×
Kıbrıs
Saner, “Biz halkımız için varız. UBP demek halka, devlete hizmet demektir"
3 Aralık 2019 Salı 16:51

Ulusal Birlik Partisi (UBP)  Genel Sekreteri Ersan Saner, gerek yurt içi gerekse yurt dışı çabalarla Kıbrıs Türk halkını layık olduğu gelişmişlik seviyesine ulaştırmakta kararlı olduklarını vurguladı.

Saner, “Biz halkımız için varız. UBP demek halka, devlete hizmet demektir. O yüzden halkımız bizi iktidara taşıyor, güveniyor. Biz sloganlar ortaya koymak yerine çözüm odaklı çalışırız” dedi.

UBP’den yapılan açıklamaya göre, Kıbrıs TV’de katıldığı televizyon programında çeşitli konulara ilişkin soruları yanıtlayan Saner, Avrupa Parlamentosu Muhafazakarlar ve Reformistler Grubu Başkanı Jan Zahardil ile Strasbourg’ta çok yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi.

Saner şunları kaydetti:

“Avrupa Muhafazakarlar ve Reformcular Grubu, Avrupalı muhafazakar ve merkez sağ partilerin oluşturduğu 2009 yılında kurulan bir ittifaktır. Ulusal Birlik Partisi olarak 2013 yılından itibaren üye olmadan, Nisan 2017’den bu bugüne kadar da ilgili ittifaka KKTC bayrağı ve UBP logosu ile üye olarak tüm toplantılara katılıyoruz.   İngiltere’den Muhafazakâr Parti, Polonya'dan Hukuk ve Adalet Partisi, Türkiye'den Adalet ve Kalkınma Partisi dahil 16 ülkeden değişik partilerle Avrupa Parlamentosu’yla diğer ilgili toplantılarda aynı çatı altında bir araya geliyoruz.

“KKTC’NİN KURULUŞUNUN DOĞRU OLDUĞUNU SAVUNUYOR”
İlk kez UBP Genel Başkanı ve Genel Sekreteri olarak üyesi olduğumuz bu önemli ittifakın Başkanı’nı Strasbourg’ta  ziyaret ettik. Buradaki konuları masaya yatırdık.  İttifakın Başkanı Avrupa Parlamentosu Çek Milletvekili Jan Zahardil ile İttifakın Genel Sekreteri Avrupa Parlamentosu İngiliz Milletvekili Daniel Hannan  birlikte daha önce  KKTC’yi 2 kez ziyaret ettiler ve onları KKTC Meclisi’nde de ağırladık.

Daniel Hannan, Meclisimizdeki Büyük Önder Atatürk’e ait ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözünden o kadar etkilendi ki, KKTC ziyaretinden  sonraki ilk Avrupa Muhafazakar ve Reformist Gurubunun Genel Kurul toplantısı  açılışında bunu Türkçe olarak okudu ve  Atatürk’ün veciz bir sözü olduğunu vurguladı. Bunlar basit olarak görülebilir ama çok önemli şeylerdir. 

Hannan’ın yanı sıra başka önemli milletvekilleri de buraya geldi. Bunların arasında daha sonra İngiltere’de Bakanlık görevi alanlar da oldu. Ama Hannan farklı bir isim.  Hannan,  KKTC’nin kurulmuş olmasının doğruluğunu bizden daha çok savunan birisidir. “

LONDRA ZİYARETİ VE SEÇME SEÇİLME HAKKI

Ersan Saner, Genel Başkan Tatar’ın Londra ziyareti ile ilgili olarak da şunları söyledi:

“Sayın Genel Başkanımız, Başbakanımız Ersin Tatar’ın Londra temasları da gayet iyi olmuştur. Bazı maksatlı iddiaların geçerli olmadığı böylece netleşti.

Sayın Başbakan Londra’daki Kıbrıs Türk halkının temsilcileriyle bir araya geldi. Sorunları dinleme fırsatı elde etti. Bu devam edecektir. Oradaki kardeşlerimizle en iyi ilişkileri kurmak, burayla bağlarını artırmak istiyoruz. Bu bağlamda seçme ve seçilme hakları da gündemdedir ancak bunun olabilmesi için anayasal ve yasal düzenlemelere ihtiyaç vardır. Biz UBP olarak bu düzenlemeleri yapmaya hazırız. Umarız bir an önce gerekli ön hazırlıklar tamamlanır ve bu yöne gidilir.”

 “CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ ÇOK ÖNEMLİDİR”

UBP Genel Sekreteri Ersan Saner, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak da UBP’nin bu seçimi ülke için çok önemli olarak gördüğünü, dolayısı ile KKTC’yi hak ettiği noktaya taşımak adına mutlaka kendi adayını göstereceğini söyledi.
Saner şunları kaydetti:

“ UBP’nin gelenekleri, bugüne kadar yaptıkları ortadadır. UBP Parti Meclisi, halktan, tabandan, örgütlerden, ilçelerden gelen seslere kulak vererek görevini yapacak ve adayımızı belirleyecektir. Sayın Tatar da zaten tabanın sesine kulak vereceğini, parti kendisine hangi görevi verirse buna uyacağını açıklamıştır. Şu anda durum budur”.

“AKINCI SINIFTA KALDI”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın performansı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Saner, “Cumhurbaşkanı Akıncı federasyon görüşmeleri kararından dolayı sınıfta kaldı” dedi. 

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın 2017 yılı temmuz ayı başında başarısızlıkla çöken Crans Montana görüşmeleri öncesinde defalarca  “bu defa ya çözüm olur ya da ayrılık” şeklinde açıklamalar yaptığını, Crans Montana sonrasında ise artık federal çözüm olamayacağını söylediğini anımsattı ve şöyle konuştu:

“ Sayın Akıncı Crans Montana’dan sonra AB çatısı altında iki devletli çözümden de söz etmiştir ama ondan sonra bundan vazgeçmiştir. Biz bağışlayıcıyız ama Rum fanatizmi ortadadır ve her geçen gün yükselmektedir. 

Rum tarafının bizim egemen eşitliğimizi, toprak ve mülkiyet konularında bizim istediklerimize yaklaşması da mümkün değildir. Türkiye’nin bizim için olmazsa olmaz etkin ve fiili garantisi ise Rumlar için asla kabul edilemez bir husustur. Böylesi bir durumda Rumlarla federasyon kurulamaz. Kurulabilseydi, şimdiye dek çoktan kurulurdu. 

Dolayısı ile işe gerçeklerden, iki devletten, iki devleti bir birine yaklaştırmaktan, iş birliğinden başlamak daha doğru ve gerçekçi olacaktır. Biz, Cumhurbaşkanlığı seçiminde bunu halkımıza anlatacağız.”

Yorumlar (0)
Yorum Ekle
Sonraki Haber
Yukarı