Ana Sayfa Mizah 'Köşk adayında can alıcı nokta...'

'Köşk adayında can alıcı nokta...'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonuna yaptığı ziyaretin ardından cumhurbaşkanlığı adaylığı için 'en can alıcı nokta burası' dedi. Can alıcı nokta olarak işaret ettiği 'ana' ise bayat, samimiyetsiz ve sığ bir propaganda olarak Türk siyaset tarihine geçmişti.

Giriş Tarihi: 30 Mayıs 2014 Cuma 16:38
'Köşk adayında can alıcı nokta...'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'çatı aday' formülüne destek çerçevesinde ziyaret ettiği Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu çıkışı açıklama yaptı. Nasıl bir cumhurbaşkanı sorusuna Kemal Kılıçdaroğlu, "en can alıcı nokta burası" diyerek cevap verdi: "Anamızı da alıp gidebileceğimiz bir Cumhurbaşkanı...". Hem CHP hem de MHP tarafından hayati, belki de Erdoğan'ın indirilmesi adına son şans görülen Cumhurbaşkanlığı seçimi için en can alıcı nokta olarak belirlenen "ananı da al git" propagandası geçmişte işe yaramamış, Deniz Baykal'ın seçimi kaybetmesine, Devlet Bahçeli'nin ise parlamentoya girememesine neden olmuştu. Zira Türkiye, çocuğundan yaşlısına bu kadar sevilen, samimi bir lider görmemişti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Nasıl bir Cumhurbaşkanı’ konulu görüşmeleri çerçevesinde Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı İsmail Tutoğlu’nu ziyaret etti.

CAN ALICI NOKTA

Görüşmelerin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, “Son derece verimli ve güzel bir toplantı oldu. Başkanın da söylediği gibi bence can alıcı cümle o her yurttaşın annesini de alıp ziyaret edebileceği bir Cumhurbaşkanı istediler. Bence çok güzel bir öneri çok güzel bir dilek biz de bu dileği yerine getirmeye özen göstereceğiz” diye konuştu.

Başkan Tutoğlu ise, “Konfederasyonun cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili görüşlerini aldılar. Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde bizler emekten yana bir Cumhurbaşkanı talep ettiğimizi, Atatürk ilkelerine Cumhuriyet’in temel değerlerine saygı duyan bir Cumhurbaşkanı istediğimizi, özelleştirmelere karşı bir Cumhurbaşkanı istediğimizi, anamızı da alıp gidebileceğimiz bir Cumhurbaşkanı olmasını talep ettik. Toplumu ötekileştiren bir Cumhurbaşkanı istemediğimizi, Cumhuriyet’in temel değerleriyle kavgalı olan toplumun tüm kesimleri ile kavgalı olan bir Cumhurbaşkanı istemediğimizi belirtik. Bu ziyaretten dolayı kendisine teşekkür ederim” şeklinde konuştu.

KEMAL ÖNCEL KANLI İHTİLAL İLE ERDOĞAN'IN KELLESİNİ İSTEMİŞTİ

Kemal Kılıçdaroğlu'nun vurgulamak istediği "ana", kendini çiftçi olarak tanıtan ancak çiftçi olmadığı sonradan ortaya çıkan, hatta benzeri bir provokasyona Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde de giriştiği ortaya çıkan provokatör Kemal Öncel'in anasıydı.



Kemal Öncel'in basın yoluyla provokasyonun etkili olduğunu fark etmesi, Tansu Çiller dönemine uzanıyor. Tansu Çiller'e, tıpkı Başbakan Erdoğan'a yaptığı gibi provokatif saldırıda bulunan Kemal Öncel'in, Başbakan Erdoğan'ın Mersin'e geleceğini duyunca basının bulunduğu bir ortama giderek Başbakan Erdoğan'ı tehdit ettiği görülmüştü. Kemal Öncel, Erdoğan'ın ziyareti öncesi kameralar önünde bağırarak şunları söylemişti: "İki yol var: Ya hükümet istifa edecek ya da kanlı ihtilal olacak. Başka yol yok. Tayyip Erdoğan sana sesleniyorum. Mersin'e adım atarsan hesabını sağlam yap Tayyip!"



ERDOĞAN: ANANI DA AL GİT

Başbakan Erdoğan Kasım 2006'da Mersin'de katılacağı program için makam aracından indikten sonra kalabalıktan Kemal Öncel isimli biri çirkin bir ses tonuyla "Sayın Başbakan bu çiftçinin hali ne olacak? Anamızı ağlattınız bee! Hangi yüzle geliyorsunuz buraya? Yetti artık yaa! Öldük bittik yaa!" diye bağırmış, 'çiftçi olduğunu iddia eden' provokatörü bölgeden uzaklaştırmak isteyen korumalara ise Başbakan Erdoğan engel olmuş ve şahıs ile görüşmek istemişti. Başbakan'ın yanına yaklaştırılan şahıs hala bağırmaya devam edince Başbakan Erdoğan, "Artistlik yapma, böyle bağırılmaz. İyi bir sanatçısın, terbiyesizlik yapma" demiş ve çiftçiye yapılan kolaylıklar ve verilen destekleri anlatmaya çalışmıştı. Sözde çiftçi bu kez de Başbakan'ın sözünü keserek, "Tarım Bakanı'nın Anayasayı ihlal ettiğini biliyor musunuz?" demişti. Başbakan bu kez de "Şu anda çiftçiye ne verildiğini biliyor musun?" diye sormuştu. Kemal Öncel bu kez de aşağılayıcı bir ses tonuyla "Ne zaman? Ne zaman?" demiş ve "Benim mahsulüm öldükten sonra mı? 2 senedir anamız ağladı" diye bağırmaya devam etmişti. Başbakan Erdoğan, bir başbakanla konuşulmayacak ses tonu ve ifadelerle provokasyonunu sürdüren provokatörün girişimlerine daha fazla dayanamamış ve "Ananı da al git" demişti.

Başbakan Erdoğan'ın bu tavrı kimi çevrelerce Atatürk'ün çiftçi ile olan diyaloğu ile kıyaslanmış, büyük bir kesim tarafından ise Atatürk ile kıyaslamanın doğru olmadığı çünkü Atatürk'ün karşısındaki çiftçinin son derece edepli olduğu vurgulanarak, "Millî irade ile gelen bir başbakana, böylesi bir saygısızlıkta bulunana haddinin bildirilmiş olması" nedeniyle Başbakan Erdoğan takdir edilmişti. Erdoğan'ın takdir edildiğinin kanıtı ise 22 Temmuz 2007 genel seçim sonuçları idi. AK Parti'nin yüzde 34.43 ile 363 sandalyeye sahip olduğu 22 Temmuz 2007 seçimlerinde, Kemal Öncel olayını kullanan CHP yüzde 19.41 ile 178 sandalyeye sahip olmuştu. "Ananı da al git" propagandası ile 22 Temmuz 2007 genel seçimlerine giren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise yüzde 8.35 ile yüzde 10 barajının altında kalarak parlamentoya girememişti.

KEMAL ÖNCEL ÖZÜR DİLEMİŞTİ

İhlas Haber Ajansı'nın görüştüğü Kemal Öncel, olaydan birkaç gün sonra şu ifadeleri kullanmıştı:

"Sayın Başbakan'a karşı üslubumun yanlış olduğunu düşünüyorum, kendisine de hakkını teslim etmek istiyorum. Gördüğüm kadarıyla sayın Başbakanımız bu şekilde bir üsluba sahip tenkidi hak etmiyor. Siyasi parti yöneticilerinin bu olayı istismar etmeye hiç hakkı yoktur. Çünkü onlar dün neredeydiler, neden dertlerimizi dinleyip de soruna zamanında çare bulunması noktasında girişimde bulunmadılar. Üzerinden siyasi rant elde etmelerine müsaade etmeyeceğim. Çiftçiye verilen desteğin tarafımdan bilinmemesi, gelişmelerin başlangıcı oldu. Benim oradaki üslubumun da hatalı olduğunu düşünerekten Sayın Başbakanımızın ellerinden öpüyor, onun benim bir büyüğüm olduğunu, zat-ı alilerinizle paylaşmak istiyorum."



Yapılan araştırmalarda ise Kemal Öncel'in çiftçi olmadığı, domates fidesinden bile anlamadığı, Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde de benzeri bir provokasyona giriştiği ortaya çıkmıştı. CHP ise yıllarca Kemal Öncel'i masum, ezilmiş bir çiftçi gibi göstermeye çalışmış; Kemal Kılıçdaroğlu konuyu tekrar gündeme getirebilmek derdiyle 2010 yılında annesi Ümmü Öncel'in elini öpmek için Mersin'e gitmiş ve mitingde malzeme olarak Kemal Öncel'i kullanmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu son olarak geçtiğimiz yıl annesinin ölümü nedeniyle Kemal Öncel'e taziye ziyaretinde bulunmak için Mersin'e gitmişti.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık