Ana Sayfa Kültür & Sanat Güzelyurt'taki Aziz Mamas, Şammas Baba oldu

Güzelyurt'taki Aziz Mamas, Şammas Baba oldu

Güzelyurt’ta adına kilise bulunan Aziz Mamas’ın türbesinin Türkiye Aksaray’da olduğu haber verildi. Anadolu Ajansı tarafından hazırlanan özel habere göre, Hristiyanların “Aziz Mamas” diye bildiği din adamının, Müslümanlarca da “Şammas Baba” diye bilindiği kaydedildi.

Giriş Tarihi: 22 Aralık 2012 Cumartesi 18:15
Güzelyurt'taki Aziz Mamas, Şammas Baba oldu

Habere göre, Aksaray'da Hristiyanların ''Aziz Mamas'', Müslümanların ise ''Şammas (Şambaz) Baba'' olarak bildikleri kişinin türbesinde her iki dinin mensupları da dua ve ibadet ediyor.

 

Aksaray'a bağlı eski adı Mamasun olan Gökçe köyündeki, bir kısmı kaya oyma olan ve mimarisiyle Kapadokya'daki kiliselerin özelliğini gösterse de bugün türbe olarak düzenlenmiş yapının farklı din ve mezheplerden ziyaretçileri eksik olmuyor.

 

Hristiyanlar, türbede yatan kişinin M.S. 3. yüzyılda Kapadokya'da yaşamış Aziz Mamas olduğunu düşünürken, yöredeki Müslümanlar ise aynı yerde Şammas (Şambaz) Baba isimli bir Müslüman ermişinin yattığına inanıyor.

 

Ortodoks Hristiyanların Aya Mama olarak da adlandırdığı kişi hakkında pek çok rivayet bulunuyor. Avrupa'da özellikle Yunanistan, Fransa ve Kıbrıs Rum Kesimi'nde çok bilinen, adı bazı kiliselere ve küçük yerleşim yerlerine verilen Aziz Mamas'ın Kapadokya'nın Arkhelais (Aksaray) sınırları içerisindeki Hasan Dağı'nın eteklerinde yaşadığı belirtiliyor.

 

Rivayetlerde, bu kişinin beslediği koyun ve keçiler ile ehlileştirdiği geyik gibi vahşi hayvanlardan elde ettiği sütlerle peynir, yoğurt yapıp fakir insanlara dağıtarak, etrafındakilere Hristiyanlığı sevdirmeye çalışmış bir çoban olduğu aktarılıyor.

 

MUM İZLERİ İLE SARIK BİR ARADA


İstanbul'daki Aya Mama deresinin isminin de kaynağı olduğu düşünülen Aziz Mamas'ın mezarı, daha çok geçmişte bu bölgeden göç eden Hristiyanların torunları tarafından ziyaret ediliyor.

 

Hristiyanlarca kutsal sayılan Aziz Mamas'ın yattığı yer, mimarisi ile eskiden kilise olarak kullanıldığı düşünülse de bugünkü durumuyla Müslüman bir din büyüğünün türbesinden farksız. İki odadan oluşan yapının, büyük odasında kayaya oyulmuş bir bölme içinde yer alan mezarın önündeki duvarda Hristiyanların yaktığı mumların izleri göze çarparken, taşlarla örülmüş lahdin üzerinde ise yeşil örtü ve sarık dikkati çekiyor.

 

Akıl hastalığı olanların burada bir gece geçirince tedavi olduğuna inanılması nedeniyle türbede daha önce kalan kişilere ait Kur'an-ı Kerim, yatak, battaniye, tespih ve mutfak eşyaları da bulunuyor.

 

Mezarın iki yanında, tedavi olması istenen kişilerin kaldığı kaya oyma küçük gizli bölmeler yer alıyor. Müslümanlar Şammas Baba olarak bildikleri kişinin türbesine dua etmek ve namaz kılmak için geliyor. Köylüler, türbenin yakın zamana kadar mescit olarak da kullanıldığını belirtiyor.

 

Müslümanların ve Hristiyanların farklı isimlerle anarak saygı gösterdiği türbenin kapısı ise herkesin ziyaret etmesi, hatta gecelemesi için sürekli açık tutuluyor. Türbe duvarına kazınmış 1800'lü yıllara ait tarihler de göze çarpıyor.

 

Köylülerin Şammas Baba olarak andıkları kişi hakkında ise çok fazla bilgi bulunmuyor. Yakın köylerde yaşayanlar zaman zaman türbenin yanında kurban kesip dağıtıyor.

 

Köy Muhtarı Ramazan Erginer, Şammas Baba'nın yörede yaşamış Müslüman bir ermiş olduğuna inandıklarını, bu kişinin gündüzleri Hristiyanlara, akşamları ise Müslümanlara ders verdiğinin rivayet edildiğini söyledi.

 

Türbede yatan zata kendileri kadar Hristiyanların da sahip çıktığını belirten Erginer, ''Onlar Aziz Mamas diyor, Biz Şammas Baba. Bizim için de Hristiyanlar için de kutsal'' dedi.

 

TÜRBEDEKİ KEMİKLER ÇALINDI


Akıl hastası olanların genellikle perşembe günleri gelip gece burada kaldıklarını anlatan Erginer, şunları kaydetti:

 

''Genellikle yurt dışından Rumlar geliyor. Mum yakıyorlar. Dua ediyorlar. Daha çok onlar sahip çıkıyor. Biz de gelip duamızı ediyoruz ve namaz kılıyoruz. Kabrin üzerinde iki insan kemiği ile bir de geyik kemiği vardı. Buraya gelen birisi götürmüş. Şu anda o kemikler yok. Kimin aldığını bilmiyoruz. Jandarmaya haber verdim, tutanak tutturdum. Jandarma kemikler bulunursa teslim edileceğini söyledi ama bulunamadı. Kabrin üzerindeki taşların altındaki bu kemikler bu zata mı ait yoksa başka bir yerden mi geldi bilmiyoruz. Taşlarını söküp kemikleri almışlar.''

 

TAK

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

UKÜ 1. Bilim-Kültür-Sanat günleri başlıyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık