Ana Sayfa Sağlık Korunmak için maske takılmalı

Korunmak için maske takılmalı

KKTC’yi etkisi altına alan toz bulutunun solunum yolları hastalıklarında artışa neden olduğunu belirten doktorlar vatandaşları mecbur kalmadıkça sokağa çıkmamaları konusunda uyarıyor.

Giriş Tarihi: 10 Nisan 2013 Çarşamba 07:34
Korunmak için maske takılmalı

Ali CANSU


Arap ülkelerinde yaşanan fırtınayla kalkarak, rüzgar ve bulutların yardımıyla KKTC semalarına kadar ulaşan toz zerrecikleri sağlımızı ciddi anlamda tehdit ediyor. Son günlerde etkili olan tozlu hava nedeniyle solunum yolları hastalıklarında artış olduğuna dikkat çeken doktorlar, mecbur kalmadıkça özellikle yaşlıların, alerjik, astım ve kronik hastalar ile çocukların sokağa çıkmamaları, çıkanlarınsa maske veya ıslak bez ile ağız ve burunlarını kapatmaları konusunda vatandaşları uyarıyor.


KIBRIS’a konuşan doktorlar, özellikle solunum yolu hastalıkları, alerji, halk arasında horoz öksürüğü olarak bilinen çocuklarda larenjit ve buna bağlı kusma ile ateşlenmenin sıkça görüldüğünü belirterek, ailelerin bu gibi hastalıklarda hemen hekime başvurması gerektiğini belirtti.


Her çocuğun farklı bir bünyesi olabileceğine de dikkat çeken doktorlar, bazı çocuklarda larenjit, bazılarında bronşit ve iltihaba bağlı kusma ve ishal görülebileceğini belirterek koruyucu hekimliğin çok önemli olduğuna da dikkat çekti.


Ülkede ağaçlandırmanın artırılması gerektiğini anlatan doktorlar, bu konuda seferber olunması gerektiğini söyleyerek, toz zerreciklerini ve havayı en iyi temizleyenin ağaçlar olduğunu vurguladı.



“Çöl fırtınasına yakalandık”


Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Suphi Hüdaoğlu, son günlerde ülkede yaşanan toz fırtınasının insan sağlığına büyük zararları olduğuna dikkat çekerek, bunun çöl fırtınasına yakalanmış bir ortam olduğunu söyledi.


Yetkililerin Lefkoşa’da havadaki parçacık sayısının olması gerekenden 27 kat, Girne’de ise 7.5 kat fazla olduğuna dair açıklama yaptığını kaydeden Hüdaoğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün 1 metreküplük bir hacimde 50 mikrogramlık zerrecik olduğu zaman vücudun bunu burunla süzerek zararsız hele getirebildiğini söyledi.


Hüdaoğlu, ancak, havadaki zerreciklerin 50 mikrogramın üzerinde olduğu zaman genze, boğaza, oradan da akciğere veya ağız yoluyla alınarak mide veya bağırsağa ulaştığını ve bunların içerisindeki kum zerreciklerinin yapmış olduğu tahrişin hem de kumun içerisindeki mikropların çeşitli hastalıklara yol açtığını belirtti.


Toz bulutlarının belli mevsimlerde ülkemize geldiğini söyleyen Hüdaoğlu, tozların geldiği Afrika’da birikintilerden su içen hayvanların dışkı ve deri döküntülerini bu sulak alanlara bıraktığını, yaz mevsiminde suların kurumasının ardından ise bunların buharlaşarak havaya karıştığına işaret etti. Toz fırtınasıyla birlikte bunların da ülkemize geldiğine vurgu yapan Hüdaoğlu, tedbir alınmadığında bunlarında solunduğunu ifade etti.


Bu gibi mikropların vücuda alınmasıyla bazen alerjiye benzer tepkilerin, bazen de iltihap sorunlarının baş gösterdiğini anlatan Hüdaoğlu, “Böylece, nefes darlıkları, ishal, kusmalar görülüyor. Larenjit denilen ses tellerinin olduğu yerde zerreciklerin şişkinlik yapmasıyla oluşan nefes darlığı yaşanıyor. Böyle durumlarda mecbur kalmadıkça dışarıya çıkılmaması önerilir. Ev içerisinde ise kapı ve pencerelerin kapalı olması gerekiyor” dedi.

 

“Hava kirliliğinin düşmanı ağaçlardır”


Ülkemizde ağaçlandırmanın hızla yapılması gerektiğini anlatan Hüdaoğlu, özellikle kamu kurumlarının ve bakanlıklar veya askeri birliklerin hızla ağaçlandırmayı artırması gerektiğini ve bu konuda seferber olunması gerektiğini söyleyerek, “Çünkü bu toz zerreciklerini ve havayı en önemli temizleme aracı ağaçlardır” dedi.


Havada asılı olan toz bulutlarının ağacın çok olduğu toplumlarda daha az zararla atladığına dikkat çeken Hüdaoğlu, şöyle devam etti:


“Ağaç olmadığı için yağmurların seyrek olduğu ülkemizde toz bulutları haftalarca hatta aylarca havada asılı kalıyor. Özellikle çocukların burun tıkanıklığı olduğu zaman hekimlere danışarak bir burun damlası ile açılmasında fayda vardır. Çünkü, çocuklarda burun tıkanıklığı olduğu zaman ağızdan nefes alıp vermeye başlıyor. Böyle olunca ise havayı hiç süzemiyorlar ve çok daha kısa sürede halk arasında horoz öksürüğü denilen öksürükler, larenjitler, bronşit ataklar, astım atakları ve arkasından ise mikroplu tozu eğer yutmuşsa ishal ve ateş gibi sıkıntılar oluyor.”


Burada önemli olan insanların meteoroloji takibi yapamıyorsa uzağa bakıldığı zaman çöl kumu gibi ufukta açık sarı bir yapı gördükleri zaman bunun kum olduğunu düşünmelerinde fayda olduğunu ifade eden Hüdaoğlu, trafiğin yoğun olduğu yerlerde ise yaşanan eksoz kirliliğinin de çok daha büyük sakıncalar yaratabileceğini belirtti.

 

“Solunum yolu hastalıkları artış gösterdi”


Dahiliye Uzmanı Dr. Sibel Siber, ülkemizde son günlerde toz bulutlarının kabul edilebilir limitlerin üzerinde olduğunu ve bunun insan sağlığı açısından sakıncalar yarattığını belirterek, özellikle yaşlı, astım ve alerjili hastaların dışarıya çıkmaması konusunda uyarıda bulundu.


Toz bulutunun sadece alerjik ve yaşlı hastaların değil sağlıklı insanları da çok kötü etkilediğini anlatan Siber, özellikle alerjik, üst solunum yolu rahatsızlığı, astım ve kronik bronşiti olanların kötü havadan çok daha fazla etkilendiğini ve son günlerde çok fazla sayıda hasta baktıklarını söyledi.


Öksürük, boğazda yanma, larenjit, ses kısıklığı ve astımı olanların özellikle bugünlerde kendilerini çok daha kötü hissederek ilaçların dozlarını artırdıklarına dikkat çeken Siber, toz bulutunun insanları olumsuz etkilediğini belirtti.


Bu gibi insanlara mecbur olmadıkça dış ortama çıkmamalarını ve çıkılması gerekmesi durumunda ise maske takmalarını öneren Siber, “Tozlu ve topraklı bir ülkede yaşıyoruz. Son günlerde ülke rüzgarlı günlerden geçiyor. Havadaki toz yetmezmiş gibi bir de yerden havaya uçuşan toz soluduğumuz havanın kalitesini daha da kötü yaptı. Bu günler geçinceye kadar dışarı çıkılmasın” dedi.


Siber, vatandaşlara havanın güneşli olduğu zamanlarda dışarıya çıkıp güneşlenmelerini, piknik yapmalarını veya çocuklarını gezdirmelerini önerdi.


Havanın ağızdan akciğerlere gidinceye kadar bütün solunum yollarını kötü şekilde etkilediğini belirten Siber, bu gibi havalarda kapıların ve pencerelerin kapalı tutulmasının önemine işaret etti.


Siber, çocukların alerjisi veya astımı var ise ve şikayetlerinin artması durumunda dışarıya kesinlikle çıkarılmaması ve doktoruyla temasa geçilmesi gerektiğini belirtti.

 

“Teneffüs edilmemesi gerekir”


Çocuk doktoru Dr. Nurçin Arıkbuka ise hava koşullarının kötü olduğu zamanlarda özellikle alerjik, astımlı hastalar, bronşitli çocuklar ve bu türdeki erişkin hastaların dışarıya çıkmamasını önerdi.


Bu dönemde özellikle bir yaş altı küçük bebeklerin annelerini dışarıya çıkmamaları konusunda uyardıklarını kaydeden Arıkbuka, rüzgârın sadece tozları değil istenmeyen birçok mikrop, bakteri ve enfeksiyonların kaynağını taşıdığını söyledi.


Toz bulutlarının olduğu zamanlarda alınabilecek en büyük önlemin mümkün olduğunca dışarı çıkmamak olduğunu ve havayı teneffüs etmemek olduğunu kaydeden Arıkbuka, nisan ayında polenlerin de çıkmasıyla hava kirliliğinin arttığını hatırlatarak, alerjik hastaların daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.


Bu gibi havalarda vücudun daha dirençli olması için olabildiğince dışarıya çıkılmamasını ve çocukların iyi beslemelerini isteyen Arıkbuka, çocukların evde olduğu zamanlarda ise endüstriyel temizlik malzemelerinin kullanılmaması gerektiğini söyledi ve “Endüstriyel malzemeler ne kadar abartılı kullanılırsa alerjik ve astımlı çocukların rahatsız olmalarına o kadar fazla neden olur” dedi.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık