Ana Sayfa Gündem "İKİ KESİMLİ FEDERASYON DIŞINDA DÜŞÜNMÜYOR"

"İKİ KESİMLİ FEDERASYON DIŞINDA DÜŞÜNMÜYOR"

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Lider Nikos Anastasiadis'le görüşmesinin ardından basına açıklama yaptı.

Giriş Tarihi: 26 Ekim 2018 Cuma 14:39

Akıncı, şunları söyledi:

"Şu an itibariyle iki liderin de katılacağı törensel bir düzenleme söz konusu değil ancak 12 Kasım’a kadar mobil telefon konusunda uzlaşma noktasına gelinebilirse o zaman belki yine BM merkezinde bir araya gelme söz konusu olabilir.

Mobil telefon işi, kapıların açılmasına ilişkin karar alırken gündeme getirip tartıştığımız ve uzlaştığımız bir konuydu. Elektrik şebekelerinin birleştirilmesiyle birlikte… Ancak bir türlü uygulamaya konulamamıştı. Son günlerde yeni bir çaba daha oldu; eğer bu konuda ortak bir noktaya ulaşılabilirse, bu da her iki toplum açısından olumlu bir gelişme olacaktır. Buradan bir Kıbrıslı Türk Güney’e gidiyor telefonu çalışmıyor. Bir Kıbrıslı Rum Girne’ye geliyor, eviyle olan bütün irtibatını kaybediyor. Ama her iki kişi de dünyanın bir ucuna gitse oradan kendi evleriyle iletişim kurabiliyorlar. Bu, çağımızda kabul edilebilecek bir şey değildir. Bu sorunun da aşılması son derece gerekli bir gelişme olacaktır. İhtiyatla söylüyorum; henüz o noktada tam bir netliğe ulaşmış değiliz.

Adamızın geleceğini elbette konuşmak istiyordum. Sn. Anastasiadis’e atfen son zamanlarda söylenenler vardı; iki kesimli iki toplumlu federasyonu bıraktı, iki devletli federasyonu düşünüyor şeklinde… Bunun ne ölçüde doğru olup olmadığını 16 Nisan’da da sorgulamıştım, bugün yine konuştuk. Sn. Anastasiadis, farklı bir model istiyorsa bunu bizimle açık yüreklilikle paylaşmalı. Bana bugün söylediği; kendisi BM parametrelerinin dışında düşünmüyor, bugüne kadarki uzlaşmalara bağlıdır, iki kesimli federasyon dışında bir seçenek düşünmüyor, bu seçenek için de merkezi yetkilerin şimdikinden daha az olduğu, kurucu devletlerin daha etkili olabileceği bir modeli değerlendirmek istiyor. Kıbrıs Türk halkı adına BM parametrelerini çöpe atamayacağımızı, uzlaşıları bir kenara itemeyeceğimizi ifade etmekteydim. Sn. Anastasiadis’in bunu teyit etmiş olması da önemlidir diye düşünüyorum.

Bu genel değerlendirmenin dışında hangi yetkiler kurucu devletlere bırakılabilir gibi bir çalışmanın ürününü bana iletmiş değil. Belki gelecekte bu yönde çalışmalar söz konusu olabilir ancak unutulmamalı ki; Kıbrıs Türk tarafı olarak biz bugüne kadar geldiği gibi aynı şekilde bir sürecin parçası olmak niyetinde değiliz. Ucu açık, sonuç odaklı olmayan, zaman kaygısı taşımayan bir arayışa gitmek yeni sonuçsuz süreçlere kapıyı yeniden aralamak demektir. Sn. Genel Sekreter’in raporunda da kaleme alınmış bir husus var ki; sonuç odaklı, bir zaman ufuklu olacak…

Biz bütün bunları 31 Ekim günü Sn. Lute ile ele almak isteriz. Onun dışında da bugüne kadar varılan mnutabakatlara olan bağlılığımızı da Sn. Lute’e teyit edeceğiz.

Bugünkü toplantıdan memnun döndüm. Birinci nedeni; halkımıza üç yıldır söz verdiğimiz bir olayın gerçekleşmekte olduğunu görerek mutlu döndüm. Çok spekülasyon da yapıldı; Kıbrıs Türk tarafının siyasi iradesi var mı yok mu gibi… Günü belli, saati belli, 12 Kasım’da kapılar açılıyor. Başbaşa görüşmelerde de birbirimizi daha iyi anlamaya çalışarak adaya ilişkin kaygılarımızı paylaşma imkanı bulduk. Bugünkü görüşme yeni bir müzakere sürecini başlattı mı, hayır… Böyle bir amaçla da bir araya gelinmedi. Ancak bu söylediğim son husus, Sn. Lute’un çalışmalarıyla ancak şekillenebilir. Bunun için de içerik kadar modaliteler de önemlidir. Ucu açık olmaması, sonuç odaklı olması ve zaman mevhumu taşımalı.

Başbaşa olan görüşme kısmında hidrokarbonla ilgili olarak gelmekte olan krize işaret ettim. Bir yandan Kıbrıs'ta olası bir çözüm süreci, diğer yandan hidrokarbonda çatışma yerine işbirliğinin kullanılabileceği alanların daha sınırlı olması amacıyla veya onları asgariye düşürecek bir anlayış içindedir. Şu kadarı bilinmeli; bir federal ortaklık kurabileceksek kararlara iki tarafın da katılımını gerekli kılar.

Yetkiler ne kadar dar ya da geniş olursa olsun kararların nasıl alınacağı önemli. Kararlar basit çoğunlukla alınacaksa ona ortaklık, federasyon diyemezsiniz. Ona, çoğunluk idaresi, üniter bir devlet diyebilirsiniz. Biz üniter bir devlet aramıyoruz. Biz siyasal eşit kanatların olduğu federal yapı öngörüyoruz. Dolayısıyla burada kararlara katılım için taraflardan birer olumlu oy olması gerekir."

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

AKINCI, ORAMİRAL ÖZBAL’I KABUL ETTİ

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık