Ana Sayfa Sağlık “İNME DÜNYADA EN ÖNEMLİ ÜÇÜNCÜ ÖLÜM SEBEBİ"

“İNME DÜNYADA EN ÖNEMLİ ÜÇÜNCÜ ÖLÜM SEBEBİ"

Emiroğlu, "Dünya ölçeğinde inme geçirme ve ilişkili komplikasyonları, kalp krizi ve kanserden sonra en önemli üçüncü ölüm sebebidir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada yılda 15 milyon kişi felç geçirmektedir." bilgisini verdi.

Giriş Tarihi: 16 Ekim 2018 Salı 09:31
“İNME DÜNYADA EN ÖNEMLİ ÜÇÜNCÜ ÖLÜM SEBEBİ

 Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Mehmet Yunus Emiroğlu, dünya ölçeğinde inme geçirme ve ilişkili komplikasyonların, kalp krizi ve kanserden sonra en önemli üçüncü ölüm sebebi olduğunu belirterek, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yılda 15 milyon kişi felç geçirmektedir." dedi. 
Doç. Dr. Emiroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, inmenin, beyin damarlarından kaynaklanan kanama veya bu damarların pıhtıyla tıkanması sonucunda oluştuğunu, kanamanın sebebinin, genç yaşlarda doğumsal damar malformasyonları olabildiği gibi ileri yaşlarda hipertansiyon ve damar sertliğine bağlı damar hastalıkları da olabileceğini söyledi. 
Pıhtı atmasının ise kalpten veya atardamar sisteminin herhangi bir yerinden olabileceği gibi yüzde 10 vakada beyni besleyen şah damarı sisteminden kaynaklandığını aktaran Emiroğlu, bir bütün olarak damar kireçlenmesinin felçlerin yüzde 30'undan sorumlu olduğunu ifade etti.
Emiroğlu, "Dünya ölçeğinde inme geçirme ve ilişkili komplikasyonları, kalp krizi ve kanserden sonra en önemli üçüncü ölüm sebebidir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada yılda 15 milyon kişi felç geçirmektedir." bilgisini verdi.
Ritim bozukluklarından veya pıhtılaşmaya eğilim oluşturan farklı diğer durumlardan kaynaklanan hastalıkların özel ilaç tedavilerinin bulunduğunu belirten Emiroğlu, beyni besleyen şah damarı daralmalarının ise genellikle cerrahi yöntemle tedavi edildiğini vurgulayarak, cerrahi yöntemde, hastanın şah damarının açılıp, plağın temizlendiğini ve damarın kapatıldığını bildirdi.
Doç. Dr. Emiroğlu, ancak çoğu felç geçiren hastanın ileri yaşta bulunmasının ve ilave problemlerin, etkili bir yöntem olmasıyla birlikte cerrahi işlemi riskli hale getirebildiğini aktararak, şunları kaydetti:
"Felçlerin bir kısmı dilde uyuşma, kol veya bacaklarda kuvvet kaybı, ani görme bozuklukları gibi belirtiler verse de vakaların yüzde 80'i ön belirtisiz oluşmaktadır. Hekim için önemli olan riskli hastaları seçip ilgili araştırmaları yapmaktır. Konu damar sertliği olduğu için riskli gruplar hekimler tarafından kolayca tanınmaktadır. Önemli olan hastalık oluşmadan önlem almaktır. Bu önlemler de kalp damar rahatsızlığından korunma yöntemleriyle benzerdir. Bu riskler diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, sigara, ailesel yatkınlık ve vücudun diğer bölgelerinde damar sertliği olması şeklinde özetlenebilir. Ancak damar sertliği oluşmuşsa ve belirti vermişse, mutlaka damarların uygun bir yöntemle incelenmesi gerekir. Şah damarında yüzde 60 daralma tespit edilmişse felç ihtimali yüksek demektir ve bu daralmanın tedavi edilmesi gereklidir."

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

"YÜRÜYÜŞ VE KİLO KONTROLÜ İLE ÖNLENEBİLİR"

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık