Ana Sayfa Gündem “SIĞ YAKLAŞIMDAN UZAK DURMALIYIZ”

“SIĞ YAKLAŞIMDAN UZAK DURMALIYIZ”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay BRT’de yayınlanan Birinci Boyut programına katılarak Pembe Paşaoğluları’nın sorularını yanıtladı.

Giriş Tarihi: 23 Şubat 2019 Cumartesi 14:18
“SIĞ YAKLAŞIMDAN UZAK DURMALIYIZ”

Meclis’te Kıbrıs konusunda yapılan oturumun ardından açıklamasına CTP'li bazı vekiller tarafından eleştirilmesinin anımsatılması üzerine Özersay, kişiselleştirmeden yada o düzeye varmadan yapılacak olan tartışmaları yararlı bulduğunu söylerdi. 

Özersay, “Toplumun farklı kesimlerinin farklı düşüncelere sahip olanların diğer tarafı yıpratmadan görüşler seviyesinde, içerikli bir biçimde konuları tartışması önemlidir.Tartışmaların kişiselleşmesidir asıl sorun olan. Kişiselleştirmeden yada o düzeysizliğe varmadan yapılacak olan tartışmaları yararlı bulurum. 

Kişiselleştirmeden kişiler üzerinden gitmeyeceğim. Zaten daha önce kimin muhatabım olduğunu kimin olmadığını söylemiştim” dedi. 

"ULUÇAY'IN AÇIKLAMASI İYİ NİYETLİYDİ AMA FARKLI BİR ALGI YARATILDI"

Özersay, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrükken Uluçay’ın kapalı oturumun ardından yaptığı açıklamanın iyi niyetli olduğunu şu sözlerle dile getirdi. 

“Meclis’te kapalı yapılan kapalı oturumun ertesinden bence kötü niyetli değil iyi niyetle sayın Meclis Başkanı birşeyler söyleme ihtiyacı hissetti Sayın Cumhurbaşkanı'nı uğurlarken. Doğaldır bence. Yalnız söylenenlerin yansıtılması itibariyle başka türlü bir anlam ortaya çıkardı. Herkesin çok iyi bildiği bir sürecin içerisinde gidiyoruz. Kıbrıs sorununun geleceği ile ilgili olarak aslında Kıbrıslı Rumlar ile kurmamız gereken ilişkin aslında kapsamlı çözümün nasıl bir çözüm olması gerektiğine ilişkin toplumda farklı siyasi aktörler şu anda tartışıyor. Böyle bir dönemde sanki Meclis toplanmış ve Sayın Cumhurbaşkanının ortaya koyduğu çözüm nasıl olmalıdır perspektifini aynen onaylamış ve bu konuda bir konsensus varmış gibi bir algı ortaya  çıktı.  Ben Meclis Başkanı böyle dedi demiyorum. Ama konsensus yönünde yaptığıaçıklama bu şekilde algılandığı için ben sadece onu doğru bir zemine oturtmak bağlamında birşeyler söyledim”. 

Kudret Özersay, hükümetin Kıbrıs sorununun gelecekte nasıl çözümlenmesi gerektiği, hangi zeminde nasıl bir ortalık olmasına ilişkin bir konsensusu olmadığını da vurguladı. Kudret Özersay, “Kıbrıs konusunda konsensus olmadığını hükümet programında da zaten belirttik. Ancak bu hükümetin bir dış politikası vardır. BM Barış Gücü ile ilgili; KKTC’de yaşayan değişik dini veya etnik, azınlık gruplarının çeşitli hakları ve zaman içerisinde onlarla ilgili uygulamalar bağlamında bir dış politikamız var. BM ile ilişkimiz bağlamında da bir dış politikamız var. Kıbrıslı Türkler’in yurtdışında temsil edilmesine ilişkin dış politikamız mevcut. Bunlar hükümeti temsilen yürütülen politikalardır” dedi. 

"FARKLI ÇÖZÜM MODELLERİNİ TARTIŞIYOR OLMAMIZ SAĞLIKLI BİR HUSUS"

Özersay, Hükümetin dış politikasının sadece Kıbrıs sorununun nasıl çözümlenmesi gerektiği veya çözüm şeklinin ne olacağına bağlı olmadığını belirtti. Kudret Özersay, “Altını çizerek söylüyorum; BM’nin bu bir değerlendirme dönemidir diye açtığı bir pencere var. Bu dönem içerisinde sadece iki taraf biraraya gelerek bundan sonra ne yapacağı konuşmalıdır diyemeyiz her bir taraf Kıbrıs Rum ve Türk halkı gerçekten ne istediğimizi de içimizde tartışmamız lazım. O bağlamda bir fırsat penceresi açılmıştır. Bu dönem içerisinde özellikle KKTC’nin farklı çözüm modelleri olabilir mi, olabilirse ne olmalıdır diye tartışıyor olmamız sağlıklı bir husustur. Ama henüz bu tartışmaların yeterince derinleşmediğini söyleyebilirim” dedi. 

"TÜRKİYE'NİN POZİSYONLARINI BÜYÜK ÖLÇÜDE KIBRIS TÜRK TARAFI ŞEKİLLENDİRİR"

Şahsı ile ilgili bir ön yargı yaratılmaya çalışıldığını da söyleyen Özersay, “Kıbrıs sorunu ile ilgili ilk konuşmaya başladığım dönemden itibaren bakılırsa bir çizgim var. Yaratıcı fikirler bağlamında görüşümü ortaya koyuyorum. Bu benim birisinden duyup da söyleyebileceğim birşey değil. Bilakis geçen süre zarfında 2015’den önce de hep vurguladığım toplum olarak özgüven eksikliğinden dolayı doğru, iyi veya yeni fikirleri kesin bir başkası söylemiş şeklinde algılıyoruz. Yanlış bir yaklaşımdır. İddia ediyorum, Kıbrıs sorunun genel perspektifi bundan sonrası ve müzakerelerdeki argümanları bakımından Türkiye Cumhuriyeti’nin pozisyonlarının büyük bir kısmı Kıbrıs Türk tarafı tarafından aslında şekillendirilmiştir, yönlendirilmiştir ve ortaya atılmıştır. Bu açıdan en azından kendimize güvenelim. Türkiye’nin bir çok duruşu Kıbrıslı Türklerle ortak şekilde şekillendirilmiştir. Önümüzdeki dönemde ‘bu Adanın geleceğinde ne mümkündür veya ne değildir’ görüşümüzü ortaya koyduğumuzda acaba bunun kimin söylediğine bakmak kadar sığ bir yaklaşım olamaz.Bundan uzak durmamız gerektiği kanaatindeyim” dedi. 

"YENİ FİKİR VE DÜŞÜNCELERİ AÇMALIYIZ"

Siyasette bir adım önde olmaktan ziyade topluma yarar sağlayacak fikirle bağlamında herkesin bir kaç adım ileriye doğru adım atması gerektiğini kaydeden Özersay, bütün siyasilerin sorumluluk bilinci ile biraz yaratıcı ve yeni fikirlere açık olmasının önemine işaret etti. 

Özersay, "Yeni fikirleri ve düşünceleri açmalıyız. Ezberlere takılıp kalırsak, cümlelere takılıp kalırsak statükoya, düşünsel statükoya hapsoluruz. Federal çözüm modelini ben söylediğim için mi tükendi? Her yöntem denendi ve tükendi... Realiteyi söylediğimde birileri tepki gösteriyor. Bu tepkinin 2 nedeni olabilir. Ya Cumhurbaşkanlığı Seçimi için korkuyorlar ya da 50 yıllık oyuncak ellerinden alınıyor. Çözümün sadece o ezberlenen cümle değil de başka türlü şekillerde de mümkün olabileceğini ve o şekilde çözüm istenilebileneceğini, makul bir zeminde izah edildiği zaman allah bizim elimizden oyuncağımız gidiyor diye endişe duyuyor olanlar bu reaksiyonu gösteriyor diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. 

“BİRİLERİ BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM TARTIŞMALARINI ERKENE ALDI“ "

Kudret Özersay, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve seçenekleri yakın zamanda Parti meclisinde değerlendireceklerini söyledi.

2020’de gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik partisinin adayını belirleyip belirlemediğine dair soru üzerine konuşan Özersay, “Parti Meclisimizi geçtiğimiz haftalarda seçtik ve ilk toplantımızı yaptık. İlk toplantımızda iç meseleleri ele aldık. Daha sonra da diğer toplantılar için bir tarih belirledik” dedi.

10 günlük süreç içerisinde Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunu değerlendirmeye başlayacaklarını belirten Özersay, bunun net olarak adayı belirlemek demek olmadığını da kaydetti. 

Özersay, “Bir rahatsızlığımı da dile getirmek istiyorum.Biz bu konudan kaçınmaya çalıştık ama benim gördüğüm kadarıyla birileri bilinçli bir şekilde Cumhurbaşkanlığı seçimleri tartışmalarını erkene aldı. Bu durum da ülkeyi ve ülkede hizmet üretmek isteyen insanları olumsuz yönde etkiliyor. Konsantrasyonumuzu bölmeye, bozmaya yöneliktir . O yüzden bu tartışmayı erkene almamak gerektiği düşüncesindeyim. Parti içerisinde de bunu geciktirmeye gayret gösteriyorum açıkcası çünkü ülke menfaati görevde olan bir hükümetin icraat yapmaya odaklanmasından geçer” şeklinde konuştu.

VİCDANİ RET KONUSU

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi Başkanı Doğuş Derya’nın vicdani ret ile ilgili yasa tasarısını diğer yasaların önüne çekerek görüşmeye başlamasına ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi. 

Özersay, “yasaların komitelerden geçebilmesi için, komitelerden geçen yasaların Meclis’ten onaylanabilmesi için koalisyonun birlikte hareket etmesi gerekir nokta."

KÜRTAJ DÜZENLEMESİ

Meclis’te kürtaj ile ilgili yapılan düzenlemeye ilişkin görüşlerini de aktaran Özersay, konunun sadece kürtajın süresinin uzatılması olmadığını belirtti. Özersay, “Orada bazı değişiklikler var, biz bunların da hayata geçmesini istiyoruz. Kürtaj ile ilgili bizim hassasiyet gösterdiğimiz şeyler var. Bir tarafta insan hakları boyutu varken diğer tarafta ülke koşulları var. Başka ülkelerden gelecek insanların burada kürtaj ticaretini hayata geçirmesi yapısına karşı duruşumuz var. Devletin bilinçlendirme çabası içerisinde olması gerekir. Sadece hafta değişikliği yapmak bu açıdan sorunları çözmeyebilir. Ahlaki bir noktadan bakmak bu yüzyılda çok doğru değil diye düşünüyoruz. Tabipler Birliği’nin 10 haftada kalabilir diye bir görüşü var. Bütün bunları değerlendireceğiz" ifadesini kullandı. 

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık