Ana Sayfa Siyaset Kıbrıs’ta bir çözüm olacaktır

Kıbrıs’ta bir çözüm olacaktır

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, yaklaşık 50 yıldır devam eden Kıbrıs sorununda bazı şeylerin unutulmaması gerektiğini söyledi ve ekledi:

Giriş Tarihi: 27 Şubat 2014 Perşembe 18:51
Kıbrıs’ta bir çözüm olacaktır

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, yaklaşık 50 yıldır devam eden Kıbrıs sorununda bazı şeylerin unutulmaması gerektiğine işaret ederek, öncelikle Rum tarafının anlaşma konusunda niyetinin var olup olmadığına bakmak gerektiğini bildirdi.

UBP Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre Özgürgün dün sabah katıldığı bir televizyon programında gündemi değerlendirdi. Özgürgün, Rum tarafının çözüm niyeti varsa çözümün mutlaka olacağını kaydetti.

Müzakere sürecinin iç politikasında malzeme yapılmasını eleştiren Özgürgün, “Bu durumu iç politika malzemesi yapmaya çalışanlar var. Ama Kıbrıs konusu iç politika malzemesi yapılacak bir konu değildir. Artık Kıbrıs’ta bir çözüm olacaktır. Kıbrıs konusunu iç politika konusu yapmamız doğru değildir. Türk tarafının Rum tarafıyla temas yapmasına karşı değiliz. Biz sadece devletin duruşunu, devletin makamlarını, ayaklar altına alarak yerle bir edilmesine karşıyız” dedi.

“Bunu Özkan Yorgancıoğlu’na söylediğimizde Özkan Yorgancıoğlu ‘biz görüşme yapmak için sizi mi dinleyeceğiz’” diyor ifadesini kullanan Özgürgün şöyle dedi:

“Biz görüşmeye karşı değiliz. Yorgancıoğlu bey bu görüşmeyi Başbakan olarak yapmalıdır. Rum Kesimine Mr. Özkan sıfatıyla geçerek görüşmeler yapması bu devletin Başbakanına yakışmaz ve Kıbrıslı Türklerin tarihi sürecine zarar verir.”

Hüseyin Özgürgün, Başbakan Yorgancıoğlu’nun ‘benim sıfatımı tanımıyorlar bende onların tanımıyorum’ dediğine işaret ederek, “O zaman ara bölgede görüşsünler. Görüştüğü kişiler kuzeye geldi mi görüşmeye? Veya geldiklerinde nasıl geliyorlar? Yaptığı temaslarda sırf anlaşma olsun diye iç politikada da malzeme yapılıyor” ifadelerini kullandı.

 

“Yoldaşlar niye çözemedi

 zamanında bu sorunu”

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Rum kesimiyle geçmişten günümüze müzakere süreçlerini de değerlendirerek, “Şimdi bilmemiz gerekiyor ki Rum tarafı bir anlaşma istemediği için bu zamana kadar bu duruma geldik. Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş 2005’ten itibaren görevden ayrılmıştı. Talat ve Hristofyas ki yoldaşlar, bu sorunu neden çözemedi? İnsanlara bu soruyu sorgulamayı unutturuyorlar. Sayın Talat ile Hristofyas aynı düşüncelerdeydi fakat 5 sene uğraştılar. 5 sene Kıbrıs sorununu çözemediler” diye konuştu.

 

“Barış, çözüm gibi tanımlar 

kimsenin malı değildir”

Özgürgün, bazı tanımlamaların bazı siyasi partilerce sahiplenilmeye çalışıldığını vurgulayarak, “Ulusal Birlik Partisi Avrupa Birliği (AB) lafını ettiğinde, Avrupa birliği ve barış diye ortaya çıkan partiler yine vardı. O zaman AB’den bahsedenler için bu arkadaşlar emperyalizmin uşakları olarak, Avrupa birliğinin de emperyalizmin kalesi olarak nitelendirirdi. CTP’nin söylediği ile yaptığı özüyle sözü hiçbir zaman bir olmadı” dedi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler’in (CTP/BG) ülkede üniversitelerin kuruluşuna dahi karşı çıkak, “bu ülkede üniversite olmaz deyip aslında esas politikasını 1980’lerin başında belli ettiğini” ileri süren Özgürgün şunları kaydetti:

“CTP, taş üstüne taş konulmasın, hiçbir şey yapılmasın ve bu toprakları teslim edelim politikasını güden bir zihniyete sahiptir. Kuzeyde yapı çökerse onların istediği olacak. CTP kuzeyin çökmesini istiyor ve kaç defa iktidarın başına gelmişse hep bakın ülkede çöküş olmuştur.”

 

UBP’nin çözüme bakış açısı

Bir soru üzerine Özgürgün, partisinin çözümün olmasını herkesten çok istediğini, düzgün bir yapının olmasıyla, çözüm sürecinde barışın olacağını düşündüğünü ifade ederek, “2003’de kapılar açıldığında Rumlar Girne bölgesini gördüğünde şaşırmışlardı. Rumlar kuzeydeki ortamların bu kadar iyi olduğunu bilmiyordu. İyi bir yapı oluşturulursa çözümün olma olasılığı daha yüksek olacaktır. Ekonomiyi iyi dengelerseniz anlaşma daha kolay olur. Anlaşma şuan daha mümkündür. Ekonomik dengeler eskiye göre daha iyidir. KKTC devleti ekonomik anlamda 74’ten sonra çok yol kat etmiştir. Bizim istediğimiz çözüm 2 eşit ortak kurucu devlet 2 halk ve 2 kesimli millet. Bunun dışında bir anlaşma madde olursa biz zaten bu anlaşmadan geri çekiliriz” dedi.

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, son dönemde çözüm umutlarının yeniden arttığı, dünya liderlerinden bu yönde gelen açıklamaları şu sözlerle değerlendirdi.

“(Almanya Başbakanı) Angela Merkel NATO adına açıklama yapıyor. Sonuçta NATO’nun burada çıkarları vardır. NATO’nun çıkarları anlaşmadan yana değildir. Onların yaptığı açıklama tamamen Kıbrıs’ta bir görüşme sürecinin başlaması yönündedir. Buradaki askeri üstelerin varlığı Amerika tarafından net olarak kullanılıyor olması ve çok güçlü olmaları bütün bu Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Basra Körfezi’nin ağzında silah gücü bulundurduğu içindir. Bu üstlerin burada konuşulmaması, tartışılmaması için, halkların beklentisini yüksek tutarak bizlerin konsantrasyonunu çözüme yönlendirmektedirler.”

 

“Biz geçmişi, Annan Planı’nda

 verilen sözleri unutmadık”

Annan Planı sonrası Kıbrıs’ta her iki kesim açısından yaşananları değerlendiren Özgürgün, 2004 de neler söylendiğini ve yapılmadığı kolayca unutanlar olduğunu söyledi.

Özgürgün, doğal gaz ve petrol istenilmesi halinde çıkarılabilineceğini çünkü bunların yıllardı bölgede var olduğunu anlatarak, ortak metinde Maraş bölgesiyle ilgili bir madde olmadığını kaydetti.

Sonradan gündeme getiren kişiler insanlarda umut pompalamak isteyen kişiler olduğunu anlatan Özgürgün, “Kıbrıs meselesini mal mülk meselesi olduğunu zanneden, insanlar da var maalesef. Kıbrıs meselesi mal mülk sorunu değildir. Kıbrıs sorunu siyasi bir meseledir. Bunu bilmeyen kişiler sorunu yanlış algılar. Çözüm konusunda karamsarlık yoktur. Çözüm gereklidir. Nasıl çözüm olacağı mesele haline gelmiştir. Ortak hakların olacağı bir çözümün peşindeyiz. Çözümün 2 kesimli olmasını istiyoruz. Tedirgin bir yapının olmamasını istiyoruz” dedi.

Kıbrıslı Türkler gelişerek ilerlediğini ifade eden UBP Genel Başkanı Özgürgün, ilerleme ve gelişmenin herkes tarafından görüldüğünü, Türkiye’den gelecek suyun üretimi artıracağını kaydetti.

Özgürgün, Rum tarafında da gelişmeler olduğunu, ancak ekonomik krizler de yaşadıklarını anlatarak, “Rum tarafı yapılarını düzgün sağlayamadı. Bazılarınca bilinçli olarak KKTC devleti yıllarca ekonomik açıdan maaf oldu ve bitti algısı yaratılmaktadır. Bu müzakerelerde kullanılmak istenen bir oyundur” dedi.

Güzelyurt ile ilgili bir belirsizlik ortamının yaratılmaya çalışıldığını söyleyen Özgürgün sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu belirsizliği kendi içimizde bazıları yaratıyor. CTP-DP hükümete gelince Güzelyurt’un Rumlara verilecek korkusu daima gündeme geldi. UBP iktidara geldiğinde insanlarda bu tarz korkular ve belirsizlikler yaşanmıyor. CTP-DP iktidar koltuğuna oturduğu zaman hemen haritalar ortaya çıkıyor. Aslında bizim farklılığımızda burada yatıyor. Biz bu topraklara daima sahip çıktık ve güçlendirdik.”

 

“CTP ile asla hükümet olmayız”

Anamuhalefet UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürün, “farklı hükümet modelleri gündeme gelebilir mi ve bu hükümet bozulur mu” sorularını “UBP olarak CTP ile asla, kesinlikle hükümet olmayı düşünmüyoruz” diyerek yanıtladı.

Yanıtını “Çünkü CTP, bazı insanları sırf UBP işe aldı diye işten çıkarıyor. Böyle bir zihniyet ile biz işbirliği içerisinde olamayız. DP konusunda ise görüyoruz ki, DP’nin küçük düşüncelerinden dolayı Serdar Denktaş’ın fikirleri de bizim fikirlerimizle uyuşmuyor” diyerek sürdüren Özgürgün şunları kaydetti:

“Örneğin Serdar Bey sağın büyük partisi hayallerinde ve edalarındadır. DP ile de bu iş birliğinin olmayacağını görmekteyiz. Biz UBP olarak ise böylesi kritik bir süreçte resmin bütününe bakarak, büyük şeyler düşünüyoruz. DP maalesef CTP’nin koltuk değneği olmuştur. Bakın, CTP iktidara ne zaman gelse zam üstüne zam yapılıyor. İnsanlar işten atılma korkusu yaşıyor. CTP yandaş sendikalara teslim olmuştur. Meclis’ten geçen 1 tane doğru yasa yoktur. Ekonomik anlamda devleti çöküntüye sürükleyen bir CTP vardır. Çırpınan sahte bir hükümet vardır.

Başbakan olarak Yorgancıoğlu Kıbrıs sorunu çözülsün diye uğraşıyor ama bunun dışında başka hiçbir şey yapmıyor. Böyle bir durum söz konusu olduğunda UBP’nin yaptıkları halkın gözünün önüne geliyor. CTP bu ülkedeki insanları daima hayal kırıklığına uğratıyor.”

Özgürgün, yaklaşan yerel seçimler değerlendirerek, “Yerel seçimler için 4 aydan fazla zamanımız vardır. Bizim adaylarımız neredeyse bellidir. Mevcut Belediye başkanlarımızın devamı, tekrar aday olmasını istiyoruz. Tabi devam etmek istemeyende olabilir. UBP ciddi anlamda Lefkoşa Belediye Başkanlığı içinde çalışmalar yapıyor. UBP’nin Lefkoşa için iyi planları vardır. Başkentin Başkanı UBP’den çıkacaktır. Lefkoşa Belediyesinin iddialı güçlü bir adaya ihtiyacı vardır. Lefkoşalı insanlar belediye başkanı konusunda çok hassastır. UBP olarak bir önceki dönemde sandıkta bedeller olarak ödedik. Şimdi alınan derslerle Lefkoşa’yı ayağa kaldırma zamanıdır. Lefkoşalıya söz verip sözünü tutmayanlara da halk bu seçimde sandıkta hesabını verecektir” dedi.

 

 “Cumhurbaşkanı adayımız

Derviş Eroğlu’dur”

Özgürgün, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde UBP’nin adayının halen bu görevi sürdüren Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu olduğunu söyleyerek, “Derviş Eroğlu eğer tekrar aday olmayı düşünürse biz yanında yer alacağız ve destekleyeceğiz. Başka partiler ne yapar bilemem ancak bizim tavrımız nettir. Yerel seçim öncesi bir işbirliğinin olmayışı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde nasıl bir etki yapar bekleyip göreceğiz” dedi.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık