Ana Sayfa Yurt UBP ve DP’nin gençlik kolları açıkamada bulundu

UBP ve DP’nin gençlik kolları açıkamada bulundu

UBP ve DP’nin gençlik kolları temsilcileri, karşılıklı diyalogla ülkedeki birçok sorunun üstesinden gelinebileceğine inanıyor:

Giriş Tarihi: 7 Aralık 2012 Cuma 12:18
UBP ve DP’nin gençlik kolları açıkamada bulundu

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gençlik Kolları Başkanı Sami Osmanlı ve Demokrat Parti (DP) Lefkoşa Gençlik Örgütü Başkanı Münir Öztürk, ülke gündemindeki sorunları ve çözüm önerilerini Star Kıbrıs’a anlattı. “Aynı geminin yolcuları olduğumuzun farkındayız. Bu gemi batarsa hep birlikte batacağız, hedefine ulaşırsa hep birlikte ulaşacağız” diyen Sami Osmanlı, UBP içinde yaşanan ve yargıya taşınan konular hakkında, tüm partililer gibi gençlerinde adaletin verdiği karara saygılı olacağını belirtti. Münir Öztürk ise, “Dış siyasetteki farklılıkları bir kenara bırakıp içteki müşterek sorunlarımızla uğraşmamız gerekiyor” dedi ve DP’nin gençlik kolları olarak tüm partilerle diyalog içerisinde olduklarını, görüş alış verişinde bulunduklarını kaydetti.



Star Kıbrıs’ın, siyasi partilerin genç yüzleriyle yaptığı röportajlarda bugün Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gençlik Kolları Başkanı Sami Osmanlı ve Demokrat Parti (DP) Lefkoşa Gençlik Örgütü Başkanı Münir Öztürk’ün ülke gündemindeki sorunları ve çözüm önerilerini okuyacaksınız.



Söz bugün ilk olarak Sami Osmanlı’nın;


Soru: Siyasete ilgininiz nasıl başladı?


30 yaşındayım ve 13 yaşımdan beri de siyasetin içindeyim. Siyasete ilgisi olan tüm gençler gibi benimki de aileden kaynaklı bir şey. Dayılarım siyasetle uğraşırdı. Onlarla partiye gide gele siyasete ısındım. 18 yaşında da gençlik kollarına girdim. 18 yaşımdan bu yana birfiil gençlik kollarında hizmet veriyorum. 3 yıldan bu yana da Gençlik Kolları başkanlığını yapıyorum. Diğer partilerdeki gençlik kolları başkanı arkadaşlarım Ürün’le, Münir’le çok defa yurtdışı görevinde bulunduk. Ayrı siyasi görüşlere sahip olsak ta dostluk, kardeşlik içinde görüşlerimizi ortaya koyabiliyoruz.


Soru: Size göre bugün ülkenin en önemli sorunları neler?


Şu an ülkemizde sıkıntılı günler yaşıyoruz. Bu da ülkeden değil, dünyadan kaynaklı. Yunanistan’a, İtalya’ya, Fransa’ya, İspanya’ya bakın. Dünyanın her yerinde bir ekonomik sıkıntı var. Hükümet edenlerin aldıkları ciddi tedbirlerin güzel şeyler getireceğine inanıyor, ülke insanının ülkeden umudunu kesmemesi gerektiğini düşünüyorum. Alınan tedbirler geçicidir.


“ANAVATANIN SUNDUĞU İMKANLAR RAHATLIK VERDİ


Anavatanımızın sunduğu imkanlarbize rahatlık verdiğinden, fazla üreten bir toplum olamadık. Kendini düşünen, rahata düşkün insanlar vardır. Bu zihniyetin değiştirilmesi ve üreten bir toplum haline gelmemiz lazım. Türkiye’yle geçtiğimiz gün imzalanan ekonomik protokol, üretime dayalı politikalara imkan tanıyacak. Ancak üretim yapabildiğimiz sürece daha güçlü bir yapıya kavuşabiliriz.


“HERKES MEMUR OLMAMALI”


Herkes memur olmamalı. Alışılmış aynı sistem, aynı politika… Bunları değiştirmek zor…İnsanlar çocuğum devlet işe girsin diye çaba sarfediyor. Kimse özeli istemiyor. Gerçi maaşların düşürülmesi kişileri özel sektöre yöneltmek amacını taşıyordu. Bunda da bir nebze de olsa başarılı olunduğunu düşünüyorum.


Soru: Geleceğe umutla bakabiliyor musunuz?


Ben inanıyorum ki, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi, bizim ülkemizde de ekonomik sıkıntılar son bulacaktır. Yaşanabilir bir ülke için devlete millete sahip çıkmak gerekir. Bunlar yapılırken de bir takım ekonomik tedbirler alınmalı. Bu kaçınılmazdır. Ben Kıbrıs Türk genci olarak hangi koşulda olursa olsun asla ülkemden vazgeçmeyi düşünmem. Güzel günlerin geleceğine inancım tamdır.


Soru: Ben Başbakan olsaydım, şunları yapardım dediğiniz oluyor mu?


Ülkemizde ekonomik sorunların ve işsizliğin olduğunu söyledik. Kişiler önceliği devlete verdikleri için iş bulamama sıkıntısıyla karşı karşıya kalmakta. Bu yüzden üretim artırma yoluna gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Üretim olursa işsizlik azalır.


Soru: Geçtiğimiz günlerde bir imza olayı yaşandı ve olayın zanlısı işinin başına döndü. Bu tip olaylar yargıya olan güveninizi sarsıyor mu?


KKTC’de yargıya güvenimiz tamdır. Sahte imza olayında da, çantayla para götürülmesi olayında da en doğru kararın verileceğine inanıyorum. Suçlu varsa cezasını çeker. İddialar ortada. Hukuk her ne karar alırsa alsın, doğru kararı alır diye düşünüyorum. Yukarıdaki olaylarda henüz iddia olduğu için imza olayında adı geçen bürokratın işinin başına döndüğüne inanıyorum.


Soru: Son günlerin en büyük sorunu LTB, sizin çözümle ilgili bir öneriniz var mı?


LTB kaos! Çözmek zor değil. Belediye Meclisine şu şekilde hak veriyorum; Kimseyi sosyal sigorta, ihtiyat sandığı primini ödemeden çalıştırmak mümkün değildir. Bu suçtur zaten. Bir suçlu varsa yargıya havale edilir. Ancak burada şunu da hatırlatmak gerekir. Birileri haklıdır fakat bu bir diğerinin haksız olduğu anlamına gelmez.



“HAKLIYIZ DİYEREK BAŞKALARININ HAKKINA HALEL GETİRMEMELİLER”


Biz haklıyız diyerek ortalığa çöp atmak kabul edilir bir şey değildir. Onların haklı olması başkalarının hakkına halel getirmemeli. Bir kredi olayı var. Sendikayla geçtiğimiz gece bir sonuca vardılar diye düşünüyorum. Bu sıkıntının bir an önce çözülmesi gerekiyor.



“İŞSİZ KALMALARINI İSTEMİYORUZ”


EvetLTB’de olması gerekenin çok üstünde çalışan var ama bizler çalışanlarının işsiz kalmasını istemiyoruz. Semih arkadaşımızın önerisi çok güzel, benimde şöyle bir fikrim var; Betting ofislerden bir sefere mahsus olmak üzere ek vergi alınabilir. Geçici fon gibi. Bu para LTB’de kullanılacak.



“MAAŞLAR ÇOK YÜKSEK”


Ayrıca LTB’de maaşlar çok yüksektir. En düşük maaş 2 bin 500 liradan başlıyor. Eski personele bin TL, 2010’dan sonra girenlere ise 500 TL aile yardımı var. Sendikayla oturulur, konuşulur. Geçici bir süreliğine aile yardımının kesilmesi söz konusu olabilir. Kimsenin işsiz kalmasını istemeyiz. İnanıyorum ki sağduyuyla hareket edilirse bu sorun halledilecek. Dileğim kimse zarar görmeden bu işin sonuca bağlanması.



Soru: Arkadaşlarının bedelli askerlik konusundaki görüşlerine katılıyor musun? Doktoralılar bedelli askerlikten yararlanmazken, ön lisans mezunları kısa dönem askerlikten yararlansın mı?


Askerlik yasası UBP hükümeti döneminde yapılmış bir yasadır. Askerlik yapmadığı için ülkeye gelemeyenler vardır. Bu sayede bu kişilerin ülkeye gelmelerinin önü açılmıştır. Yasa çıkarılmadan gençlerin düşüncelerini almak istediler. Partilerin gençlik kolları bu konuda öneriler verdi. UBP’deverdi. Bizim verdiğimiz öneride şu satırlar yer alıyordu: “İki yıllık okullardan çıkanın çavuş olması er sıkıntısı doğurur.” Askerlikte en büyük sıkıntı o dur.



Soru: Kıbrıs sorunu için ne düşünüyorsunuz?


Kıbrıs meselesi yıllardır sürdüğü için huzursuzluk veren bir konu. Bugünlerde askıya alınmış olsa da hala da görüşülüyor. Rumlar uzlaşmaya yanaşmıyor. Üç dönem Cumhurbaşkanı değişti, her türlü çaba ortaya kondu ancak sonuç alınamadı. AB’nin bize verdiği sözler var. Bunları tutmasını istiyoruz. Ambargolar sıkıntı yaratıyor. Ürettiğimizi satamıyoruz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda gereken çabayı gösterdiğine inanıyorum. Rumların uzlaşmaz olduğunu tüm dünya anladı artık. İnşallah Türkiye’nin etkin ve fiili garantisiyle kalıcı bir anlaşma olur. Bu bağlamda Cumhurbaşkanımıza güvenimiz tamdır, icraatlarından memnunuz.


*****


Münir Öztürk: “CTP-ÖRP HÜKÜMETİYLE DEMOKRASİ AYAKLAR ALTINA ALINDI”


Soru: Kaç yaşındasınız, kaç yıldır politikanın içindesiniz?


29 yaşındayım, Cumhuriyetle yaşıtım. Siyasete ilgim Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’a olan hayranlığımla başladı. Babamda siyasetin içinde olan bir isim: Kemal Öztürk. Aktif siyasete girişim ise CTP-ÖRP hükümeti kurulup, demokrasinin ayaklar altına alınmasıyla oldu. Arkadaş çevremle aldığım karar doğrultusunda DP’ye girdim. O zaman Gençlik Kolları vardı. 1994’te kuruldu. 18. yılımızdayız. 2009’daki 5. Gençlik Kurultayında adaylığımı koydum, seçildim. 2011 yılındaki 6. Kurultay’da yine arkadaşlarımın güveniyle tekrar İlçe Başkanlığına seçildim. 2013 Aralık ayına kadarda devam edeceğim.



“İÇ VE DIŞ SİYASETTE ÜRETİYORUZ”


DP Gençlik Örgütü olarak iç ve dış siyasette sürekli üretiyoruz. Temaslar kuruyoruz. Özellikle iç siyasette ürettiğimiz gençlerden oluşan komitelerde belirlediğimiz gençlik sorunlarına alternatif çözümler üretiyoruz. Bu çözümleri partimiz vasıtasıyla Meclis’e, basının vasıtasıyla da halkımıza duyuruyoruz. Özellikle eğitim uyuşturucu, göç, çevre ve trafik konularında çok ciddi çalışmalarımız olmuştur. Ve bu çalışmalar ülke gençliğinin yararı için gerekli mercilere taşınmıştır ama maalesef bu çalışmaları dikkate alıp hayata geçiren bir merci olmamıştır.



“MİRASIMIZ KATILIMCI DEMOKRASİ”


Son olarak 19 Mayıs tarihinde DP Gençlik örgütü olarak Gençlik Sorunları Çalıştayı başlattık. Çalışmalar tamamen bilimsel temeller üzerine kurulu. Partimizden aldığımız en büyük miras katılımcı demokrasi. Bu katılımcı demokrasiye inanan gençlerle komitelerimizi kurduk ve bilirkişilerden aldığımız raporla ülke şartlarına harmanladık. Akademisyenlerden akıl aldık, çıkan sonuçları partimiz vasıtasıyla Meclis’e taşıdık.



“GELİYORUZ”


1 Eylül’de “geliyoruz” kampanyamızı başlattık. Bu kampanyada bulunan projeler tamamen kendi örgütümüzün sunduğu çalışmanın ürünüdür. Bu çalışmaların yanında yaptığımız sosyal sorumluluk projeleriyle birçok alanda katkı sağladık. Özellikle SOS Çocuk köyümüze… Eğitim semineri düzenlemiştik, bunun geliri de oraya bağışlandı. Buna benzer birçok sosyal sorumluluk projelerinin içinde yer aldık.



“BENİ EN ÇOK MUTLU EDEN…”


Bana “seni en çok mutlu eden neydi” derseniz şu: 2010 yılının başında tüm siyasi örgütleri ziyaret ettik. Amacımız müştereklerde buluşabilmekti. Biz DP olarak kamplara karşı, ötekileştirmeye karşı bir duruş sergiliyoruz. Ne siyahız ne beyaz… Annan Planı döneminde partimizin üstelendiği misyon en güzel örnektir.



“NE SİYAHIZ, NE BEYAZ”


Aynı geminin yolcuları olduğumuzun farkındayız. Bu gemi batarsa hep birlikte batacağız, hedefine ulaşırsa hep birlikte ulaşacağız. Dış siyasetteki farklılıkları bir kenara bırakıp içteki müşterek sorunlarımızla uğraşmamız gerekiyor. Meclisteki tüm partilerin gençlik örgütleri de bu oluşuma sıcak baktı ancak gençliğin verdiği tecrübesizlikle Cumhurbaşkanlığı ve Belediye seçimlerini hesaba katmadık. Siyasi Gençlik Platformu dediğimiz bu oluşum sadece iki toplantı yapabildi.

 

“HAKSIZ AMBARGOLARA UĞRADIĞIMIZ ANLATTIK”


Dış siyasette çok proaktif bir dönem geçirdik. Makedonya’da düzenlenen Dünya Gençleri Dostluk Dayanışma Buluşmasında ülkemizi temsil ettik. Orada yapmış olduğumuz temaslar neticesinde daha sonra “kardeşini tanı, kardeşini tanıt” başlıklı bir organizasyon gerçekleştirdik. 24 farklı ülkeden gelen 86 arkadaşımıza Cumhuriyet tarihini ve haksız ambargolara uğradığımızı anlattık ki ülkelerinde anlatabilsinler…Gençlik örgütü olarak iki kez Brüksel’e giderek orada temaslarda bulunduk. Önümüzdeki haftada iki organizasyona katılarak sorunlarımızı anlatacağız. Tüm bunları yaparken gençliğimizin, ülkemizin içine düştüğü durumdan kurtulmak için DP’yi umut olarak gördüğünü görüyoruz.

 

“ORTAEĞİTİM TAM GÜN OLSUN”


Soru: Size göre ülkenin en büyük sorunu ne?


Sorunlar; İşsizlik, eğitim, uyuşturucu, trafik ve göç. Biz eğitimin devlet politikası olması gerektiğine inanıyoruz. Özellikle orta eğitimde tam gün eğitime geçilmesini istiyoruz. “Ağaç yaşken eğilir” atasözümüzün ışığında gençlerimize uyuşturucunun zararları, trafiğin kuralları ve çevrenin önemini anlatmamız gerekiyor. Bunlar sürekli ders olarak işlenecek ve gençlerimiz uyuşturucuya başlaması durumunda, çevreyi kirletmesi durumunda, trafik kurallarına riayet etmemesi durumunda neler yaşayabileceğini öğrenecek. Ayrıca bugün ölümlü trafik kazalarında dünya ortalamasının çok üzerindeyiz. Her gün pırıl pırıl gençlerimizi uyuşturucu zanlısı olarak gazetelerde görüyoruz.



“KANSER ÇOĞALDI”


İnsanlar kanser oluyor. Bunda yönetimlerin vurdumduymazlığı yanında bizim bilinçsizliğimiz de etkendir. O yüzden tam gün eğitim gereklidir diyoruz. Bu kanayan yaralara çözüm önerilerimiz var. Bugün Yeşilırmak’taki CMS’den tutalım, dağlarımızdaki taşocakları, Teknecik’teki zehir saçan filtresiz baca, İskele’de yapılmak istenen petrol dolum tesisi ve bunlarla mücadele eden Kıbrıs Türk halkı… Genel hatlarıyla sıkıntılar bunlardır.



“SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETEN HÜKÜMET MODELİ YOK”


CTP-ÖRP döneminde hükümet “gençlik” bakanlığını kaldırmıştır ki, 2006 yılından günümüze gençliğin sorunlarına çözüm üreten hükümet modeli yok. Bu da yakında iktidara gelecek partinin bu sorunlara daha fazla eğilmesi gerektiğini gösteriyor.



“GENÇLER AÇISINDAN İÇAÇICI DEĞİL” 
Ülkemizin gelmiş olduğu durum gençler açısından pek iç açıcı değildir. Ülkemizde maalesef siyasi etik diye bir kavram kalmamıştır. Siyasi hırs, koltuk sevdası ve bir takım hesaplaşmalar, insanını düşünmeyen politikaların üretilmesine neden olmuştur.



“GÖKTEN ZEMBİLLE EURO İNECEKTİ”


Tüm bunların yanında Annan Planı döneminde dünyaya karşı güvenini yitirmiş bir toplum. Bir “evet”le dünyaya bağlanacak, gökten zembille Eurolar inecek, havuzlu villalarda oturacak diye kandırılmış bir toplum! Şimdide ekonomik kalkınma planı cebimizde, Amerika’ya sağlık satacağız gibi sözlerle tekrar kandırılan bu toplumda artık halkın yöneticilerden bir beklentisi kalmamıştır. Yöneticisine, devletine küs olan insanlardan devletine sahip çıkmasını bekleyemezsin.



“HALK DUYARSIZLAŞTI”


Turist Lefkoşa’dan kaçacak yer arıyor, çöpler sokaklara saçılıyor ve toplum olarak biz bu yaşananları izliyoruz. Bu duyarlılığın yitirilmesinin sebepleri halkın kandırılması. KKTC halkının devlete küsme noktasına getirilmesine çok üzülüyoruz. Bu güveni tekrardan inşa etmek, devleti ayakları üzerinde duran bir yapıya kavuşturmak ve gençlerimizin iş bulabilmelerini sağlamak olmazsa olmazlarımız arasındadır.



“TOPLUM OLARAK KENETLENMELİYİZ”


Bizim toplum olarak kenetlenmeye bugün daha çok ihtiyacımız vardır. Yıllarca verilen mücadelemizde görmekteyiz ki, Kıbrıs Türk halkı tüm zor dönemlerde kenetlenmesini, yardımlaşmasını bilmiştir.



Soru: Başbakan olsaydınız ilk önce ne yapardınız?


Parlamenter sistemi ve dar bölge seçim sistemini kesinlikle değiştirirdim. Yüksek faizleri kesinlikle kaldırırdım, halkın yanında bir başbakan olurdum. Mersin Limanının halkımıza açılması ve ticaret yapılabilmesi için çalışırdım. Gençliğimize uygulanan haksız spor ambargolarının kalkması için mücadele ederdim. Ücretsiz eğitim ve sağlık sistemi yaratırdım. Gelir dağılımını adil hale getirirdim. Kimlikle giriş çıkışlar konusunu ele alırdım.



“HALKIN ÇIKARINA OLMAYAN HİÇBİR ŞEYİ YAPMAM”


DP çoğu zaman sisteme karşı bir duruş sergilemiş ve bu duruştan dolayı oy kaybına da uğradığı olmuştur. Siyasi istihdamlar yapmış olsaydık bugün 10 ve üzeri milletvekilimiz olurdu. Büyük resimde halk çıkarına olmayacak hiçbir şeyi yapmayız. Bireysel değil, toplum için siyaset yapma anlayışımızı devam ettireceğiz.


Soru: LTB’de yaşanan sıkıntılarla ilgili olarak ne düşünüyorsunuz?


Siyasi bir hesaplaşma sonucu Lefkoşa halkı çöpe, LTB çalışanı ise sefalete itilmiştir. Bizim LTB için yaptığımız çözüm önerileri vardır. Meclis tatile girmeden önce Meclis Başkanı Hasan Bozer’in bir açıklaması olmuştu; Meclis’te şu an az sayıda temsil ediliyor olmamıza rağmen en fazla yasa değişikliği önerisi sunan parti açık ara DP’dir. Uzlaşıcı politikalarımız, çözüm yolları arama, bireysel değil, toplumsal siyaset yapma, ricayla yaşam düzenine karşı olmamız gibi özelliklerimizle güçlü bir devlet yapısı oluşturacağız.



Soru: Kıbrıs sorunu hakkındaki düşünceleriniz neler?


Görüşmeler yıllardan beridir sürmektedir. Bu görüşmelerin sonuca bağlanması bizim için çok önemli ama bu bizi “ne olursa olsun, bir çözüm olsun” noktasında tutmamalı. Rahmetli Rauf Raif Denktaş’ın söylediği gibi olası bir anlaşma bizi mevcut düzenden daha ileri taşımalı. Rum tarafı bizi hiçbir zaman siyaseten eşit görmemiştir. Şu anda suyun gelmesi, doğalgaz olayı gibi unsurlar dengeleri değiştiriyor. Olası anlaşmada sanırım doğalgazın veya doğal kaynakların miktarının belirlenmesinden sonra olacaktır. Biz öncelikle evimizin içini düzeltmekle mükellefiz. Önemli olan çözüme ulaşana kadar ülke insanının mutlu, huzurlu yaşamasını sağlamaktır.



“GENÇLERİMİZ PES ETMESİN”


Son olarak gençlerimize sorunlar karşısında yılmadan mücadele etmesini tavsiye ediyorum. Mücadeleden vazgeçtiğinizde kötü yönetimler güçlenir. Biz mücadele verdikçe bunların sonu hazırlanacaktır. Bıkmadan mücadeleye devam edecek, büyük şemsiyenin altında yaşayacağız. Sağcısıyla, solcusuyla her koşulda müştereklerde buluşup, birlikte kazanç elde etmenin hazzını yaşamalıyız. Herkesi bireysel şemsiyeden kurtulup, büyük şemsiyenin altında toplanmaya davet ediyorum.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

Sigara izmarittinden yangın çıktı

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık