Ana Sayfa Kültür & Sanat Kırmızı halı Lefkoşa’da serilecek

Kırmızı halı Lefkoşa’da serilecek

“Kod Adı: Venüs”, 21 Aralık’ta yapılacak prömiyer ile ülkemizde vizyona giriyor.

Giriş Tarihi: 15 Aralık 2012 Cumartesi 13:04
Kırmızı halı Lefkoşa’da serilecek

Murat OBENLER

 

Uluslararası sinemalarda gösterilecek ilk Kuzey Kıbrıs menşeli film olan “Kod Adı: Venüs” 21 Aralık’ta Özen Film dağıtımıyla Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’de aynı anda vizyona girecek.


Film, Kinostar dağıtımıyla Mart ve Nisan aylarında Avrupa’da 10 ülkede 50 sinemada gösterilecek.


Kıbrıs Türk sinema sektörünün son yıllarda çekilen filmlerle emekleme dönemini bitirip yürümeye başladığı söylenebilir. Gerek Türkiye’de çekilen filmlerde oynayan Kıbrıslı Türk oyuncular, gerekse Kıbrıslı Türk yönetmenlerin Kıbrıs’ta çektikleri filmler, sinema sektörünün geliştiğinin en önemli kanıtları.


Ülke sinemamıza önemli bir katkı da Tamer Garip’ten geldi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) yapımcılığını üstlendiği, 3 milyon TL’ye mal olan büyük bütçeli “Kod Adı: Venüs” 21 Aralık’ta Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta aynı anda vizyona girecek.


Filmin gösteriminden önce, ilk uzun metraj filmini çeken Yönetmen Tamer Garip ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik.


Garip, yaklaşık 10 yıla yayılan bu projesi ile ilgili merak edilen tüm soruları filmin vizyona girmesine iki hafta kala KIBRIS’a anlattı.

 

“Kıbrıs sorununun kurbanı oldular”

 

Filmin KKTC, Türkiye, İngiltere ve Hollanda yapımı olduğunu ve 200’ün üzerinde Kıbrıslı Türk, 12 İngiliz ve 20 Türkün filmin oyuncu kadrosunda yer aldığını dile getiren Tamer Garip, filmde oynatmak için teklif getirdiği Kıbrıslı Rum oyuncuların filmde yer alamamasını, “Kıbrıs sorununun kurbanı oldular” diyerek özetledi.


Filmin başrol erkek oyuncusu Cengiz Bozkurt’un çekimler için İstanbul-Lefkoşa arasında adeta mekik dokuduğunu, üstün bir gayretle filmin çekimlerine katıldığını kaydeden Garip “’Sabah Leyla ile Mecnun’ dizisinde, öğleden sonra bizim filmin setinde yer aldı. Ya da tersi. Bir günde iki ülkede çekime katılmak insanüstü bir işti” dedi.

 

“Bütçe çok konuşuldu”

 

Filmin bütçesinin sinema ile ilgilenen çevrelerde çok konuşulduğunu dile getiren Garip, Hollywood’ta kullanılan profesyonel ses ve görüntü teknolojileri ile stüdyoların yanında cast, film basım ve marketing hesaplandığında 3 milyon TL’lik bütçenin çok büyük bir bütçe olmadığını ve bütçenin detaylı bilgilerini filmin gösterime girmesinden sonra kamuoyu ile paylaşacağını söyledi.


Senaryo için bir senaryo araştırma ekibi oluşturduklarını, İsmail Bozkurt, Faik Uzuner gibi isimlerin de farklı konularda katkı koyduğunu söyleyen Garip, Emre Karahasan ve Benedict Schillemans (Hollandalı yapım designer) ile filmin son versiyonunu yazdıklarını belirtti. Garip, filmde bu üç kişinin imzası olduğunu belirtti.

 

“Üçlemenin ilk filmi”

 

Aşk ve macera temalı tarihsel gerçekçiliğe dayalı bir dönem filmi çektiklerini kaydeden Garip, “Kod Adı: Venüs’ü” üç filmlik bir seri olarak tasarladığını ve ilk filmin vizyonundan sonra ikinci ve üçüncü filmlerin senaryosuna başlayacağını ifade etti.


“Kod Adı:Venüs”ü çekmenin çok zor bir iş olduğunu söyleyen Garip, “Artık ölsem de gam yemem, rahat ve huzurluyum” diye konuştu.

 

“Kıbrıs sorununun babası İngilizlerdir”

 

Filmde ne Türkler ne de Rumların itiraz edeceği bir nokta bulamayacağını söyleyen Garip, her iki tarafın da yaptığı hatalar olduğunu, filmi o ince çizgide çektiğini kaydetti.


‘Peki ya İngilizler’ deyince Garip, “Filmde bir kızın başından geçen bir hikaye var. Bu kız İngiliz’dir ve Kıbrıs sorununun babasının İngilizler olduğu bu filmde yansıtılıyor” dedi.

 

“YDÜ sinemayı, tamamlayıcı olarak görüyor”

 

YDܒnün yapımcı olarak projeye dahil olması konusunu değerlendiren Garip “YDÜ 10 yıllık bir stratejinin ilk adımı olarak bu filmde yapımcı olarak yer aldı. Sinemayı eğitim ile turizm sektörünün tamamlayıcısı olarak düşünüyorlar. Ülkede sinema platosu kurulması ve büyük filmler çekilmesi yoluyla ülke tanıtımının yapılması da bu stratejinin içinde yer alıyor” dedi.


Necati Şaşmaz’ın Karpaz’da plato kurma çalışmalarında son aşamaya geldiği bilgisini Garip ile paylaştığımızda ise “Plato fikri üç yıl önce Suat Günsel tarafından dile getiriliyordu. Kurulacak bir film platosu ülkemizin tarihini değiştirecek. Plato kurulmasının önemini ve çerçeveyi detaylarıyla birlikte üç yıl önce biz gidip bakanlıklara anlattık. Bu Necati Şaşmaz olur veya bir başkası olur ama bu işin tohumlarını Kıbrıslı Türkler atmıştır” dedi.

 

“Hiçbir bakandan randevu alamıyorum”

 

Ülkede yaklaşık iki yıldır hiçbir bakandan randevu alamadığını üzülerek anlatan Garip, “Filmimizi Cannes’te gösterdik. Ana yarışma ön eleme değerlendirmesine garip işler sonucunda katılamadık ancak filmi Marche Du Film (Film Market) bölümünde gösterdik. Bu ülkemiz adına bir ilkti. Orada her ülkenin standı vardı. Cannes sinemanın BM Genel Kuruludur. Oraya da gelmediler” dedi.


Garip, “Kuzey Kıbrıs’ın tanıtımında rahatlıkla kullanılabilecek bir sanat eseri ortaya çıkardık. Hem de en popüler olan sinema alanında. Ben Fahri Ataşemiz oyuncu Necati Şaşmaz’ın da galamıza gelip filmi görmesini ve yurtdışında bu filmi tanıtım çalışmalarında kullanmasını arzuluyorum. Burada Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel’e de önemli görevler düşmektedir” diye konuştu.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık