Ana Sayfa Gündem "PRATİKTE OLANAKSIZ"

"PRATİKTE OLANAKSIZ"

Ekonomi eski Bakanı Derviş Deniz ile Mali Murakıp Göksel Saydam, KKTC’de farklı bir para birimine geçmenin mümkün olmadığı noktasında birleşti

Giriş Tarihi: 23 Mayıs 2018 Çarşamba 11:36
Başbakan Tufan Erhürman’ın dün düzenlediği basın toplantısında kur sabitlemesi veya farklı bir para birimi kullanımına ilişkin çalışmaların yapıldığını açıklaması, “Bu ne kadar mümkündür? sorusunu beraberinde getirdi. Ekonomi eski Bakanı Derviş Deniz ile Mali Murakıp Göksel Saydam, Başbakan Tufan Erhürman’ın farklı para birimi kullanılması konusundaki açıklamasını değerlendirdi.   Diyalog’a konuşan Deniz ve Saydam, Kuzey Kıbrıs’ta farklı para biriminin kullanılmasının mümkün olmadığı görüşünde birleşti. Göksel Saydam ve Derviş Kemal Deniz kur sabitlemesi ile ilgili tartışmalarda dikkat edilmesi gereken noktanın ortaya çıkacak farkın nasıl giderileceği olduğuna vurgu yaptı. Bunun Türkiye tarafından giderilmemesi durumunda bu kez de bütçe açığının kapatılması için daha fazla vergi anlamı taşıdığının altı çizildi.   Deniz: Pratikte gerçekleşebilecek bir olay değil Derviş Deniz’in düşünceleri şu şekilde oldu: “Farklı döviz birimine geçilmesi konusu kendi içerisinde pratik sorunları vardır. Farklı birime girdiğiniz zaman o birimin merkez bankasının belirlediği politika ortada olur. TL’nin son dönemde değer kaybetmesi ideal bir birim olarak görülmese de 2001’den bu yana TL’de çok da önemli değişiklik olmadı. Burada TL karşısında enflasyonun durumu önem taşıyordu. Siz sirkülasyonda dövizi tutarsanız sorun çıkacaktır. Ödeme yapacağınız dövizi bir yerden bulmanız gerekiyor. KKTC tanınmayan bir ülke olduğu için anlaşma yapamayacağınıza göre bunu Türkiye ile yapabilirsiniz. Peki bu ne kadar uygulanır olur soru işaretidir. Yani bu konu (farklı para birimi kullanımı)pratikte gerçekleşebilecek bir olay değildir.” “Kur sabitlenirse bütçedeki açığın kapatılması gerekir” Döviz kurlarının sabitlenmesi konusuna ilişkin Derviş Deniz şu görüşü ortaya koydu: “Döviz bazında gelen malın veya birçok hizmetin bir fixlenmesi vatandaş açısından olumludur ancak çok dikkatli olunması gereken bir konu var. Siz ne kadar kuru sabitlerseniz sabitleyin, enflasyonun TL üzerinde ya da satın alma gücü etkisini de dikkate almanız gerekir. Girdiler döviz bazındaysa onun mutlaka girişinden sonra katman katman etkilediği mallarda enflasyon olarak etkisini görürsünüz. Siz eğer derseniz biz dövizi sabitleyeceğiz ve örneğin petrolün fiyatı artmayacak ama sizin ödeyeceğiniz bir dolar ve ya Euro vardır. Bu farkı nereden çıkaracaksınız? Yani siz dövizi fixslersiniz ama TL’nin değer kaybı devam ederse o fark bir yerden ödenmelidir. O da size aslında bir vergi olarak geri gelecektir. Bir yandan vatandaşı rahatlatacak gibi görünse de hükümet için bir bütçe sorunu ortaya koyacaktır.   Bunu da oturup yine Türkiye Cumhuriyeti ile konuşmanız gerekiyor. Kur sabitlemesi yapılırsa ortaya çıkacak ödenek farklarının bütçede yapacağı sıkıntıların aşılması gerekir.” Saydam: Farklı para birimi kullanımı olanaksızdır   Göksel Saydam da farklı para birimi kullanımı konusunda şöyle konuştu: “Bu bence olanaksınızdır? Nasıl olacak yoksa bir zaman yaptığımız gibi mücahit lirası basıp onu mu tedavüle süreceğiz? Böyle bir şey olursa TL’den daha da düşük bir değer olur. Ben kur sabitlemesi üzerinde durmak istiyorum. İthalat ve vergilerde kur sabitlemesi dense daha iyi anlaşılır. Kimin haddinedir kimin yetkisindedir sterlinin değerini belirleyemez. Bunlar bizim paralarımız değildir, sabitleyemeyiz. Ama ne yapılabilir. İthalatta belli bir kur saptanır ve belli bir dönem bu kur üzerinden yapılır. Bu da devlet alacağı vergiden ülke çıkarları için gelirinden fedakarlık ediyor anlamına gelir. Ama bunun yaratacağı bütçe açıklığını da birilerinin kapatması gerekecektir. Sayın Başbakan’ın Türkiye ile görüşüyoruz açıklaması doğrudur. Türkiye’deki enflasyonun burada bize daha büyük oranda yandığını anlatmalı ve alım gücümüzün düştüğünü anlatmamız gerekiyor.” Sıcak para girdisi sağlanmalı Göksel Saydam piyasanın rahatlayabilmesi için bir an önce sıcak para girdisinin sağlanması gerektiğini kaydetti: Saydam, “Kredi faizlerinin TL olarak düzenlenmesi diğeri de özellikle gıda giysi, sağlık ve temizlik konusunda KDV oranlarının daha makul seviyelere çekilmesi gerekiyor. Bir an önce sıcak para ülkeye gelmelidir. Bu da Türkiye ile protokolün imzalanmasından geçer. Projeler açılsın ve ülkeye sıcak para gelsin. Yapılması gerekenler bunlardır” dedi.

(DİYALOG GAZETESİ)
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

DOĞU AKDENİZ'DE GERİ ADIM YOK!

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık