meyvelere karşı da güvenin sağlanacağını kaydetti.

Son zamanlarda artan kanser vakalarının da çevreden yani hava, su, meyve ve sebzeden meydana geldiğini savunan Siber, çevre temizliği üzerinde önemle durulması gerektiğini, aksi halde ülkeye turist bile gelmeyeceğini vurguladı.

Çevrenin korunması için bakanlığa büyük bir görev düştüğünü vurgulayan Siber, çevreye sadece ilgili bakanlığın değil tüm bakanlıklar tarafından gerekli önemin verilmesi gerektiğini, özellikle elektrik santraline filtrenin takılması gerektiğini kaydetti.

Siber, toplumun Petrol Dolum Tesisini de ülkede istemediğini, buna “Hayır” dediğini ifade ederek, sivil toplum örgütlerinin konu ile ilgili açıklamasını okudu. Siber, çevreye gelecek nesiller için sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

 

EKENOĞLU

CTP-BG Güzelyurt Milletvekili Fatma Ekenoğlu da, ülkeye 10 ayda bir milyona yakın turist geldiğini, bunların kaçta kaçının ülkeye ne kadar katma değer sağladığının, kaçta kaçının casinolara geldiğinin belirlenip belirlenmediğini sordu.

Ekenoğlu, turizme diğer sektörlerin de katılması gerektiğini, sadece kumar turizmi yapılmaması gerektiğini ifade ederek, otellerde yerli ürünlerin kullanılmasını istedi.

Örneğin patates ve taze portakal suyunun kullanılmasının otellere şart koşulması gerektiğini savunan Ekenoğlu, turizmin ekonominin lokomotif sektörü olduğunu, bu yüzden istihdamın da teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti.

Ekenoğlu, KKTC’nin turizm ülkesi olduğunu, bunun da bir avantaj olarak kullanılması gerektiğini ifade ederek, bakanlığın tümüyle çevreyi kirletecek yatırımlara karşı durması gerektiğini vurguladı.

CMC’nin Akdeniz’in en büyük çevre kirliliği olduğunu, ancak temizlenemediğini, yağışlar sonrası denizin hala daha kızardığını ifade eden Ekenoğlu, oralarda üretim yapıldığını, balık tutulduğunu, insanların kanser olduğunu anlattı.

Ekenoğlu, bunu görerek ülkeyi kirletecek kirli yatırımlara yasak getirilmesi gerektiğini ifade ederek, bakandan bu konuda Bakanlar Kurulunda karşı durmasını beklediğini söyledi.

Avrupa’da bisiklet ve elektrikli araçlara yönelmeler olduğunu, elektrikte doğa dostu elektrik üretmeye başladıklarını anlatan Ekenoğlu, ülkede bu konularda çok hassas olunmasını istedi.

KKTC’de eko turizmin ön plana çıkarılması gerektiğini, deniz hava güneş kum, başka ülkelerde tükenen bitki örtüsü, medoş laleleri, orkideler, deniz canlıları ve benzeri şeylerle ülkeye turist çekilmesi gerektiğini belirten Ekenoğlu, dini turizmde ise Şeyh Nazım’ın önemli bir yer tuttuğunu, Lefke’ye üniversiteden daha çok çekim yaptığını, çok sayıda turistin geldiğini, bu yüzden “Allah uzun ömürler versin” dediği Şeyh Nazım’ın bir zaman kabrinin Lefke’ye yapılması gerektiğini ifade etti.

Ekenoğlu, ülkede çevre temizliği için yasaların çalıştırılması gerektiğini de ifade etti. Adada yapılan askeri tatbikatların da çevre ve doğa için yapılmaması gerektiğini, bu konuda Cumhurbaşkanı ile hükümetlere görevler düştüğünü dile getiren Ekenoğlu, tarım sektöründe kullanılan tarımsal ilaçlar için de önlem alınmasını istedi.

 

FELLAHOĞLU

CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Kadri Fellahoğlu da, önce çevre konusuna değinerek, hükümetin ilk olarak Petrol Dolum Tesisinden vazgeçmesini istedi ve projeye yönelik eleştirilerde bulundu.

Fellahoğlu, bu projeyi “ülkeye ihanet” olarak niteleyerek, ülkede tüm kesimlerin bu tesise karşı olduğu, ama bu konuda niye ısrar edildiğini anlayamadığını dile getirdi ve “bu lekeyi ülkeye sürdürtmeyeceklerini” kaydetti.

Ülkede çarpık bir yapılaşma olduğunu, çevre kirliği ve görüntü kirliliği yarattığını, bu yüzden bölgelere göre planlama yapılması gerektiğini ifade eden Fellahoğlu, anız yakılmasının ise çevre ve insan sağlığı için durdurulması gerektiğini anlattı.

Fellahoğlu, LTB’de yaşanan olayların çevreyi kirlettiğine işaret ederek, Lefkoşa’da yaşanan olaylar için “yazıklar olsun” ifadesini kullandı.

Koruma alanı ilan edilen bir bölgede konser yapılmasının planlandığını, ancak bunun yanlış olacağını, Teknecik Elektrik Santraline filtre takılmasının şart olduğunu fakat özelleştirilmesi düşünüldüğünden takılmadığını savunan Fellahoğlu, konuşmasında turizme de değindi.

Fellahoğlu, ülkeye charter seferlerle gelen turistin çarşıya çok bir şey bırakmadığını, çünkü her şey dahil olarak geldiğini, bu yüzden otele girip çıktığını savundu. Kumar için adaya gelenlerin de çarşıya bir şey bırakmadığını öne süren Fellahoğlu, KTHY’nin kapatılmasının da turizme olumsuz etkisinin olduğunu, pahalılaşmayı getirdiğini ve güneyin tercih edilmesinin sağlandığını savundu.

Bu yüzden charter değil tarifeli seferlere geçilmesi gerektiğini ifade eden Fellahoğlu, Bafra Turizm Bölgesinde yer alan ancak bugüne kadar tesisleri yapmayan şirketlerin aldıkları yerleri geri vermesi gerektiğini çünkü aradan 12 yıl geçtiğini fakat bir yatırım yapılmadığını dile getirdi.

Fellahoğlu, ülkenin görsel bakımdan büyük bir çevre kirliliği yaşadığını, LTB’nin bunu artırdığını ifade ederek, bakanlığın çevreye daha çok önem vermesi gerektiğini, çevreyi daha da kirletecek tesislerden vazgeçilmesinin şart olduğunu kaydetti.

 

EMİROĞLULARI

TDP Gazimağusa Milletvekili Mustafa Emiroğluları da, ülkenin UBP hükümeti tarafından iyi yönetilmediğini, ülkede bir çok sorun olduğunu ve sorunların bir yumak halinde devam ettiğini savundu.

Emiroğluları, ülke turizminin teşvik ve reklam çalışmaları ile iyi bir noktaya geldiğini, ancak ülkedeki turizmin kumar turizmi haline geldiğini savunarak, kumarhanelerin olduğu yerlerde fuhuş ve uyuşturucunun da olacağını iddia etti.

Ülkede gerçek turizm ve gerçek turisti yakalamak istediklerini ifade eden Emiroğluları, ülkede ekonomik krizler yaşanırken Başbakan Küçük’ün ekonomik krizde olan Rum tarafına borç vermekten bahsettiğini ifade ederek, bunu eleştirdi.

Bafra’da yapılmayan projeleri anlatan Emiroğluları, bölgede çalıştırılamayan bir atık su tesisi bulunduğunu ve atıkların denize akıtıldığını savundu.

Ülke turizminin gerçek turizm üzerinden geliştirilmesini isteyen Emiroğluları, KTHY’nin kapanmasının da ülke turizmini etkilediğini ifade etti. Yeni havayollarının kurulacağının söylendiğini ancak sözde kaldığını savunan Emiroğluları, Karpaz’da yollara çıkan eşeklere de çözüm bulunmasını istedi.

Emiroğluları, Turizm Tanıtım Fonu ile ilgili sorduğu sorulara yanıt istediğini, kimsenin töhmet altında kalmaması için bu harcamaların nerelere yapıldığının açıklanması gerektiğini ifade ederek, harcamaları tek tek ele aldı ve değerlendirmeler yaptı.

Petrol Dolum Tesisi hakkında bilgi isteyen Emiroğluları, ülkede tarihe sahip çıkılmadığını, çevre temizliği bilincine bir türlü ulaşılamadığını, Gazimağusa’da kanalizasyon sorunu yaşandığını, belediyenin çalıştığını ancak devletin de sahip çıkması gerektiğini ifade etti.

Emiroğluları, turizmin ülkede kumara dayalı olduğunu, Gazimağusa’da devlete ait iki adet otel bulunduğunu, ancak atıl durumda olduğunu, Gazimağusa Surlariçine üç tane butik otel yapılması gerektiğini ifade ederek, Gazimağusa’da arzusunun; tarihinin, denizinin ve güzelliğinin turistler tarafından kullanılması olduğunu kaydetti.

Emiroğluları, hellim, reçel, zeytin ve bal gibi yerel ürünlerin desteklenmesinin sözde kaldığını, bu gibi ürünlerin teşviklendirilmesi gerektiğini söyledi.

Meclis Genel Kurulu, bütçe görüşmelerine Pazartesi günü devam edecek.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

"ERTELENEN HER SORUN DAHA DA BÜYÜYOR"

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık