Ana Sayfa Siyaset Sıra Küçük tarafında

Sıra Küçük tarafında

UBP davasında dün de Ahmet Kaşif, Zorlu Töre ve Hasan Taçoy sorgulandı.

Giriş Tarihi: 7 Kasım 2012 Çarşamba 09:02
Sıra Küçük tarafında

Serhat İNCİRLİ


Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gazimağusa Milletvekili Dr. Ahmet Kaşif, olası bir ikinci tura gidilmesi halinde rakibi İrsen Küçük’ün “genel başkan” sıfatını taşımasının, başkanlık yetkilerini kullanarak, delegelere etki edebileceği anlamına geldiğini söyledi. Kaşif, bu durumda Küçük’ün kurultay delegelerini değiştirme ihtimali olabileceğini kaydetti. Bu nedenle “genel başkan yetkilerinin alınması” için ara emri talebinde bulundukları mesajını verdi.


UBP’de 21 Ekim Pazar günü başkentteki Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleşen ve sonucu yargıya taşınan kurultay süreci; Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde devam ediyor. Vatandaşlar ve taraflar mahkeme sonucunu heyecanla bekliyor.


UBP Gazimağusa Milletvekili ve iki başkan adayından biri olan Dr. Ahmet Kaşif’in, kurultay sonrasında genel başkan ilan edilen Başbakan İrsen Küçük aleyhine yaptığı “Genel başkan yetkilerinin kullanılmasını engellemeye” yönelik ara emri başvurusunun duruşması dün de devam etti.


Kurultaydaki başkanlık seçiminin sonucuna itiraz eden ve ikinci turunun yapılması için mahkemeye başvuran Dr. Kaşif, ilk aşamada İrsen Küçük’ün olası bir ikinci tur yarışına müdahalesinin engellenmesi için genel başkanlık görevinin askıya alınmasını talep ediyor.


Lefkoşa Kaza Mahkemesi Yargıcı Emine Dizdarlı’nın huzurunda Pazartesi günü Divan Başkan Yardımcısı Avukat Savaş Atakan sorgulanmıştı.


Dün saat 10.30’da başlayan duruşmada ise önce Divan Katibi ve Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre, ardından Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy ve son olarak da “Davacı” konumundaki Dr. Kaşif ifade vererek taraflarca sorgulandı.


Duruşmada, 21 Ekim Kurultayı’ndaki Divan Heyeti’nde yer alan “Küçük yanlıları” Teoman Kuran ve Beyarmudu Belediye Başkanı İlker Edip’i, genç avukat Salih Can Doratlı temsil ediyor. Kuran ve Edip dünkü duruşmada yoktu.


Başbakan İrsen Küçük’ü ise Ergin Ulunay, Hasan Hasipoğlu ve Güner Göktuğ savunuyor. İrsen Küçük de duruşmaya katılmıyor.


Kaşif tarafında da dört avukat oturuyor. Fuat Veziroğlu’nun başı çektiği bu kadroda Hasan Yücelen, Münür Doratlı ve Yunsal İlhan yer alıyor.

 

Kardeş ve kuzen Doratlı’lar karşı saflarda


Dünkü duruşmaya genç avukatlar, Küçük ve Kaşif’in bazı destekçileri yine büyük ilgi gösterirken, iki tarafın destekçileri arasındaki soğuk hava ve göz göze gelmeler de dikkat çekti.


Davanın ilginç yanlarından biri, her iki tarafta birer “Doratlı” soyadlı avukatın bulunması.


Kaşif’in avukatları arasında Münür Doratlı yer alırken, karşı tarafta ya da davalılar arasında bulunan İlker Edip ile Teoman Kuran’ın avukatlığını Salih Can Doratlı yapıyor.


Münür Doratlı’nın babası tanınmış avukatlardan Aygün Doratlı ile Salih Can Doratlı’nın babası eski bakanlardan Dr. Tansel Doratlı kardeş. Dolayısıyla iki kardeş çocukları gibi, babaları da farklı taraflarda siyasi mücadele yapıyor. Aygün Doratlı, kurultay sürecinde Dr. Kaşif, Demokrasi ve Güven Partisi yetkililerinden Tansel Doratlı ise parti genel başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ile birlikte, İrsen Küçük’ten yana çalışmalar yapmıştı.

 

Özgürgün “2. tur” dedi mi demedi mi?


Dünkü duruşmada iki tarafın avukatlarının sorularını yanıtlayan Zorlu Töre, Divan Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün “Tüzük gayet açık, salt çoğunluk oluşmadı, ikinci tur yapılmalı” dediğini iddia etti.


Töre, daha sonra kararın değiştiğini ve Özgürgün’ün de “şikayeti olan mahkemeye gitsin” ifadesini kullandığını savundu.


Töre, “Özgürgün’ün sözleri ekranlara da yansıdı” dedi.


Ergin Ulunay ise “Ben iddia ederim ki, Sayın Özgürgün öyle bir şey demedi” diye konuştu.


Zorlu Töre, İrsen Küçük’ün divana müdahale ettiğini, Divan Başkanı Özgürgün’e, “Bu seçimi ben kazandım, bunu ilan et” dediğini söyledi.


Ergin Ulunay ise, “Ben iddia ederim ki divan kararını açıkladığı anda Sayın Ahmet Kaşif ve yandaşları, Avukat Aygün Doratlı ve Avukat Yunsal İlhan defalarca masaya gelip itiraz etmişlerdir; İrsen bey 13 dakika sonra gelip kararını açıkla demiştir” savunmasını yaptı.


Dünkü duruşmada 2 Kasım 2012 tarihli KIBRIS, Güneş, Havadis ve 1 Kasım 2012 tarihli Yenidüzen gazeteleri de “emare” olarak kabul edildi. Avukat Ergin Ulunay, gazetelerin emare olmasına ayrı ayrı itiraz ettiyse de bu itirazlarını Yargıç Dizdarlı’ya kabul ettiremedi.


Yargıç Dizdarlı, şimdiye kadar Ulunay’ın yaklaşık 10 itirazının tümünü de reddetti.

 

“Olası ikinci turda delegeleri etkilemesin diye”


Dünkü duruşmada ara emir talebindeki amacın, İrsen Küçük’ün olası bir ikinci tur halinde, genel başkanlık yetkilerini kullanıp delegeleri etkileyebilmesinin önüne geçmek olduğuna sık sık vurgu yapıldı.


Fuat Veziroğlu bu konuyu öne çıkarmaya çalışırken, Ergin Ulunay ise “İrsen Küçük’ün genel başkanlığının devamının olası bir ikinci tur yarışına etki etmeyeceği” üzerinde yoğunlaştı.


Zorlu Töre 3 Kasım 2012 tarihli parti meclisi toplantısına telefonla, 2 Kasım günü çağrıldığını anlattı. Bu toplantıda konuşma talebinin engellendiğini aktardı. Engelleyenin de İrsen Küçük olduğunu belirtti.


Töre, “Söz alıp konuşmak istedim, Genel Yönetim Kurulu seçimi olacağını o anda öğrenmiştim, Sayın İrsen Küçük ara verdikten sonra bana konuşma hakkı vereceğini söyledi. Ara verildikten sonra söz istedim, yine vermedi” dedi.


Töre, “Benim gibi Sayın Taçoy ve Sayın Afet Özcafer’e de söz hakkı vermedi” diye konuştu.


Ergin Ulunay, 3 Kasım’daki parti meclisi toplantısının 27 üyenin imzasıyla yasal olarak toplandığını iddia etti.


Fuat Veziroğlu ise üzerine basa basa, ara emri taleplerindeki amacın, ileride yaşanacak telafisi mümkün olmayan ve inatla yapılmak istenen işlerin engellenmesi olduğu üzerinde durdu.


Ulunay, daha önce de telefonla parti meclisi toplantısı daveti yapıldığını hatırlatırken, Töre, “Ben 27 imzayı görmedim” dedi.

 

“Katılanlar mı tüm delegeler mi?”


Ergin Ulunay, “Hazır olan 1402 delegenin oylarının salt çoğunluğu gerekiyordu, yani 702 oy yeterliydi, Sayın Küçük 704 oy aldı” derken, karşı taraf ise “katılan değil, mevcut olan 1427 delegenin salt çoğunluğu olan 714 oy başkan seçilmek için gereken rakamdır” noktasına vurgu yapıyor.


Bu, avukatların sorularının arasında sık sık yorum olarak ortaya konuyor.

 

Cumhurbaşkanı’nın olağanüstü hal ilanı


Dünkü duruşmada Ergin Ulunay, Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’nun “Olağanüstü hal ilan edeceğim” dediğini hatırlattı ve Töre’ye, “Bunu gazetelerde okudunuz mu?” diye sordu. Ulunay, Lefkoşa kenti ve belediyesi için bazı acil tedbirler alınması amacıyla, partinin yetkili kurullarının toplanması gerektiği mesajını vermeye çalıştı.


Ancak Töre, “Ben okumadım” derken, Avukat Veziroğlu’nun itirazı üzerine, Yargıç Dizdarlı, “İki olayı karıştırmayın” dedi. Ulunay burada da tıpkı bazı emarelere itirazında olduğu gibi yargıçtan “Olumsuz cevap” aldı. Yargıç Dizdarlı, Töre’nin konuşmasına izin verilmeyen 3 Kasım’daki parti meclisi toplantısıyla ilgili bir yorum daha yaptı ve “Birinin konuşmasının engellenmesi mi gerekiyordu?” sorusunu sordu. Salih Can Doratlı da Töre’ye, “Taraflısınız” dedi.

 

“İrsen bey bana belgeyi göstermedi”


1981’den beri UBP üyesi olduğunu söyleyen Hasan Taçoy dünün ikinci tanığıydı. Taçoy da 3 Kasım’daki parti meclisi toplantısında konuşmasına izin verilmediğini anlatırken, izin vermeyen kişinin İrsen Küçük olduğuna vurgu yaptı.


Taçoy, parti meclisinin 3 Kasım’daki toplantısı için 27 veya 25 üyenin çağrısının yer aldığı iddia edilen belgeyi görmek istediğini ancak İrsen Küçük’ün bu belgeyi kendisine göstermediğini de ileri sürdü.

 

Feveran tartışması


Dün tanık kürsüsüne davacı Ahmet Kaşif de çıktı. Kaşif iki tarafın avukatları tarafından sorgulandı. Bu sorgulama sırasında Fuat Veziroğlu, “Bir hafta, iki hafta veya iki ay sonra bu dava biter ve Kaşif kazanırsa, ikinci bir seçim yapılır. İkinci bir muhtemel seçime kadar İrsen bey genel başkan kalırsa delegeleri etkileyebilir, değiştirebilir, üzerlerinde etkisi olabilir, kendisine oy vermeleri yönünde etki yapar” yorumunu soruları arasına sıkıştırdı. Kaşif de onayladı.


Veziroğlu, İrsen Küçük’ün genel başkan kalması halinde, partili olmayan belediye başkanı veya milletvekillerinin partiye alınmaları halinde doğal üye olup olamayacaklarını da Kaşif’e sordu. Kaşif, “Olurlar” dedi.


Ulunay, Kaşif’in parti tüzüğündeki tüm iç çare yollarını denemeden yargıya başvurduğunu iddia ederken, “Parti başkanı divan kararı ile kesinleşti, genel başkan seçildi, seçim sonrası ara ermine gerek kalmaz” yorumunu yaptı.


Ulunay sorgulaması sırasında Kaşif’e “Genel başkan belli oldu niye feveran ediyorsunuz!” diye çıkışır gibi olunca, Fuat Veziroğlu “Sayın Kaşif soruları yanıtlıyor feveran eden sensin” diye karşılık verdi. Yargıç müdahale etti.


Duruşmaya bugün saat 10.00’da devam edilecek. Ulunay 3 veya 4, Salih Can Doratlı ise bir tanık getireceklerini belirtti.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ TAMAMLANDI

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık