Ana Sayfa Sağlık Sofranıza dikkat: GDO

Sofranıza dikkat: GDO

Azalan tarım alanları, artan kazanç talepleri ve gelişen teknoloji. Üçünü yan yana yazınca pek iç açıcı bir durum söz konusu olamıyor.

Giriş Tarihi: 9 Kasım 2012 Cuma 22:53
Sofranıza dikkat: GDO

Eylül sonunda Deşifre programında yayınlanan haberi izleme şansı olmayanlar ilgili haberlere buradan ulaşmak mümkün:


Öldüren GDO markette çıktı ve Ekmeğe GDO bulaştı, kanser yiyoruz

 

Yukarıdaki iki linkten özetleyecek olursak:


"Birer adet salam, mısır gevreği, cips, paket domates salçası, salça ; üçer adet sosis ve dondurma; dörder adet köfte; beşer adet çikolata ve altışar adet un markasında GDO bulundu. İstanbul genelinde ünlü marketlerden toplanan otuz farklı ürün içinde tespit edilen bu markaların ismi henüz açıklanmamış olsa da, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Kavak yasal işlemlerin başladığını telefonla bağlanarak aktardı."


Dünya ülkelerinin çoğunda, Avrupa'nın ise neredeyse tamamında yasaklanan GDO, kısmen de olsa Türkiye'de serbest: Yem amacıyla kullanılan Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı ürünlerden bir kısmının ithalatı şu an mümkün. Dolaylı yollardan, yukarıdaki haberde de geçtiği gibi bu ürünlerin sofralara gelmesi büyük olasılık. Özellikle sucuk, salam, sosis, soya, mısır ve soya ile mısırı barındıran cips, çikolata ile unlu ürünler vs...



Kemal Özer'in köşeyazısında SÜ'den Prof. Dr. Selim Çetiner'den alıntıladığı kısım da, Türkiye'nin dört bir yanından toplanan ellibir yem örneğinin ellisinde GDO tespit edildiği belirtilmiş. GDO'lu Kurban isimli bu yazıda, bu yemlerle beslenen hayvanlardan elde edilen süt, yumurta ve ette, az da olsa genetiği değiştirilmiş organizma olduğu yazılı.

 

Güvende miyiz?


Aslında içimizi rahat tutmak zorundayız, yoksa aç kalma tehlikesi var ve işin doğrusu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ihbar ve şikayetleri özenle irdeliyor ve kendi yaptığı çalışmalar (araştırmalar) söz konusu. Haziran'da GDO'lu ürünleri piyasaya sokan firmaları teşhir etmişti; ki içlerinde fındık ezmeleri ile abur cubur ürünleri de vardı. İlgili bakanlık dışında, birçok sivil toplum örgütü de GDO'ya savaş açmış ve Ağustos'ta önemli bir adım atılmasını sağlamıştı. Doğrusu ümitlerin korunması gereğine inanıyorum. Bakanlık sitesinde teşhir olayı bir numaralı caydırıcı unsur ve bunun basın tarafından da yayınlanması cabası. Ayrıca Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Gıda Hareketi, Greenpeace gibi sivil toplum örgütleri de boş durmayı pek sevmiyorlar. Örneğin, Projeler linkinde görülebileceği gibi geleceğe yönelik olumlu çalışmalar söz konusu. Günümüzde kimi uzmanların savunduğu üzere, medyadan daha etkileyici olan sosyal medya ise bir diğer araç. Örneğin yemek tarifi veren blog yazarları, her beş yazısından birinde dolaylı olarak GDO'ya dikkat çekip yemek tarifinin içinde dikkat edilmesi veya unutulmaması gereken bir cümle bile yazsa, etkisi güzel olacaktır.



Diğer yandan GDO'lu ürünlerden uzak durmak biraz da bizim elimizde:


Soya ve mısır başta olmak üzere rahatlıkla bulunabilecek riskli ürünler ve bunları içinde bulunduran ürünlerden uzak durabilir. Aslında böyle bir şey, hem sağlığı korumak, hem de üreticiyi - satıcıyı caydırmak için iyi bir yöntem. Diğer birkaç kolay yola ise GDO'sun Yaşamın Püf Noktaları adresinden ulaşabilirsiniz.


 

Kaynak: http://nettebugun.blogspot.com/2012/11/gdo.html

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

Yaralıların durumu iyiye gidiyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık