Ana Sayfa Gündem “TAHSİS KARARI VERİLMEDEN ARAŞTIRILMALIYDI”

“TAHSİS KARARI VERİLMEDEN ARAŞTIRILMALIYDI”

Ombudsman, Dipkarpazlı Niki Nikola Lithragkomitou Kasapi’nin köydeki evine başkalarının yerleştirilmesi üzerine İçişleri Bakanlığı nezdinde yaptığı girişimlerden sonuç alamaması nedeniyle yaptığı başvuruyla ilgili hazırladığı raporu yayımladı. Ombudsman, yapılan iskan işlemleriyle Kasapi’nin mağdur edildiği sonucuna vardı.

Giriş Tarihi: 12 Kasım 2018 Pazartesi 14:49
“TAHSİS KARARI VERİLMEDEN ARAŞTIRILMALIYDI”

Yüksek Yönetim Denetçisi Emine Dizdarlı imzasıyla yayımlanan raporda, Kasapi’nin Dipkarpaz’daki babasından bağış olarak devraldığı koçanlı malında 1974 sonrasında da yaşamaya devam ettiğini, KKTC Tapu ve Kadastro Dairesi’ne başvurarak koçan suretlerini de aldığı ancak köyde ikamet ettiği sürede burada ikamet edenler tarafından tehdit edildikleri iddiasıyla zaman zaman çocuklarını da alarak Limasol’a gittiği belirtildi. Raporda, Kasapi’nin evine başka kişilerin yerleştirildiği, bu sorunları gidermek amacıyla ilgili makamlara ve en son KKTC İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı’na 16 Şubat 2016’da bir dilekçe verdiği, ardından İskan Komitesi Başkanlığı’na da gittiği ancak yanıt veya sonuç alamadığı kaydedildi.
Raporda, Kasapi’ye ait taşınmaz malla ilgili bilgilere yer verilerek İçişleri Bakanlığı’nca “terk edilmiş mal” statüsünde değerlendirilerek “kaydın yapılması uygundur” talimatıyla işlemlerin ilerletildiği belirtildi.

“KASAPİ’NİN HAKLARI GÖZ ARDI EDİLDİ”
Yapılan soruşturmada, KKTC İçişleri Bakanlığı, İskan ve Rehabilitasyon Dairesi İskan Komitesi Başkanlığı nezdindeki işlemler yapılırken görevlilerin Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürlüğü’nün gönderdiği hiçbir tutanağı, bilgiyi veya bu konuda yazılı ikazları dikkate almadan yaptıkları ve Tapu Dairesinin aktardığı görüş ve bilgilerin değerlendirilmediğinin açıkça görüldüğü ifade edilen raporda, Kasapi’nin haklarının göz ardı edilerek işlemler yapıldığı kaydedildi.
Bu şekilde yürütülen işlemlerle, Kasapi’ye ait 6 taşınmaz malın 4’ünün başka kişilere önce tahsis edildiği, daha sonra taşınmaz mal koçanı verildiği bulgusuna yer verilen Ombudsman raporunda, İskan ve Rehabilitasyon Dairesi’nin polisten Kasapi’nin 1974 sonrasında ikameti konusunda bilgi istediği, polisten gelen yanıtta Kasapi’nin temelli olarak Güney Kıbrıs’a göç ettiği bilgisi verildiği ancak bunu destekleyen herhangi bir belge sunulmadığı bildirildi.
“Bu araştırmanın İskan ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğü tarafından 2016 yılında değil Sayın Kasapi’nin taşınmaz malları başka kişilere tahsis edilmeden ve/veya tahsis edildikten sonra koçan verilmesi aşamasında yapılması ve değerlendirilmesi gerekiyordu” ifadelerine yer verilen Ombudsman raporunda,  41/1977 sayılı İskan, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası’nın amaçlarına değinildi.
Raporda şu değerlendirmeler yer aldı:
“Kasapi’nin taşınmaz malları için başka kişilere tahsis ve koçan verilmeden önce gerekli araştırmanın yapılarak bu taşınmaz malların ‘terkedilmiş’ olup olmadığı kararına varılması gerekmekte idi. KKTC Anayasasının ‘Devletin Mülkiyet Hakkı’ başlıklı 159. maddesi tahtında, Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilan edildiği 13 Şubat 1975 tarihinde terkedilmiş bulunan veya söz konusu tarihten sonra mezkur Yasanın terkedilmiş veya sahipsiz taşınmaz mal olarak nitelendirdiği veya hüküm veya tasarrufu kamuya ait olması gerekli olup da aidiyeti saptanamamış olan tüm taşınmaz malların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin mülkiyetindedir.
41/1977 sayılı Yasa tahtında Sayın Kasapi’nin söz konusu taşınmaz mallarını 13 Şubat 1975 tarihinde terk etmediği hususu açıkça anlaşılmaktadır. Sayın Kasapi’ye Kuzey Kıbrıs’ta yaşadığı cihetle 074229 numaralı Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi Kimlik Kartı verildiği ve ilgili dönemde İdare’nin yetki alanı sınırları içerisinde yaşadığı sabittir. Bu nedenle Sayın Kasapi’nin kimliği veya nerede olduğu bilinmeyen yabancılar sınıfına girmediği de görülmektedir. Bu itibarla ilgili tarihte Yasa’nın aradığı koşullara göre Sayın Kasapi’nin taşınmaz mallarının KKTC Anayasası tahtında ve ilgili yasada belirtilen  ‘sahipsiz taşınmaz mal’ veya ‘terkedilmiş mal’ olarak nitelendirilmesi mümkün görülmemektedir. 
Sayın Kasapi’nin, 1974 yılından sonra 1988 yılına kadar evinde ikamet etmeye devam ettiği, KKTC Mavi Kimlik Kartı sahibi olduğu, Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürlüğüne başvurarak zay koçanlarını aldığı ve daha sonraki yıllarda da KKTC’ye sıklıkla geçiş yaparak taşınmaz malları ile ilgili taleplerini ve/veya mağduriyetlerini gidermek için yetkili makamlara başvurarak haklarını aradığı, ancak evinin başkasına tahsis edilmesi neticesinde evini kullanamadığı ve/veya evinde kalamadığı hususu göz önünde bulundurulmadığı ve değerlendirilmediği saptanmıştır.”

“TAHSİS KARARI VERİLMEDEN ARAŞTIRILMALIYDI”
Kasapi adına kayıtlı mallarla ilgili tahsis kararı verilmeden ve işlemler yapılmadan önce İskan Komitesi Başkanlığı ile İskan ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğü tarafından dağıtım konusu kaynak olup olmadığına yönelik araştırma ve/veya değerlendirme yapılması ve/veya yaptırılması gerektiği vurgulanan Ombudsman raporunda, ilgili şube amirinin ilk günden itibaren söz konusu kişiyle ilgili gerekli uyarıları yaparak işlem başlatıldığını yazdığının, bu konuda ciddi bir araştırma yapılması gerektiğini belirttiğinin ve sürekli biçimde yıllarca İskan Dairesi’ni ve İskan Komitesi’ni ikaz ettiğinin tutanaklardan görüldüğü kaydedildi.
İskan ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğü ve/veya İskan Komitesi’nin dağıtıma tabi olmayan malları dağıttığı ve Kasapi’nin mağduriyetine sebebiyet verildiği ifade edilen raporda şöyle denildi:
“Sayın Kasapi’nin geriye kalan taşınmaz malları ile ilgili kararların ve işlemlerin İskan Komitesi tarafından yeniden değerlendirilmesi, mağduriyetinin giderilmesi veya üçüncü kişilere satılan malları ile ilgili tazmin edilmesi gerekmektedir.

KKTC İçişleri Bakanlığı Sayın Kasapi’ye dilekçesi ile ilgili herhangi bir yanıt vermemiştir. Sayın Dayıoğlu Dairemize gönderdiği yanıtta, Sayın Kasapi’nin dilekçesi hakkında bir kişinin Başkanlığa sözlü müracaatta bulunduğunu ancak vekaletnamesi olmadığından kendisine bilgi verilemediğini ifade etmiştir. İyi İdare Yasası’nın 15’inci maddesi tahtında İdare, istemle ilgili kararını, en geç otuz gün içinde, gerekçeli olarak, başvuran kişiye veya kişilere yazılı olarak bildirmesi gerekmektedir. İdare, bunu yapmayarak hatalı davranmıştır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

"HÜKÜMET GÖZ BOYAMADA 1 NUMARA"

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık