Ana Sayfa Kültür & Sanat Sinema makinisti

Sinema makinisti

Bu hafta sizler için uzun yıllardır sinema makinistliği yapan eski ustalardan Halil İnönü ve Ersen Salih Topçuoğlu ile dünden bugüne sinema makinistliğini ele alarak yapmış olduğum söyleşiyi paylaşacağım sizlere.

Giriş Tarihi: 22 Aralık 2012 Cumartesi 15:31
Sinema makinisti

KIBRIS: Bizlere kendinizden bahseder misiniz?


Ersen S. TOPÇUOĞLU: Ben 1950 yılında Nergisli’de doğdum. 1963 yılına kadar köyde yaşadım daha sonra babamın işi gereği Mağusa’ ya taşındık. Yaşamım da şimdiye kadar Mağusa da geçmiştir. Ortaokul ve lise öğrenimimden sonra üniversiteye gittim üç yıl sonra bırakmak zorunda kaldım. Ve meslek hayatına atıldım.


Halil İNÖNÜ: Ben 3 Aralık 1941 yılında Lefkoşa’da doğdum. Kaymaklı’da ikamet etmekteyim. Bu mesleğe 1959 yılında başladım.

 

KIBRIS: Sinema makinisti mesleğine nasıl başladınız?


Ersen S. TOPÇUOĞLU: Biz Mağusa’ya yerleştiğimizde evimiz sinemanın yanındaydı. Merak ederek ilk olarak sinemaya gelenlere oturmaları için yer göstererek başladım. O zaman ustam Makinist Kemal ustaydı. Eskiden makinelerde kömür vardı şimdiki gibi lamba yoktu.  O kömürler devamlı ayar isterdi. Ben de makinenin başında dururdum ve ayar yapardım. İşi öğrenerek mesleğe başladım.


Halil İNÖNÜ: İlk bu mesleğe 1959 yılında Taksim Sineması’nda başladım. Bu mesleğe merakımdan başladım ve halen devam etmekteyim 71 yaşında olmama rağmen.



KIBRIS: Mesleğinizle ilgili, önceki yıllarla günümüzü kıyaslayacak olursak neler anlatabilirsiniz bizlere?


Ersen S. TOPÇUOĞLU: Eskiden sinema olayı daha başkaydı. O zaman sinemaya Yeşilçam hakimdi. Yabancı filmler Rum tarafında daha çoktu, zaten Rumca alt yazılıydı. Sinemanın konumu vardı. İki ayrı rakip olarak çalışırlardı, farklı filmler gösterilirdi. O zaman hangi sinema daha iyi film getirecek diye birbirleriyle yarışırlardı. O zaman insanların sinemaya rağbeti daha çoktu. Her akşam film gösterilirdi. Cumartesi ve Pazar da saat 14:30’da gösterim vardı. Eskiden sinemada arabacıkların içinde yemişler satılırdı hatta sinemada sigara içilirdi. Tombalalar  çekilirdi film arası. Çok eğlenceli geçerdi.


O dönemde Türkan Şoray, Hülya Koçyit, Ayhan Işık, Tarık Akan’ın filmleri yayınlanırdı. Daha çok amatör filmler ve aşk filmleri gösterilirdi. Eskiden kömür olayı vardı. Şimdi onun yerine lamba konmuştur. Ses sistemleri gelişti teknoloji gelişti her şey daha kolay. Şimdiki gibi sinemalarda konfor yoktu.


Halil İNÖNÜ: Eski zamanlarda sinemalara ilgi çok büyüktü. Sinemalar dolar taşardı. Her hafta yeni bir Türk filmi ve yabancı film gösterirdik. Yabancı filmleri Rum tarafından alırdık. 1983 yılından sonra sinemalara ilgi giderek azaldı. Eskiden filmler siyah beyazdı daha sonra renkli filimler geldi. Zeki Müren’in Altın Kafes filmi Ayhan Işığın,Türkan Şoray’ın, Gönül Yazar’ın filmleri vardı. Çok ilgi vardı sinemalara Bayramlarda sinemalar dolar taşardı. Sinemalarda rekabet vardı. Biz Şahin sinemasındaydık Zafer sineması da vardı rekabet içindeydik. 1963 yılına kadar filmler siyah beyazdı daha sonra filmler renkli gelmeye başladı. 1982 yılında bu işi bıraktım. Telefon Dairesi’nden emekli memurum. Geceleri de sinema gösterimine giderdim. Gösterimde makinenin başından ayrılamazdık film yanmasın ve kopmasın diye şimdi her şey daha kolay film yanmaz kopmaz. Şimdi kömür işi yoktur lamba vardır.  Sinemalar kapanınca Ertan Birinci geldi ve sinema açmamızı söyledi. İlk pek ılımlı değildim ama daha sonra kabul ettim. Ertan Birinci ile beraber Mısırlızade sinemasını kiraladık. Makinenin eksik parçalarını toparlayarak gösterime hazır olduk, Türkiye’ye gittik film aldık ve o zaman “Taş Devri” çizgi filmi ile gösterime başladık. Doya doya filmler gösterdik. Daha sonra üç boyutlu gösterimler başladı. Ama şimdi günümüzde sinemalara eski ilgi kalmadı. Eskiyi özler arar olduk. Şimdi masraflar çoğaldı. Şimdi bayramlarda insan gelmez ama eskiden bayramlarda dolar taşardı sinemalar.

 

KIBRIS: Bu mesleği birine öğrettiniz mi?


Ersen S. TOPÇUOĞLU: Bu çağda meslek öğrenmeye niyeti olan yoktur. Bu meslek de artık ölüyor şimdi dijitaller çıktı bu meslek de artık bitecek.


Halil İNÖNÜ: İki, üç kişiye öğrettim. Ama öğrettiğim kişilerin çoğu caydı yapmaz. Bu meslekte tatil, bayram yoktur. Özveri isteyen bir meslektir.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

UKÜ 1. Bilim-Kültür-Sanat günleri başlıyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık