Ana Sayfa Yurt Mamalı: UBP hükümeti, uluslararası tefecileri ülkeye sokma gayreti içerisindedir

Mamalı: UBP hükümeti, uluslararası tefecileri ülkeye sokma gayreti içerisindedir

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk Komitesi Başkanı Av. Barış Mamalı, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Hükümeti’nin, onbinlerce kişiyi mağdur eden, mal varlıklarını yok eden ve hapse düşmesine neden olan fahiş faiz uygulamalarını engellemek ile ilgili somut adımlar atmaktan korktuğunu belirtti.

Giriş Tarihi: 30 Kasım 2012 Cuma 11:55
Mamalı: UBP hükümeti, uluslararası tefecileri ülkeye sokma gayreti içerisindedir

UBP’nin geçmişte yürürlükte bulunan ve borçluları koruyan Faiz Yasası’nı iptal etmesi ve 1995’te DP-CTP hükümeti döneminde bileşik faizin serbest bırakılmasıyla toplumun sömürü ve yıkım altında yaşamaya mahkum edildiğini belirten Mamalı, şimdiki hükümetin de bu ekonomik sömürüye kalıcı çözüm getirme yerine günü kurtarmaya çalıştığını kaydetti.

 

TDP’nin soruna köklü çözüm getirecek, adil bir faiz sistemi kuracak “Faiz Yasası”nı Kasım 2011’de Meclis’e sunduğunu anımsatan Mamalı, halkın faiz sömürüsü altında ezilmesine gözyuman UBP’nin bu yasa önerisini tartışılmak üzere komiteye bile aktarmadığına dikkat çekti. TDP’nin önerisinde bileşik faizin yasaklanması, faiz tahsilatına sınır getirilmesi ve faiz oranının azami haddinin belirlenmesi olduğunu belirten Mamalı, bunların hayat bulması halinde, ülkedeki her türlü faiz sömürüsünün kendiliğinden yok olacağını, borçlanma işlemlerinin adil bir zemine oturacağını, borcunun azami miktarını bilen borçlunun ödeme kabiliyetinin artacağını ve soruna köklü bir çözüm bulunacağını vurguladı.

 

“Tefeciliği bitirmeye niyetleri yok”


Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın geçtiğimiz günlerde tefecilikle ilgili yeni bir yasa üzerinde çalıştıklarını ve meclise gönderdiklerini açıkladığını anımsatan Mamalı, Tatar’ın bahsettiği “Ödünç Para Veren Finans Şirketleri Yasa Tasarısı”’nın soruna asla çare olamayacağını ifade etti.

 

Çek iskontosu, yani çek kırma adı altında kredi veren Finans Şirketleri olduğu gibi bu işi yapan Bankaların da olduğunu belirten Mamalı, “Hükümet madem ki bu işi yapan şirketleri kontrol etmek istemektedir, neden bankaları bu yasanın denetimi dışında bırakmıştır” diye sordu. Mamalı, “Yasa Tasarısıyla birlikte hükümetin gerçek niyetinin, bankalar lehine tekelcilik yaratmak ve yabancı sermayeyi bu hususta egemen kılmak olduğu ortaya çıkmıştır” dedi.

 

Av. Mamalı, UBP’nin Yasa Tasarısı’nın hukuk mantığıyla bağdaşmadığını, Anayasa’ya aykırı hükümler içerdiğini ve yabancı finans şirketlerinin ülkeye akışını kolaylaştırarak ülkedeki ekonominin dış güçlerce tamamen teslim alınmasına olanak sağlar nitelikte olduğunu vurguladı.

 

“Ciddi kuşkular var”


Sözkonusu Yasa Tasarısı’nda Finans Şirketlerine yükümlülük ve sert önlemler getirilmesi ne kadar doğru ise, bu konuda Bankaların aynı yasal denetimden ve kontrolden uzak tutulmasının o kadar yanlış olduğunu belirten Av. Mamalı, bu durumun hem ciddi bir eşitsizlik, hem de hükümet-banka ilişkileri hakkında ciddi kuşkular yarattığını kaydetti.

 

Tasarı’nın ayrıca, yabancı finans şirketlerine, Kuzey Kıbrıs’ta rahat şube açma ve serbestçe faaliyette bulunma hakkı verdiğini da belirten Mamalı, “Küresel sermaye şirketlerinin adamıza yerleşmesi halinde yerli şirketlerimizin onlarla rekabet etme gücü olamayacağı için ticari hayattan silinmeleri sözkonusu olacaktır. Bu da yabancı tekelleşmenin önünü açacak ve halkımızın daha büyük şirketlerce sömürülmesine imkan yaratılacaktır” dedi.

 

“Dolandırcılığa zemin”


Bu tasarının yasalaşması halinde yeni tür çek dolandırıcılığına zemin yaratılacağı uyarısında da bulunan Mamalı, “Bu tasarıda elinde çek ile gelerek kredi isteyen kişinin finans şirketiyle sözleşme yapma zorunluluğu olacaktır. Ancak bu sözleşmede çek sahibi yer almayacak ve bu borçlanmadan ötürü hukuken sorumluluğu bulunmayacaktır. Kötüniyetli çek keşidecileri bu hukuki sorumsuzluk nedeniyle piyon kullanarak finans şirketlerini rahatlıkla dolandırabilecektir. Ancak bankalara yönelik böyle bir zorunluluk getirilmediği için onlar bu tür mağduriyetelere karşı koruma altına alınmıştır” dedi.

 

“Tam bir komedi”


Şahsi tefeciliği önelemek için tasarıda yapılan düzenlemenin ise tam bir komedi olduğunu belirten Av. Barış Mamalı, tasarıya göre, yılda iki kez çek yazarak veya sözlü olarak anlaşarak birilerine borç veren kişilerin tefeci sayılacaklarını ve 15 yıla kadar hapis cezası alabileceklerini kaydetti. Mamalı; “Yani birisi yakın arkadaşına yardım etmek amacıyla senede iki kez ve toplam 1000 TL borç verir ve bir yıl sonrada borçlu borcunu 10 TL faizle öderse, arkadaşına yardımcı olan bu kişi tefeci sayılıp suç işlemiş olacak ve asgari ücretin 80 katına kadar para ve/veya 15 yıla kadar hapis cezası yiyebilecektir” dedi.

 

“Tamamen alıntı”


Yasa Tasarısı’nda KKTC Hukuku’nda yer almayan şahsi müflis, yüz kızartıcı suç, irtikap, inancı kötüye kullanma, dolaylı iflas gibi terimlerin yer aldığını da belirten Mamalı, bunun da Tasarı’nın Türkiye’den fotokopilendiğini ve tasarıyı hazırlayanların iyi çalışmadığını gösterdiğini belirtti.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

Çarşamba gününden sonra hava soğuyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık