Ana Sayfa Dünya Kudret Özersay bu kumaşla bu ülkeye çorap dahi dikilmez dedi

Kudret Özersay bu kumaşla bu ülkeye çorap dahi dikilmez dedi

Bu ülkede kamu hizmeti açısından en kilit rolü oynayan Kamu Hizmeti Komisyonu tam bir kaosa süreklenmiş durumda.

Giriş Tarihi: 10 Aralık 2012 Pazartesi 10:58
Kudret Özersay bu kumaşla bu ülkeye çorap dahi dikilmez dedi

KKTC’nin başka ülkelere kıyasla kısa yönetsel tarihi ülkedeki yozlaşmış siyasi kültürün, bu kurumun bağımsız ve tarafsız şekilde faaliyet göstermesini engelleyebildiğini kanıtlamış durumda. Cumhurbaşkanının tek başına ve sadece belirli bazı nitelikleri taşıyan isimleri atayabildiği bu sistemde bir Başkan ve dört de üye var. Ancak bu üyeleri kimsenin görevden alamaması ve görevlerine yüksek mahkeme yargıcıyla aynı tarzda son verilebilmesi bu bağımsızlığı ve tarafsızlığı getirememiştir. Burada niyetim belirli bir kişiyi ya da kurumun kendisini suçlamak değil. Zaten inanın bana bunun kimseye bir yararı da olmaz. Bazı dönemlerde istisnai olarak bu kurum verimli çalışmayı başarmışsa da bu durum kaideyi bozmadı anlaşılan.


Bunun ilk akla gelen nedeni düzeysiz, yozlaşmış siyaset ve yönetim anlayışımızdır tabi ki. Yani eğer daha farklı bir siyasi kültüre sahip olmuş olsaydık, Komisyon’un yasasında yer alan düzenlemeler muhtemelen kurumun gayet verimli ve siyasete alet edilmeden çalışmasını sağlayabilecekti. Ancak siyasi kültür açısından maalesef mevcut aktörlerle, KUMAŞ BU.


Neyi mi kastediyorum yozlaşmış siyaset ve yönetim anlayışından bahsederken? Devlet kadrolarında istihdam denilen şeyin ve tabi ki, tayin ve terfinin ülkede hükümet edenlerin elinde sürekli olarak sömürdükleri en önemli araçlardan, enstrümanlardan birisi oluşunu kastediyorum. Hakkı olmamasına rağmen kendisine iş vaadinde bulunduğu seçmeni tatmin etmek ve bir sonraki dönemi garantilemek için tüm siyasi aktörler (parti ayırmadan söylüyorum) bu Komisyon’u sürekli olarak kendi etkileri/kontrolleri altında tutmak istemişlerdir.


Bunun nedenlerini ararken Anayasanın Cumhurbaşkanına verdiği yetkilere de bakmakta yarar vardır. Halk tarafından seçilmesine rağmen anayasal olarak oldukça sınırlı yetkilere sahip olan Cumhurbaşkanının durumu bu açıdan dikkate değerdir. Kamu Hizmeti Komisyonu üyelerini atarken genelde burayı kendi etkisi altında tutabileceği, yerine göre hükümette olan ama kendisiyle iyi geçinmeyen bir Başbakan’ın varlığında ya da yerine göre kendi partisi dışında bir partinin hükümette olması durumunda geçmişte başbakanken sahip olduğu yetkileri kısmen de olsa ikame edebileceği bir “fırsat” olarak görmektedir Cumhurbaşkanları.


Bakın yozlaşmadan her dönem değişen oranlarda nasibini almış olan Kamu Hizmeti Komisyonunun görevleri ne kadar yaşamsal: Kamu görevlilerinin atanmalarını, onaylanmalarını, sürekli ve emeklilik kazandıran kadrolara yerleştirilmelerini, terfilerini, yer değiştirmelerini, çekilmiş sayılmalarını (istifa), emekliye sevklerini, görevden geçici olarak uzaklaştırma veya göreve son verme dahil tüm disiplin işlemlerini yapmak ve kendi gözetim ve denetimi altında, Kamu Görevlileri Yasasında öngörülen tüm sınavları, sınav tüzüğü uyarınca yürütmek ve sonuçlandırmak. Daha ne olsun?


Görevini olması gerektiği gibi yapmaya çalışan Komisyon yetkililerini tenzih ederek ülkeyi yönettiklerini iddia edenlere ve Cumhuriyet Meclisi yetkililerine soruyorum: Yapılan sınavlar sonucunda atanan kişilerin bu pozisyonları gerçekten hak edip etmediği sorusunun; atanmayan ve bekletilmekte olan kişilerin haksızlığa uğratılıp uğratılmadıkları sorusunun ve atanmayanlar arasından sadece bir kısmının muhtemelen objektif olmayan nedenlerle geçici olarak bir yerlerde görevlendirmelerinin KAMU VİCDANINDA yarattığı hasarın büyüklüğünün, derinliğinin farkında mısınız? Bu siyasi kültürle sömürüye uğrayan Komisyon’u yeni bir yasal düzenlemeyle bağımsız ve tarafsız şekilde çalıştıracak adımı neden atmıyorsunuz? Bir de utanmadan, “bizi eleştirip durmayın, öneriniz ne?” diye soruyorsunuz. Hade, ne duruyorsunuz?



Yok eğer “kusura bakmayın kumaş bu” diyorsanız, bu kumaşla bu ülkeye uygun değil ceket pantolon, çorap dahi dikilmez.


Yeni bir kumaşı dokumak kaçınılmaz.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

Başbakan yıldırım şimdi ab düşünsün

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık