Ana Sayfa Yurt Hayvancılar eylem hazırlığında

Hayvancılar eylem hazırlığında

“Dayanacak gücümüz kalmadı” diyen hayvancılar, artık bıçağın kemiğe dayandığını belirterek, şok eylemler konusunda uyarı yapıyor:

Giriş Tarihi: 29 Kasım 2012 Perşembe 10:31
Hayvancılar eylem hazırlığında

Serhat İNCİRLİ - Ayşe BULUT

 

Kıbrıslı Türk hayvan yetiştiricileri, yeme gelen zamdan dolayı çok ciddi zarara uğradıklarını ve hayvanlarına bakamaz duruma geldiklerini belirterek, hükümetin en kısa sürede önlem almaması halinde inanılmaz eylemlerin gündeme geleceğini söylüyor ve bu eylemlerin ‘acılı olacağı’ uyarısında bulunuyor.


Hayvan yemlerine zam yapılırken, süt fiyatının aynı yerde saydığını, ayrıca teslim edilen ürün bedelinin zamanında ödenmediğini belirten hayvan üreticileri, sabırların tükendiğini ifade ediyor. Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları da “Artık bizimle dalga geçemeyecekler” diyerek, hükümeti bir kez daha uyarmak istediklerini söylüyor.


KIBRIS ekibi, Karpaz’dan Güzelyurt bölgesine kadar çok sayıda hayvancı ile görüşerek, yaşanan sıkıntılarla ilgili bilgi aldı.


Hayvancılar, arpa ve yem fiyatlarına “Mart 2013’e kadar yapılmayacak” dendiği halde zam yapılmasını eleştirirken, hükümeti suçladı.


Hayvancılar, “evimize ekmek götüremiyoruz, diyelim ki biz idare ettik, hısımda, akrabada, annemizde, babamızda karnımızı doyurduk; peki hayvanımıza nasıl yem alalım?” sorusunu sorarken, Kuzey Kıbrıs’ta bankalara borcu olmayan hayvancı kalmadığına da dikkat çekti.



Hayvancı ne diyor?

 

Mustafa Naimoğluları (Hayvancılar Birliği Genel Başkanı):


“Bizimle 20–22 gündür dalga geçiyorlar. Biz arpaya yapılan zammın geri çekilmesini talep ediyoruz. Hükümet, vatandaşın yediği hellimden, peynirden, nordan para kazanmamızı öneriyor. Bizim istediğimiz, son arpa zammının geri alınmasıdır. Arkadaşlarımızla görüşüyoruz. Bıçak kesinlikle kemiğe dayanmıştır. Bizimle dalga geçmeyi bıraksınlar. Eylem kararı alıp almayacağımızı, ne zaman ne yapacağımızı bu günlerde kararlaştıracağız. Artık kimse bizimle dalga geçemeyecek.”

 

Adil Onalt (Hayvancılar Birliği Genel Sekreteri – Mesarya):


“14 Ağustos’ta bir eylem yaptık. Orada başbakan tarafından aldatıldık. Bir sürü vaadler verildi, bir sürü yalanlar söylendi. Verilen sözler tutulmadı. Herkes sıkıntılıdır. Hayvancı zarar etmektedir. Evine ekmek götüremez haldedir. Arpa zammına karşılık süt fiyatı da artırılmalı. Mart 2013’e kadar arpa zammı yapılmayacak diye söz verilmişti. Ya sütün fiyatı da yükseltilir ya da bir başka tedbir alınır… Çocuklarımızın artık hayvancılıkla uğraşmasını kesinlikle istemiyoruz. Bu sevgi dolu işi bitirdiler… Bir kilo süt ile 2,14 kilo yem alırdık. Şimdi, bir kilo süt ile 1,30 yem alabilirsiniz. Bu UBP hükümetinin suçudur.”

 

Ahmet Bida (Güneşköy):


“26 yaşında ziraat mühendisiyim. Baba mesleği olarak hayvancılığa girdik. Gece gündüz çalışıyoruz. Cumartesi – Pazar demeden çalışıyoruz. Cebe bir kuruş para girmiyor. Hayvanlar da aç… Bu işe girdiğimiz için bin pişman olduk ama inatçıyız, sonuna kadar götüreceğiz…”

 

Cemal Darbaz (Güneşköy):


“Üç çocuk babasıyım. KIBRIS Gazetesi’ne bize ilgi gösterdiği için teşekkür ediyoruz. Umudumuz da kalmadı. Eylem yaparız, binlerce insanın önünde bize söz veren Başbakan, sözünü tutmuyorsa, kime güveneceğiz. Başbakan bize Mart 2013’e kadar arpaya zam yapılmayacağını açıkça söylemişti. Süte 9 kuruş zam yapacaktı ama büyük bir oyun oynandı ve sıcak süte 6 kuruş verdi. Bugün hiçbir hayvancı hayvanına yem veremez durumdadır. İmkanlar dahilinde saman, bala vermeye çalışıyoruz. Aldatıldık. Hayvan alımı yapılacak ve askere verilecekti. Bu da yapılmadı. Zaten bu ihaleyi de kaybettik. Bir önceki hükümet döneminde hayvanı askere biz satardık şimdi Türkiye Et Balık Kurumu aldı. Şimdi bizde hiç hayvan satışı yok… Yapılacak tek şey kaldı; eyleme gideceğiz, ve bu eylemi kanlı olarak yapacağız. Bıçak kemiğe dayandı. Elbette, mesela Lefkoşa Belediye çalışanları çok zordadır. Ama hayvancının durumu daha zordur. Ben aç kaldığımda, anneme babama, kardeşime gidip çocuklarımla bir tabak yemek bulabilirim. Ama açlıktan bağıran hayvanlarıma, bekleyin de sizi yemeğe götüreceğim diyemem. Ben hayvanlarıma sabah yemek vermezsem, bu demirleri kırıp ortalığı parçalarlar… Başbakan İrsen bey alsın hayvanlarımı bana da memurluk versin!”

 

Kemal Kılıç (Akçay):


“Başbakanımız senelerdir bu işlerin içindedir. Acaba bürokratlarında mı eksiklik var bilemiyorum, yanlış bilgi mi verirler kendisine, onu da bilemem ama bizim zararda olduğumuzu Başbakan biliyor... Dünya kadar yatırım yaptık. Bırakıp kaçamayız. Nereye kadar giderse götüreceğiz. Başka şansımız yok… Eylem gerekirse olacak. Sonuna kadar birliğimizin arkasındayız. Ekmek kavgamızdır bu kavga… Yarın öbir gün haciz gelecek bize hapse gireceğiz… ”

 

Ali Cafer (Güzelyurt):


“Ben Rum’da da işledim. Gavurdan bunlar daha ısgartadır. Gavur daha insandır. Bizim milletvekillerimize, bakanlara ellerine birer makas verecen açılış yapsınlar… Yem kalmadı… Ot yediririk ama silis yani ishal olurlar ve ölüller… Bu Güzelyurt bölgesinde ne fabrikalar, ne mallar tüketildi… Açık göz olan hayvanını satar ve cebine parayı koyarsa, kurtulacak… Aksi takdirde biz de hırsızlığa başlayacağız. Sen evinden ayrıldın, düğüne mi gittin? Biz de gidip o evi soyacayık! Bizi hırsızlığa teşvik ediyorlar… Bakkaldan alacayık, bakkalı dolandıracayık. Artık koptu. Bitti.”

 

Ömer Songelen (Yıldırım):


“Gideceğimiz yol belli. Sat, Rumlara git işle. O tarafta, Rum tarafında da iş kalmadı. Artık büyük ihtimal yarı ailemin bulunduğu İngiltere’ye gitmektir. Bir çocuğum var. Bu hayvancılık bize babadan kaldı ama ben asla çocuğumun bu işi yapmasını istemem…”

 

Fahri Darbaz (Güneşköy):


“Yöneticilerimiz, tarım bakanımız, müsteşarlarımız oturup çok iyi düşünüp yem fiyatı artışını ele alacaklar… Artık eyleme gidilecekse bilsinler ki kan akacak. Birilerine bir şey olacak. Sabahın dördünden akşama kadar hayvanların içinde uğraşıyoruz… Durup dururken bir torba yem pahalılaşır ve süt fiyatı, hayvan fiyatı aynı yerde sayarsa, hayvan kaçakçılığı önlenmezse bu iş çözülmez. Bu çözüm, tarım bakanlarının, müsteşarların elindedir… En kısa zamanda çözüm bulmaları gerekir. Eğer yemi pahalılaştırıyorsanız, sütü de pahalılaştıracaksınız… Kimseyi üzmek istemeyiz ama eylemimiz olursa çok sert olacak. Çözüm ellerindedir… Yapamazlarsa bu hükümetten çekilsinler… Geriye baktığımızda Önder Sennaroğlu döneminde şevk ile çalışırdık, cebimiz de para görürdü. Borcumuz çok fazladır. Memur değilseniz kredi de alamazsınız. Şu anda ortalama her hayvancının en az 50 – 60 bin TL borcu vardır. Tefecilerle ilişkisi olan çoktan bitmiştir… Günün sonunda galiba hepimiz oraya doğru gidiyoruz… Başbakan bize zam yapmayacağı sözünü vermişti. Süt parası 50 – 60 günde ödenir… Ya çare bulup koltuklarında oturacaklar, ya da biz çekeceğiz… Çünkü kavgamız sürecek, biz vazgeçmeyeceğiz.”

 

Mustafa Darbaz (Güneşköy):


“Mevcut politikalarla çözüm olmaz. Her şey kötüye gidiyor… Bir tarım ve hayvancılık ülkesiysek, bize neden destek verilmez? Herkes memur olamaz ki! Tarım politikaları bizi ne yapacağımızı bilmez hale getirdi… Hijyen dediler, soğuk sistem dediler. Her şeyi yaptık. İleriyi düşünerek bir şeyler yarattık. Projeler hazırladık. Büyük paralar borçlandık… Hala sistemimiz tamamlanmadı ansızın birileri çıktı ve mahvolmamız için uğraşıyor… Bir başbakan bize söz verecek, hepsi yalan çıkacak. Başbakana inanmazsak kime inanacağız bu ülkede? Bize desinler ki hayvancılıktan vazgeçin. Bırakalım bu işi. Açık açık söylesinler. Her gelen bir şey söylüyor, daha fazla borca gömülüyoruz… Bütün hayvanları satsak borcumuzu ödeyemeyiz. Sıkıntısı olmayan hayvancı yoktur. Evine ekmek parası götürebilen tek hayvancı yoktur.”

 

Niyazi Kocaman (Güzelyurt):


“Evli ve bir buçuk yaşında bir kız çocuğu babasıyım. Şu anda tüm hayvanlarımı satsam, borcumu ödeyemem. Bir torba yem, 36 TL’den 41 TL’ye çıktı. Biraz önce karım aradı. Çocuk bez ister, mama ister, yemek ister… Cebimde 5 TL kaldı. Siz söyleyin ne yapayım? Darmadağın olduk… Bir hayvancıya 9 kuruş kilosuna ödenir ötekine 6 kuruş… Başbakanımız verdiği sözlerin arkasında durmadı. Ekim zamanıdır, tarlaları ekemedik. Mazot alamıyoruz. Çok perişan durumdayız… Eylem yapmak dışında şansımız kalmadı, ok yaydan çıktı…”

 

Bayram Çelik (Karpaz):


“Hayvancı zorda. Süt parası ayni yerde sayıyor ancak yeme günden güne zam yapılıyor. Yemin çuvalı 37 TL’ydi. Birkaç gün önce 41 TL oldu. Bir anda yeme 4 TL zam yaptılar. Ancak süt paraları ayni yerde sayıyor ve gününde de ödenmiyor. Hayvancılık yaparak üniversitede çocuk okutmaya çalışıyoruz. Böyle giderse hayvancı iflas edecek. Hatta çoğu etti bile. Ortada bir hükümet yok. Herkes kendi derdine düştü, bizi düşünen yok. Başbakan ve bakanlar ekonominin iyiye gittiğini söylüyorlar. Karpaz’a gelip Karpaz halkının, hayvancısının durumunu gördüler mi merak ediyorum!”



Ali Karaman (Karpaz):


“Kasap kuzunun okkasını 10 TL den alıyor. Devletten aldığımız arpanın kilosu 60 kuruşu geçiyor. Bir çuval yemin torbası 45 TL oldu. Bakanlar Kurulu her şeye zam yapıyor. Peki niye hayvan alımına da bir zam yaparak fiyat belirlemiyorlar.  Süte zam yok, yeme arpaya zam var. Hayvancıyı düşünen yok. Kasaba gittiğinde et 25- 30 TL kilosudur… Biz hayvancılar çalışır çabalarız ancak cambaz kasap kazanıyor. Altı ay kuzu koyun yedir hep cepten gidiyor… Kuzu satmaya gelince kasaplar ve cambazlar yararlansın.”

 

Ramazan Çelik (Karpaz):


“Arpaya yeme zam yapıyorlar ama hayvancıya gelince bir şey yok. Kuzunun okkası 10 TL… Yem 37 TL’den 41 hatta 45 TL’ye kadar çıktı. Tosunun okkası Mayıs – Haziran’da 8 TL iken yem 27 TL’ydi. Yem 45 TL’ye kadar yükseldi. Kuzu, tosun ucuzladı. Arayan yok, soran yok. Rum tarafından kaçak et gelsin ve KKTC’deki hayvancı da acından ölsün kimsenin umurunda değil. Hükümetimize hesaplarını düzgün yaptıkları için teşekkür ediyoruz!!!”

 

Veli Çelik (Karpaz):


“Arpaya, yeme yapılan zamlar bizi yaktı. Yeme zam var ancak süt ayni yerde sayıyor, süte zam yok. Kuzu fiyatları da düşük. Ortada bir hükümet yok. Biz hayvancılar perişan olduk. Yeme yapılan zamdan sonra kuzu fiyatları düştü. Süt ayni fiyatta ve çok mağdur durumdayız. Ziraat Bankası’na hayvancılık için kredi başvurusunda bulundum ancak alacak miktar kadar da teminat göstermemi istediler. Zaten ben de göstereceğim teminat olsa niye gidip kredi talebinde bulunayım!”

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

Sigara izmarittinden yangın çıktı

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık