Ana Sayfa Kültür & Sanat Gönüllü turizm elçimiz Ümit Silman

Gönüllü turizm elçimiz Ümit Silman

Bugüne kadar 128 ülke gezen, Leymosun doğumlu Ümit Silman gönüllü turizm elçimiz oldu.

Giriş Tarihi: 15 Nisan 2013 Pazartesi 14:26
Gönüllü turizm elçimiz Ümit Silman

Ada: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

 

Ümit Silman: 9 Aralık 1946 tarihinde Leymosun'da doğdum. Oradaki 19 Mayıs Lisesi'ni bitirdim. Savaş dönemi sırasında eğitimimi tamamladım. En büyük hedefim İstanbul'a gidip orada yüksek tahsilimi tamamlamaktı, ancak Rumların ambargosu dolayısı ile tek çıkış yolu İngiltere oldu. O zamanlar sadece İngiltere'ye çıkış için izin veriliyordu. Annem Sahure Silman, Sedat Simavi İlkokulu öğretmeniydi. Babam Hüseyin Cahit (Cümbezli) Arnavut Camisi imamıydı. Ailemin diğer fertleri iki abim ise Ankara'da yüksek tahsil öğrenimi görmekteydiler...

 

Ada: İlk seyahatinizi anlatır mısınız?

 

Ümit Silman: Eğitim için o zamanlar Londra'ya gelinirdi, 20 Haziran 1965 tarihinde Jat adlı Yogoslav gemisi ile Limasol'dan ayrıldım. İlk durağımız Girit'in Kandiye (Heraklion) Limanı oldu. 8 saat orada kaldık, ve bütün şehri güzelce gezdim. Ertesi gün Yunanistan'ın Pire Limanı'na uğradık, 12 saat orada kaldık, Atina'yı gezme fırsatı buldum. Orada Akropol Tepesi'ne çıktım. Atina'yı karış karış gezdim. Daha sonra Korent Kanalı'nı geçerek Adriyatik Denizi'ne ulaştım, Yugoslavya'nın Zagreb şehrine ulaştık.  Orada 12 saat kaldık, bunu fırsat bilerek Zabreg şehrini gezdim. O zamanlar Yogoslavya'da yönetimde Tito vardı. Seyahatimiz daha sonra Venedik'te sona gerdi. Venedikte yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum...

 

Bir restaurantta spaghetti yemeye karar vermiştim, siparş verdim... garson yemeğimi getirdi... bende bir panik ve bir heyecan, bütün çatal ve kaşık ne varsa hepsini yere düşürdüm.... spaghettiler ağzımda kaldı. Tüm bunlar yaşanırken yemeğimi nasıl yeyeceğimi düşündüm... o anda aklıma çantam geldi ve içerisinden hiç kullanmadığım bir makasımı aldım. Ağzımda kalan makarnaları makas yardımı ile kesip yedim. Bunu gören İtalyan garsonlar resmimi çekti. Hatta şef garson gelip beni tebrik etti ve ilk kez makas ile spaghetti yiyen birini gördüm dedi.

 

Bu komik anımdan sonra yolculuğa devam ettim. Paris üzeri Londra'ya ulaştım. Böylece ilk gezim tamamlanmış oldu.

 

Ada: Seyahat tutkunuz nasıl başladı?

 

Ümit Silman: Limasol bir liman şehri olduğu için en büyük zevkim limana gidip turistleri imrenerek seyrederdim. Keşke derdim... bende turist olup onlar gibi gezeyim... birde okulda en sevdiğim ders coğrafya ve tarih dersleriydi. Yeni yeni ülkeler görmek, tarihini yerleri keşfetmek benim en büyük tutkumdu. Gezi tutkum ilk Londra seyahatim ile birlikte böylece başladı.

 

Ada: Londra'ya geldikten sonra neler yaptınız?

 

Ümit Silman: İngilizce eğitim hayatıma başladım, bu geçimimi sağlamak için çalışıyordum. İngilizce argo kelimelerini pek bilmediğimden bir anımı sizlerle paylaşmak isterim.

 

Strand şehir merkezinde bir barda barmenlik yapıyordum, İngiliz bir vatandaş gelip where is Loo (argoda tuvalet demek)  dedi, ben Zoo (hayvanat bahçesi) anladım. Çalıştığım yerde dört tuvalet vardı, ama adama karşıya geç 74 numaralı otobüs seni istediğin yere götürür dedim! bu konuşmadan sonra müşteri baş barmeni çağırdı, bu barmen küçük abdest için beni Regent's Park bölgesine gönderiyor, büyük abdest için Amerika'ya mı gitmem gerekiyor dedi.

 

1968 senesinde İzmir'li bir arkadaşın sayesinde arabası ile Türkiye'ye gittik. İzmirli arkadaş bize dedi ki, bir yerde kahvaltı sipariş edin ben geliyorum dedi. Bana refakat eden 3 arkadaş daha vardı, hepimiz Kıbrıslıydık. Garson siparişlerimizi aldı, bize "melada yumurta" getir dedik, 5-6 tane "çakıstes" ve 5-6 tanede "gabira" getir dedik, adam tuhaf tuhaf bize baktı,

 

- Siz Türkçe biliyormusunuz dedi?

 

Bu olay yaşanırken İzmir'li arkadaş yardımımıza yetişti ve kahvaltı siparişimizi verebildik. Edirne'de Selimiye Camii görme fırsatı bulduk, ama camiye girmeden önce bir tuvalete girdim, adam para alacak...

 

- Bana dedi büyük mü küçük mü? (İngiltere'de tuvaletlerde para alınmaz)

 

Bende cevap olarak

 

- Ayıp değilmi sana dedim, sanene herkesin şeyinden... gelde ölç dedim!

Adam cevap olarak görevim, bilmem lazım abi dedi... ona göre para alacağım...

 

İstanbul, Ankara ve Bursa illerini karış karış gezdim. Bir ay boyunca bu bahsettiğim illeri görme fırsatı yanında, kardeşlerimi de gördüm. Annem ve babam Kıbrıs'tan Ankara'ya geldi... orada hepsiyle buluştuk. Bir ay sonra Londra'ya geri döndüm.

 

Devam edecek...

 

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık