Ana Sayfa Ekonomi Tatar Güney'in borçtan kurtulması için 10 yıl var dedi

Tatar Güney'in borçtan kurtulması için 10 yıl var dedi

Tatar, Güney Kıbrıs’ın borç batağından kurtulması için 10 yıla ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Giriş Tarihi: 12 Aralık 2012 Çarşamba 08:58
Tatar Güney'in borçtan kurtulması için 10 yıl var dedi

Maliye Bakanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs’taki ekonomik krizi değerlendirirken “Borç batağından 10 senede çıkamazlar” dedi.


Anadolu Ajansı muhabirinin sorularını yanıtlayan Tatar, Rum kesiminin böyle bir krize gireceğinin çok önceden belli olduğunu, Hristofyas hükümetinin bütçe açıkları konusunda sık sık uyarı aldığını hatırlattı.


GKRY'de sol görüşlü ve komünist bir parti olan hükümetin kendi işçisi, emeklisi ile kamu sektörü çalışanlarına çok fazla haklar verdiğini, bu haklar konusunda gidişata bakmadan, hiçbir kesinti yapmadan kendi siyasetini daha da kalıcı bir şekilde devam ettirmek için bir politika izlediğini dile getiren Tatar, bütçe açıklarının yılda 1 milyar Euro’nun üzerine çıktığı ve giderek arttığını ifade etti.


Tatar, Yunanistan'daki batışın Rum kesimini çöküş noktasına getirdiğini vurgulayarak, “Ruslar, Rusya'dan kaçırdıkları paraları, Rum bankalarına mevduat olarak yatırdılar. Bu çok ilginçtir esasında. Bu büyük mevduatları Rum tarafının kendi ekonomisinde kullanması mümkün değildi. Bu mevduatları özellikle Yunan mevduatlarına ve tahvillerinde değerlendirdiler” dedi.


GKRY'deki ekonomistlerin ve bankacıların yönetimin düştüğü hatayı hayretle karşıladığını aktaran Tatar, “Rum tarafı gerçekten de bir finans merkeziydi. Ruslar dışında Rum kesimine iş yapmak için birçok şirket vardı. Bunlara kendini uyarlayan Rumlar çok iyi paralar kazandı” dedi.

 

Tahviller değer kaybetti

 

Tatar, “Şimdi bu iyi bankacılar nasıl oldular da böyle büyük hatalar yaparak bu mevduatları, Rusların oraya park ettiği paraları, gidip Yunanistan'da tahvillere ve bonolara yatırdılar? Yunanistan'daki kriz batma noktasına gelince bu tahviller ve bonolar yüzde 50 değer kaybetti. Bu böyle olunca Rum bankalarının hepsi sıkıntıya girdi. Şimdi Ruslar gelip bankalardan paraları istiyor doğal olarak” diye konuştu.


Rum kesiminin hem Avrupa Birliği (AB) dönem başkanı, hem de AB'nin tam üyesi olması nedeniyle gerek GKRY'nin gerek Yunanistan'ın Avrupa'dan destek görmesinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Tatar, “Bu ülkelerin batışı ve kaosa girmesi tabii ki tüm Avrupa'yı ve avroyu etkileyecekti. Dolayısıyla bunları kurtarma paketi içinde birtakım çalışmalar yapıldı” dedi.


Rum kesimine 17,5 milyar avro kredi verilmesi için şu anda sert kemer sıkma önlemlerinin beklendiğini, emeklililerin ve çalışanların maaşlarında kesintiler yapılması ve ek vergiler getirilmesi gibi hususları içeren 24 yasa tasarısının Rum meclisine gittiğini, bankaların verdikleri da kredileri iyice kıstığına değinen Tatar, “Rumlar bu borç batağından 10 sene daha çıkamaz” dedi.

 

Türk tarafını da etkileyecek



Rum tarafındaki krizin Türk kesimini nasıl etkileyeceği sorusuna Tatar, bunun Türk kesimine çok olumlu yansımayacağını belirtti.


Tatar, “Rum kesiminde 6-7 bin çalışanımız var. Bu adanın bir gerçeği. Bu insanların çoğu orada işlerini kaybetmişlerdir veya maaşlarında kesinti olmuştur. Genelde bu insanlar inşaat ve hizmet sektöründe çalışıyorlar. Bu insanlar işlerini kaybetmeleri nedeniyle Türk kesiminde iş aramaktadırlar. 'Bizi de olumlu etkiledi' diyemeyiz” şeklinde konuştu.


KKTC maliye Bakanı, GKRY ile büyük bir ticaret hacimleri olmadığını, “yeşil hat” kapsamında GKRY'ye sattıkları malın yıllık toplam 10 milyon avroyu geçmediğini, Rum vatandaşlarının KKTC'de büyük tutarlarda alışveriş yapmadıklarını, dolayısıyla Rum tarafındaki krizin işçilerin maaş kaybı veya küçük birtakım ticari ilişkilerin zarar görmesi dışında kendilerini fazlaca etkileyeceğini dile getirdi.


Küresel ekonomik krizle petrol fiyatlarının artmasının ve son iki yılda Türk lirasının dövize karşı biraz değer kaybetmesinin alım gücünde bazı olumsuz etkilere yol açtığını anlatan Tatar, geçmişten gelen birtakım nedenlerle kamunun büyüklüğü, emekli sayısının çokluğu ve sosyal sigortalar kurumunun sürekli açık vermesi gibi sıkıntıların mali açıdan önemli sorunlar olduğunu kaydetti.


Tatar, yapısal bozukluklara rağmen KKTC'de sağlam bir sistem oturtulduğunu, Türkiye'nin son 10 yılda kaydettiği başarıların KKTC'ye yansıtılmasıyla reel sektörün önünün açılmasına ve kamunun etkinliğinin artırılmaya çalışıldığına işarete etti.


Avrupa Birliği'nin Rum Kesimi'ni adadaki sorun devam etmesine rağmen Birliğe kabul etmesinin önemli bir hata olduğunu ifade eden KKTC'li Bakan, şunları kaydetti:


“AB hatasını daha sonra görmüştür. Adadaki sorun çözülmeden önce Kıbrıs Rumlarının AB'ye girmesi, AB içerisinde hem onların Türkiye ile olan ilişkileri bakımından hem de başka birtakım nedenlerden dolayı sıkıntı yaratmıştır. AB, büyük çelişkiler içerisindeki bir ülkeler topluluğudur. Kendi içerisinde kavgaya tutuşmuş bir ülkeler topluluğu. İspanya, İtalya ve İrlanda bu ülkeler avroyu terk ederler mi, terk etmezler mi gibi bir tartışmanın içerisindeler.


Uzun vadede AB nereye gider bunu bilemeyiz. Rumların dönem başkanlığında böyle bir sıkıntı içerisinde olmaları tabii ki onlara da bir sıkıntı yaratıyor ama bana göre sorunlarını en büyüğü de değildir. Bana göre daha büyük sıkıntıları var. Avronun geleceği tartışılmaktadır. Yunanistan krizinde olduğu gibi başka ülkelerde patlak verecek herhangi bir durum yine Almanya ve onun büyük bankalarını kurtarma noktasına getirebilecek mi? Neticede bu küçük ve verimsiz ülkeleri kurtarmak daha büyük ülkelerden daha büyük fedakarlık gerektiriyor. O ülkelerin halkları da 'neden biz bunları kurtaralım' diyor. Orada her gün tartışmalar devam ediyor.”

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık