Ana Sayfa Kültür & Sanat Ulusal Yarışma Festivali heyecanı

Ulusal Yarışma Festivali heyecanı

İstanbul Film Festivali’nde haftasonu Emek Sineması’nın yıkılmasına karşı yapılan gösteri sırasında polisin tavrıyla ilgili gelişmeler gündemdeki yerini korurken bu hafta Altın Lale Ulusal Yarışma Festivali filmleri de sinemaseverlerle buluşmaya başladı.

Giriş Tarihi: 12 Nisan 2013 Cuma 10:10
Ulusal Yarışma Festivali heyecanı

Murat OBENLER-İstanbul

 

Bir yandan Türkiye’de üretilen son filmleri görme şansını yakalayan festival izleyicileri bir yandan da bu filmlerde oynayan ünlü oyuncu ve yönetmene gösterimler sonrasında soru sorma fırsatı yakalıyor.

 

Sinema dünyası polisin sinemacılara uyguladığı şiddeti konuşuyor


Emek Sineması’nın yıkılmaması için verilen mücadeleye tüm dünyadan destek mesajları geliyor. Haber siteleri ve festivali takip eden dış basın pazar günü yapılan eylemi ve Emek Sineması’nın son durumunu bildiren yazılara yer veriyorlar. Yayınlanan bazı haberler şöyle:


• BBC: Turkey Emek Cinema protesters released after clash
• İtalya: Istanbul, polizia ferma critico cinematografico
• Makedonya: Полицијата во Истанбул со водени топови против филмофилите
• Zougla Online, Yunanistan: Μάχη στην Κωνσταντινούπολη για τη σωτηρία ιστορικού κινηματογράφου
• Dradio.de, Almanya: Protest gegen Umbau eines Kinos in stanbul: Polizei wegen überharten Vorgehens in der Kritik


Yılmaz Güney en çok etkilendiğim yönetmenlerden biriydi


Festival programında “Gerçek Mucizedir: Carlos Reygadas” başlıklı bölümde tüm uzun metrajlı filmleri ve iki kısa filmi gösterilen Carlos Reygadas’ın sinema dersi, Engin Ertan moderatörlüğünde Salon İKSV’de yapıldı. Salonun tamamen dolduğu sinema dersinde Reygadas: 16 yaşıma kadar sadece Süpermen ya da uçaklı filmler izliyordum. Daha sonra ilk kez Tarkovski ve Carlos Saura, Aleksander Sokurov, Yılmaz Güney gibi yönetmenlerin filmleriyle tanıştım. Hepsinden etkilenmişimdir ama en çok etkilendiklerim Tarkovski ve Kiarostami. İlk filmim Japonya’da profesyonel aktörlerle görüştüm, ancak köylü biri gibi konuşmanın taklidini görünce profesyonel oyuncularla çalışmamaya karar verdim. Filmlerimde makyaj ve film ışığı kullanmayı sevmiyorum. Belki filmlerde gördüğümüz bu makyajlar ve ışık kendi kendine geliştirdiğimiz bir kod ve olmayınca garipsiyoruz. Bence esas tuhaflık gerçekle bir ilgisi olmayan o ışık ve makyaj çalışmalarında. Fakat çoğunluk da o tarafta. Bu yüzden hep azınlıkta olan tuhaf duruyor.

 

Ulusal Yarışma Heyecanı artarak sürüyor


Altın Lale Ulusal Yarışma filmleri salı gününden itibaren festival izleyicisiyle buluşmaya başladı. Kelebeğin Rüyası dışında vizyona girmemiş filmlerin yer aldığı yarışmada filmin yönetmen ve oyuncuları da gösterimlere katılıyor.

 

Herkes kendi karnavalını yaşıyor


Can Kılcıoğlu’nun ilk uzun metrajlı filmi “Karnaval” yapımcısı Doğa Kılcıoğlu ve film ekibinin geniş katılımıyla gösterildi. Filmin başrol oyuncuları Serdar Orçin ve Tülin Özen’le birlikte anne rolündeki İpek Bilgin’in de katıldığı gösterimde yönetmen Kılcıoğlu geçen yıl bu salonda Tepenin Ardı’nı izlerken Seyfi Teoman’ın tüm ekibin adını tek tek saymasından çok etkilendiğini söyledi ve tüm ekibinin isimlerini sayarak teşekkür etti. Kılcıoğlu “İstanbul Film Festivali hep en sevdiğim filmleri izlediğim festival oldu, ilk filmimin galasının da bu festivalde olmasından çok mutluyum” dedi.

 

Hayatboyu süren ...hayatlarımız


“Hayatboyu” filminin gösterimine yönetmen Aslı Özge, filmin yapımcısı Nadir Öperli, başrol oyuncuları Defne Halman ve Hakan Çimenser’in yanı sıra film ekibi de katıldı. Yönetmen filmiyle ilgili olarak, ilk filmi Köprüdekiler’de de aynı temanın yani risk alamama, bir yere saplanma ve ondan çıkamama durumunun söz konusu olduğunu; ilk filmindeki karakterlerin ellerindeki imkânsızlıktan dolayı bir çıkış bulamadığını; fakat bu filmde karakterlerin yapabilecekleri halde risk alamadığını ve oldukları yerde sıkışıp kaldıkları için daha içsel bir durumun yaşandığını söyledi.

 

Babasız bir hayat hikayesi Köksüz


Altın Lale Ulusal Yarışma filmlerinden Köksüz’ün gösterimine yönetmen Deniz Akçay Katıksız film ekibiyle birlikte katıldı. Yönetmen filmde kendi hayatından kısımlar olsa da filmdeki karakterlerin kurmaca olduğunu, oyuncularla birlikte filmin hazırlık sürecinde doğru tonu tutturabilmek için çok çalıştıklarını söyledi.

 

Ailenin içinde dekor sayılan zihinsel engelli


Cemil Ağacıkoğlu, Ulusal Yarışma bölümündeki Özür Dilerim filminin gösterimine film ekibiyle birlikte katıldı. Ağacıkoğlu filmi yapma süreci ve amacıyla ilgili şunları söyledi: “Zihinsel engelli çocuklar ailenin içinde dekor gibi duruyorlar. O yüzden engelli bir karakterin değil, bir ailenin hikâyesi bu film. 6 yıl önce bir fotoğraf çekiminde 40 otistik çocukla çalıştım. Böyle bir film yapma fikri ilk o zaman aklıma düştü. Filmi bir “kamu spotu” olarak düşünmedim, kalbimden geçtiği için yaptım.” Güven Kıraç da role hazırlanma sürecinde iki yıl boyunca okullarda ve evlerde çocuklarla zaman geçirdiği ve sonra bir yıla yakın zamanı kendine rol model belirlediği zihinsel engelli bir çocukla geçirdiğini söyledi. Güven Kıraç bu filmdeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nün en büyük adayı.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık