Ana Sayfa Siyaset "RUMLARIN HAYIR’I UNUTTURULDU"

"RUMLARIN HAYIR’I UNUTTURULDU"

Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın sözlerini değerlendirdi

Giriş Tarihi: 7 Mayıs 2018 Pazartesi 07:48

Eski Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, son günlerde sıkça konuşulan ve gündemde yer bulan Mustafa Akıncı’nın Guterres Çerçevesi içerisinde tekrar müzakerelere başlama çağrısı hakkında KIBRIS MEDYATÖR’e özel açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına şöyle başladı Ertuğruloğlu,
"Bu Guterres Çerçevesi bana göre hiçbir olumlu yanı olmayan, Kıbrıs Türk Halkının davası ve çıkarları zemininde en ufak bir faydası olmayan, tehlikeler içeren, Kıbrıs Türkü’nü anavatanından koparacak, anavatanın garantisine son verecek, gerektiği takdirde, Rumların aynı 1963’te Kıbrıs Türkü’ne uyguladığı saldırı politikalarına karşı, anavatan Türkiye’nin müdahale hakkına olanak sağlamayacak hükümler içermektedir. Ve yine toprak tavizine yol açacak özellikle de bununla Güzelyurt’u işaret eden Kıbrıs Türkü’nün aleyhine olan uygulamalar yer almaktadır."

 

"TÜRKLERİ KENDİLERİ İLE EŞİT GÖRMÜYORLAR"
Açıklamalarına devam eden Ertuğruloğlu, Rumların Türkleri hiçbir şeklide eşitlik zemininde görmediklerini şu sözlerle ifade etti;
"Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ısrarla üzerinde durur gibi göründüğü dönüşümlü başkanlığı kesinlikle imkan vermeyen bir çerçevedir bu Guterres çerçevesi dedikleri olay. Cumhurbaşkanımızın bu çerçeveye bu denli sarılmasının mantığını ben anlamış değilim. Tüm bunlar Crans Montana’daki süreçte gündeme geldi. Rumlar kendileri lehine bu kadar unsur içeren bir çerçeveyi aynen Annan Planı’nda ki gibi onda da kendi lehlerinde olmasına rağmen hayır dedikleri gibi Crans Montana’da da, sıfır asker, sıfır garanti ısrarıyla hiçbir şey konuşmaya niyetli olmadıklarını ortaya koymuşlardır. Rumlar Kıbrıs Türkü ile kesinlikle eşitlik zemininde yeni bir ortaklık kurmaya niyetli olmadıklarını bütün dertlerinin, Kıbrıs Türkü’nü anavatanından koparmak anavatanın garantisine son verme olduğunu net bir şekilde ortaya koydu ve böylece Crans Montana’daki süreç bu şekilde noktalandı."

Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bu gelişmeyi orada bizzat yaşadığını, bu olayın ardından Akıncı’nın verdiği beyanatlara da bakıldığında, bu Rum zihniyeti ile bir yere varılamayacağını defalarca kendisininde de sözleriyle paylaştığını savundu. En son olarak Sayın Akıncı’nın, Rum lider Anastasiadis ile bir akşam yemeğine buluştuğunu ve o yemeğe giderken de verdiği beyanatlar içerisinde, Rum tarafının, Anastasiadis’in niyetini ölçmeye gittiğini ifade eden açıklamaları yer alıyordu, dedi.

Yemek sonrasında basına yaptığı açıklamada da “Rum tarafında hiçbir şeklide zihniyet değişikliğinin olmadığını tespit ettiğini” belirten Ertuğruloğlu, Sayın Akıncı’nın böyle bir çıkış yapmasının altında yatanları da şöyle açıkladı;

"Tüm bu yaşananların ardından kalkıp ta sanki ortada, Kıbrıs Türkü’nün çıkarlarına hizmet edecek bir çerçeve varmış gibi, Rum tarafına, hiçbir zihniyet değişikliği olmadığını iddia ettiği Rum tarafına, “Gel bu çerçeveyi stratejik bir anlaşma olarak deklare edelim” demesini anlamak mümkün değildir.
Ancak ben şöyle bir yorumda bulunabilirim, bunu yapmasının nedeni şu olabilir diye düşünüyorum. Son dönemde yeni bir tartışma meydana geldi bildiğiniz gibi, anavatanın da desteklediği, “Yeni bir şeyler denenmesi gerekir” söylemleri ile gelişen ve bunun ardında da, “İki ayrı devlet mi yoksa konfederasyon mu” şeklinde isimlendirilen gelişmelerdi. Sanıyorum Sayın Akıncı bundan son derece rahatsız oldu. Bu tartışmalara bir son verme, 50 yıllık saçma bir müzakere sürecini canlı tutmak, hiçbir başarı şansı olmayan sözde federasyon sürecini canlı tutmak, iki ayrı devlet veya konfederasyon tartışmalarına son vermek ve de mevcut hükümetin son dönemde gündeme gelen, halkı rahatsız eden zam haykırışlarına son vererek gündemi dış politikaya taşımak olduğunu düşünüyorum."

 

"ATILACAK HER ADIM TÜRKİYE İLE İSTİŞARE EDİLMELİ"
Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu söylemi ile ciddi bir hata yaptığını, hiç kimseye danışmadığını, Cumhuriyet Meclisi’ndeki partilerle bu konuyu tartışmaya açmadığını hatta hükümet ortaklarından bile, “biz bu konuyu basından öğrendik” söylemleriyle dile getirdiğini gördüğünü söyleyen Ertuğruloğlu, anavatan Türkiye ile de bu konunun gündeme getirilmediğini söyledi. Türkiye’den gelen tepkilerle rahatsızlık belirtildiği bir dönemi yaşadık, yaşıyoruz, diye ifade eden Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusunda atılacak her adım anavatan Türkiye ile istişare edilerek yapılması gerekir ve bugüne kadar da hep böyle olmuştur, böyle olması da gerekir diye konuştu.

"RUMLAR AKINCI’NIN ÇIKIŞINA BAYILDI"
"Sayın Akıncı’nın bu hamlesini anlamak mümkün değildir" Rum tarafı olumlu cevap vermediği gibi kendisini kurtarmaya çalışan bazı açıklamalar da yapmıştır diyen Ertuğruloğlu, Rum tarafı adeta Sayın Akıncı’nın açıklamalarına bayılmıştır zaten bu bayılmalarına da şu sözlerle yanıt veriyorlar, “Hoş geldin Sayın Akıncı”, Crans Montana’da neredeydin Sayın Akıncı” diye adeta dalga geçiyorlar diye ifade etti.

"TÜRKİYE’NİN ELİNİ ZORA SOKAN BİR HAMLE"
Ertuğruloğlu, Cuhmurbaşkanı Akıncı’nın bu hamlesinin Türkiye’nin de elini zora soktuğunu şu sözlerle vurguladı;
Rumlar daha ileriye giderek, “Biz bunları biliyorduk, Türkiye bunları söylesin” diyerek, Kıbrıs Türkü ile Türkiye’nin arasını açma gayretlerine Sayın Akıncı’nın bu söylemleriyle zemin hazırlamış oldular. Ve bu çıkış Rum tarafının eline muazzam bir koz vermiş oldu, diyen Ertuğruloğlu, Rumların “Bakın Akıncı ne diyor, Türkiye ise buna izin vermiyor” propagandalarına maalesef alet olduk dedi. Ve Sayın Akıncı’nın bu çıkışı, Rumların eline verdiği bu fırsatla uluslararası platformda Türkiye’nin elini zora sokan bir hamleye neden olduğunu ifade eden Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye ile Kıbrıs Türkü arasında fikir ayrılığı yaratılmamalı diye konuştu.

"RUMLARIN HAYIR’I UNUTTURULDU"
Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Rum tarafına yaptığı bu çağrının ciddi bir hata olduğunu sessizce geçiştirilecek bir durum olmadığını savundu. Ertuğruloğlu buna benzer bir hatanın aynı Anna Planı’nda da yapıldığını, Annan Planı referandumunda Rumların %75 hayır oyu çıkması sonrasında, onları uluslararası camia nezdinde rahatlatan bir girişim başlattı Kıbrıs Türk tarafı, Gambari denilen bir müzakere sürecine girildi. Ve böylece Rumların büyük bir çoğunlukla hayır demesi adeta unutturularak geçiştirildi, dedi.
CransMontana’da ki müzakere sürecini sabote eden Rum, uluslararası platformda olumsuz konumda olduğu düşünülürken, Sayın Akıncı’nın Guterres Çerçevesi diye aynen Gambari süreci gibi bir süreçle Rum tarafını rahatlatma çabasına girmesi son derece yanlış ve tehlikeli bir adım olduğuna dikkat çeken ertuğruloğlu, asla böyle bir hatanın yapılmaması gerekirdi, Rum tarafını rahatlatan, bugüne kadar her şeye hayır diyen, yıllardır gerçekleşen müzakere süreçlerinde her öneriye hayır diyen bir Rum tarafı var ve her defasında onları rahatlatan bir Türk tarafı var, diye belitti.

"İKİ AYRI DEVLET TEMELİNDE ÇÖZÜM"
Ertuğruloğlu, artık bundan sonraki süreçte, hangi adımın atılması konusunda da şunları söyledi; Rumların adayı bir Helen adası olarak gördüğü, Kıbrıs Türkü’nü kendilerine eşit bir halk olarak görmediği, bizi kendilerinin bir azınlığı olarak nitelediği bir zihniyete rağmen hala Kıbrıs Türk halkına şu yalan pompalanmaya çalışılıyor, “müzakere edelim, federasyonu müzakere edeli, 50 yıldır olmadı ama ileride olabilir”. Sanki Rumlar bizimle eşitlik temelinde hatta dönüşümlü başkanlığı da verebilecek gibi bir senaryo oynatılmaya çalışılıyor diyen Ertuğruloğlu, buna artık bir son verilmesini, “olmuyor, olmayacak ta” diyerek, her halukarda iki ayrı devlet statüsünün kabul ettirilmesi için çalışmalara yoğunluk kazandırılması gerektiğinin altını ısrarla çizdi.

(KIBRIS MEDYATÖR)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

“KIBRIS’IN GELECEĞİ, FEDERAL BİRLEŞİK KIBRIS’TADIR”

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık