Ana Sayfa Siyaset Garantörlük kırmızı çizgi

Garantörlük kırmızı çizgi

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümüne ilişkin olarak müzakerelerin en geç mayıs ayında yeniden başlaması gerektiğini söyledi.

Giriş Tarihi: 8 Nisan 2013 Pazartesi 07:27
Garantörlük kırmızı çizgi

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye’nin garantörlüğünü içermeyen bir anlaşmanın mümkün olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı, Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümüne ilişkin olarak müzakerelerin, en geç mayıs ayında yeniden başlaması gerektiğini ifade etti.


Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kathimerini gazetesine verdiği özel mülakatta, yeni çabanın, sıfır zeminden başlamasının da mümkün olmadığını dile getirirken, Kıbrıs sorununda bir çözüme, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasaidis ile daha kolay varabileceği değerlendirmesinde de bulundu.


Cumhurbaşkanı Eroğlu mülakatta ayrıca Kıbrıs Türk tarafı için Türk garantörlük konusunun olmazsa olmaz olduğunu yineledi.


Eroğlu Kıbrıs doğalgazının Avrupa’ya Türkiye üzerinden taşınması yönündeki düşüncesini de dile getirdi.


Kathimerini gazetesi Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun mülakat haberini, “Derviş Eroğlu Kathimerini’ye Konuştu- Müzakereler En Geç Mayıs’ta, Anastasiadis ile Bir Çözümü Daha Kolay Bulabiliriz, Daha Önceki Süreci Görmezden Gelmemeliyiz, Kıbrıs Türk Tarafı İçin Türk Garantileri Kırmızı Çizgi” başlıklarıyla aktardı.



Anastasiadis ile daha kolay

 

“Nikos Anastasiadis’in Rum Yönetimi Başkanlığı görevine seçilmesi ve de Eroğlu’nun kendisi tarafından Anastasiadis’in seçilmesine ilişkin dile getirilen düşünceleri ile bu düşüncelerde yer alan çekincelerin ve geleceğe ilişkin beklentilerinin” sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum Başkanlığı makamına seçilmesinden önce Anastasiadis’i tanıma(tanışma) fırsatına sahip olduğunu, Anastasiadis’in ayrıca Glafkos Klerides’in düşünce akımından olduğunu belirterek, Anastasiadis’in zaman zaman Klerides ile bir araya geldiğini ve bu görüşmelerde görüş alış verişinde bulunduklarına inandığını söyledi.


Kişisel olarak, Kıbrıs sorununda bir çözümü Anastasiadis ile daha kolay bulabileceklerine inandığını söyleyen Eroğlu, Anastasiadis ile son zamanlarda yaptığı görüşmelerde, gelecekte daha iyi işbirliği yapan bir liderle işbirliği yapma olanağına sahip olacağı izlenimini şekillendirdiğini ifade etti. Eroğlu sözlerinin devamında, bu tahminin gelecekte yalan çıkmayacağına ilişkin inancını da dile getirdi.

 

“Annan planını kabul etmişti”


Anastasiadis’in, geçmişte, Annan planını kabul ettiğini anımsatan Eroğlu, ancak Anastasiadis’in, seçim kampanyası sırasında Helenizmin ret ettiği bu planı yeninde görüşmesinin söz konusu olmadığını dile getirdiğini, bu tutumunun da, Kıbrıs sorununda yeni bir dönemin başlangıcında olduklarını kendilerine gösterdiğini söyledi.


Eroğlu açıklamasının devamında, kısa bir süre önce kesilen, bir müzakere sürecinin var olduğunun da görmezlikten gelinmemesi gerektiğini ifade etti.


Müzakerelerin yeniden başlamasının hemen ardından bu sürecin sonuçlarını ele alacaklarına inandığını söyleyen Eroğlu, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’in kendilerine, son müzakerelerin sonuçlarının görmezlikten gelinmemesi gerektiğini vurguladığını da ifade etti.


“Anastasiadis ile olan dostluk ilişkilerinin, yeni bir müzakere dönemine olumlu katkı sağlayıp sağlamayacağı” şeklindeki bir soru üzerine Eroğlu, seçimlerin hemen ardından Anastasiadis’i arayarak tebrik ettiğini ve uzun yıllardır adayı meşgul eden bu sorununun çözümlenmesi zamanın geldiğini kendisine söylediğini belirtti.


Eroğlu, Anastasiadis’in, kendisine, Kıbrıs Rum tarafının ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu ve görevinin ilk başında çabalarını bu konuya yoğunlaştırmaya mecbur olduğunu söylediğini ifade etti.


Eroğlu, her durumda kendisinin, müzakerelerin yakın gelecekte başlaması inancını da vurguladığını belirtti.



“Müzakereler gecikmemeli”


“Müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik olası bir tarihin görüşülüp görüşülmediği” sorusu üzerine Eroğlu, kendi görüşünün, gelecek iki veya üç ay içerisinde müzakerelerin yeniden başlaması gerektiği şeklinde olduğunu, bunun aksi durumunda, zaman ilerledikçe iki halkın çözüm perspektifinden uzaklaşacağını dile getirdi.


Eroğlu açıklamasının devamında, müzakerelerin başlamasını gelecek yıla geciktirme ayrıcalığına da sahip olmadıklarını, bu şekilde çabalarının sabote edileceğini belirterek, bu nedenle müzakerelerin en kısa zamanda başlaması gerektiğini söyledi.


“Sözlerinden, müzakerelerin en geç yaza kadar başlamasından yana olduğunun anlaşıldığı” şeklindeki değerlendirme üzerine Eroğlu, müzakerelerin en geç Mayıs ayında başlaması gerektiğini ifade etti.


Kıbrıs Rum basının, müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin olası tarihi Eylül olarak verdiğini bildiğini ifade eden Eroğlu, bu görüşe katılmadığını, üstelik Downer’in Nisan ayında Ankara ve Atina’da temaslarda bulunacağını söyledi.


“Toprağı konuşmadık”


“Tecrübeli siyasetçilerden birisi olduğu ve 2010 yılından beridir Kıbrıs Türk toplumunu temsil ettiği vurgulanarak, diplomatik ve teknik ayrıntılara girildiği zaman, Kıbrıs sorunun mevcut aşamasında hangi büyük sorunlarla karşılaşıldığı ve hangi temel konulara yapışılıp kalındığı” şeklindeki bir soru üzerine Eroğlu, Toprak konusunun bugüne kadar ayrıntılı bir şekilde ele alınmadığını, bu alanda sorunlarla karşılaştıklarını belirtti.


Kıbrıs Rum tarafının, büyük bir toprak parçası istediğini ifade eden Eroğlu, Kıbrıs Rum tarafının, böyle bir talebi ortaya koyarken, bazı çözümlerin teminat altına alınması durumunda bu tutumun sorunlar yaratabileceğini bilmesi gerektiğine vurgu yaptı.


Eroğlu, çözümün, sadece bir tarafın talepleri temelinde sağlanmasının mümkün olmadığını, çözümün, iki tarafın tezleri ve talepleri temeline dayalı olması gerektiğini söyledi.


Kıbrıs Türk tarafının, daimi ve yaşayabilir bir anlaşmadan yana olduğunu belirten Eroğlu, “ yaşayabilir olmayacak bir anlaşmanın ne anlamı olabilir?” şeklindeki soruyu da sordu.


Eroğlu sözlerinin devamında, bu adada Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların yaşadığını, bu gerçeğin herkes tarafından kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

 

“Ercan’a karşılık Maraş”


“Kıbrıs Rum tarafında, Mülkiyet ve Toprak konusunun Maraş ile ilişkilendirildiğinin ve Rum Yönetimi eski Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, kendisini (Eroğlu’nu), Maraşlıların geleceğine ilişkin öneriyi ret etmekle suçladığının anımsatılması ve de Maraş’ın Kıbrıs Türk tarafının kırmızı çizgileri dahilinde olup olmadığının sorulması üzerine” Eroğlu, kendisi Başbakan, Denktaş’ın da Kıbrıs Türk toplumu lideri iken, Tasos Papadopulos’un başkanlığı döneminde, iyi niyet önerisi sunduklarını, bu öneriyi bir öğlen sunduklarını, aynı günün akşamında ise diğer tarafın olumsuz yanıtını aldıklarını anımsattı.


Bu öneriye değinen Eroğlu, burada, Ercan Havalimanı’nın uluslararası havalimanı şeklinde hizmet vermesi karşılığında Maraş’ın iadesinin öngörüldüğünü anımsattı.


Eroğlu, bugün ise Maraş’ın, bütünlüklü bir çözümün parçası olduğunu düşündüklerini, bu nedenle Hristofyas’ın önerisini ret ettiklerini, üstelik Hristofyas’ın önerisinin kendi önerilerinden çok daha farklı olduğunu söyledi.


Bir başka soru üzerine Eroğlu, Maraş konusunun, bütünlüklü bir çözümün parçası olması gerektiğini yineledi ve Kıbrıs sorununun küçük tavizlerle çözülmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık