Ana Sayfa Kültür & Sanat “Kıbrıs’ta kriz, çözüm ve fırsatlar” paneli gerçekleşti

“Kıbrıs’ta kriz, çözüm ve fırsatlar” paneli gerçekleşti

Panelin açılış konuşmasını yapan Dr. Okan Dağlı, Kıbrıs’ta uzun yıllardan beridir süregelen “çözümsüzlük” sürecinin, Kıbrıs toplumlarına büyük zararlar verdiğini, yıllarca iki liderin inisiyatiflerine bırakılan çözüm görüşmelerinin, iki topluma da hiçbir fayda getirmediğinin artık anlaşıldığını, Mağusa İnisiyatifinin de tam da bu amaçla yola çıkarak, çözümle ilgili alternatif düşünce ve fırsat önerilerinin halklar tarafından tartışılmasının önemini vurgulamayı ilke edindiğine değindi.

Giriş Tarihi: 15 Nisan 2013 Pazartesi 10:48
“Kıbrıs’ta kriz, çözüm ve fırsatlar” paneli gerçekleşti

Dr. Okan Dağlı açılış konuşmasında, Annan Planı’nın hazırlandığı dönemde, adadaki sosyo-ekonomik koşulların gerek Kıbrılı Türkler gerekse Kıbrıslı Rumlar için bugünden oldukça farklı olduğu, ilgili dönemlerde, Güney-Kıbrıs ekonomisinin çok iyi durumda ve stabil olduğu ancak bugün kriz dolayısıyla koşulların ters döndüğü gerçeğine dikkat çekerek bu durumun Kıbrıs’ta çözüm için zemin hazırlayabileceğini vurguladı. Adada uzun yıllardır devam eden siyasi krize son dönemde her iki toplumu da derinden etkileyen ekonomik krizlerin damgasını vurduğunu, adalıların bu krizlerden çıkmak için kendi ekonomik potansiyellerini çözümsüzlük nedeniyle değerlendiremediğini de vurgulayan Dağlı, Mağusa İnisiyatifi’nin Mağusa’da Liman ve Maraş ile ilgili önerilerinin gerek siyasi gerekse ekonomik açmazlara çare olabileceğini ifade etti.

 

Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. Niyazi Kızılyürek, sunumuna öncelikle, geçtiğimiz günlerde Kıbrıs Rum toplumunu vuran ekonomik kriz ve AB önlem paketi dolayısıyla Rum halkının çok büyük bir belirsizlik içerisinde olduğunu, bu durumun halkı bunalıma sürüklerken bir yandan da Kıbrıs’ta Yunan bankaları ile sembiyotik ilişkiler gösteren bankaların, bazılarının, Yunan bankaları tarafından satın alınmasının halk arasında gizliden bir öfkeye yol açarak Yunanistan’la olan ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğuna değinerek başladı.

 

Kızılyürek konuşmasının devamında, AB ile arasının açıldığı bariz olan Kıbrıs Rum toplumunun müttefik saydığı Rusya’dan da beklediği yardımı görmediğini, tüm bu gelişmelerin, 2004 sürecinde ayakları yere basan bir ekonomiye sahip olan Rum toplumunun Annan Planına evet demeyi bir “belirsizlik” olarak gördüğü fakat günümüzde gelinen noktada belki de ekonomik kriz dolayısıyla doğan bu derin belirsizlik ve bunalım duygusunun yeni bir “paradigma” yaratarak, Kıbrıs Rum toplumunun yeni çözüm önerilerine olumlu yönde bakmasına sebep olabileceğine değindi.

 

Kızılyürek, bu süreçte, Türk tarafına ve barışsever Kıbrıslılara çok iş düştüğünü vurgulayarak, öncelikle Rum tarafının içine düştüğü durumu fırsat bilerek taksim tezini ortaya atmanın veya olumsuz tavırlar takınmanın Türkiye Cumhuriyetine hiçbir fayda sağlamayacağını, adada bölünmüşlüğün derinleşmesi halinde Rusya’nın adanın güneyinde Türkiye’yi rahatsız edebilecek derecede güçlendirebileceğini öne sürdü.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık