Ana Sayfa Emlak Yastık altı ekonomiye kazandırılsın

Yastık altı ekonomiye kazandırılsın

İstanbul Altın Rafinerisi Başkanı Halaç, "Yastık altındaki altının ekonomiye kazandırılması için munzam karşılığı kabul edilmiş altınların belli miktarı halktan gelen altınlardan olsun" dedi.

Giriş Tarihi: 27 Haziran 2013 Perşembe 14:55
Yastık altı ekonomiye kazandırılsın

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) Başkanı Özcan Halaç, yastık altındaki altının ekonomiye kazandırılması için Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'dan bankalara, munzam karşılığı kabul edilmiş ya da kabul edilecek altınların belli bir miktarının halktan gelen altınlardan olma zorunluluğu getirilmesini istediklerini söyledi.

Türk halkının altını yatırım aracı olarak sevdiğini aktaran Halaç, yastık altında 5 bin ton civarında altın olduğunun tahmin edildiğini, yapılan araştırmalara bakarak bu rakamın gerçeğe yakın olduğunu söyleyebileceğini ifade etti.

Altın almanın Türk halkınında bir aidiyet oluşturduğunu vurgulayan Halaç, bundan dolayı Türkiye'de 40 bin civarında kuyumcu olduğunu, başka hiç bir ülkede bu kadar kuyumcu bulunmadığına dikkati çekti.

Vatandaşın altın almasındaki sebeplerden birinin kendisini enflasyona karşı koruma isteği olduğunu anlatan Halaç, vaktinde bankalarla sıkıntı yaşayan halkın buraya para koymak istemediğini söyledi.

20 tona yakın yastık altından çıkan altın olduğunu kaydeden Halaç, sözlerine şöyle devam etti:

"Ondan başka 350 ton civarında yastık altına girecek altın bankalar tarafından satıldığı için ekonominin içinde kaldı. Merkez Bankamızın altın rezervi 110 tondu, şimdi 440 ton civarında. Son 2 sene içinde 330 ton altın, yani parasal değeri yaklaşık 25 milyar lira civarında olan bir para, Merkez Bankası rezervlerine girdi. Ama bu yeterli değil. Bu konuda halkın bilinçlenmesi lazım, bankalara güvenmesi lazım. Örneğin yastık altında 1 kilogram altının var. 10 sene sonra bu 1001 gram olmayacak. Ama bankaya koyduğun zaman bunu zamanla bin 20, bin 40, bin 100 gramlara ulaşacak. Altın bazında çoğalacak. İnsanları bu konuda bilgilendirmemiz lazım. 

Bugün 5 bin tonun parasal değeri yaklaşık 400 milyar lira civarında. Yani 400 milyar lira bir şekilde ekonomiden çekilmiş, yastık altına gitmiş. O rakam ekonominin içinde kalsaydı kim bilir neler yapılırdı. En büyük etkilerinden biri de faizlerin düşmesi. Çünkü piyasada likidite bollaşacağı için faizleri düşürecek. Merkez Bankası bu konuda çok önemli adımlar attı. Bunun sonucunda bankalar bu işe sıcak baktı. Merkez Bankası da altını munzam karşılığı olarak kabul etmeye başladı. Biz Merkez Bankamızla övünüyoruz, ama dışarda güçlü görünmesi için Merkez'in elinde bir Türk Lirası olması var, bir de altın olması var. Bir merkez bankasının elinde altın varsa yurt dışındaki itibarı ve gücü kuvvetli oluyor."

Altın sermaye piyasalarında teminat olarak kabul edilmeye başlandı

İAR Başkanı Halaç, yastık altında olduğu tahmin edilen 5 bin ton altının yastık altına girmesinin 2-3 senede olmadığı için buradan çıkmasının da 2-3 sene içerisinde olamayacağını söyledi.

Altının sermaye piyasalarında teminat olarak kabul edilmeye başlandığını belirten Halaç, "Yani repo piyasasında, hisse senedi piyasasında teminat için para ya da bir şey koymayacaklar. Çünkü bu maliyetli. Bunun yerine altın konulabilecek. Altının en büyük avantajı şu anda maliyetinin düşük olması. Bu çok önemli bir etki yapacak" dedi.

Altının elektronik transferinin önünün açıldığını aktaran Halaç, bu ilk aşamada munzam karşılıklar için kullanılacak olsa da ilerleyen aşamalarda Diyarbakır'daki A bankasından, İzmir'deki C bankasına altının havale edilebileceğini söyledi.

Merkez Bankası'nın munzam karşılık olarak altını kabul ederek bankalara güzel  bir fırsat tanıdığını vurgulayan Halaç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sayın Babacan ile Sayın Başçı'ya da söyledim. Eğer yastık altındaki altının ekonomiye kazandırılmasını istiyorsak, munzam karşılığı kabul edilmiş, kabul edilecek altınların belli bir miktarının halktan gelen altınlardan olma zorunluluğu getirilmesini istedik. Örneğin bir banka, Merkez Bankası'na 100 kilogram altınını munzam verecek, Merkez eğer, 'Bu 100 kilogramın 50 kilogramını halktan toplaman gerekir' derse, bu sefer o banka yastık altındaki altını çıkarmak için uğraşacak. Bizim burada bankalara ihtiyacımız var. Bankalardan başka hiç bir yer mevduat kabul edemez. Biz de bu altının mevduat olarak çıkmasını istediğimiz için bankaya gelmesi lazım. Burada bankaların mecburen kullanılması gerekiyor. 

Biz dolar ya da avro aldığımız zaman Amerika'yı ya da Avrupa'yı finanse ediyoruz bedavaya. Altının hiç değilse ulusu yok, ulusu olmayan bir para birimi. Kimseyi finanse etmiyoruz. Bu durumda vatandaşın geliri artacak. Bu durumda bankanın elindeki mevduat oranı artacak. Altını swap yaparak nakite çevirebilecek. Munzam karşılığı zaten Merkez Bankası'nda kullanacak. Merkez de rezervlerini artıracak ve çok daha güçlü bir altın stoğu ile dünyada sayılı merkez bankalarından biri olacak. Yastık altındaki altının biraz daha çıkması lazım. Biraz daha bankaların bu işe eğilmesi lazım. Dediğim gibi 400 milyar lira ekonomiden kaçmış. Ne kadarını çekersek o kadarı kardır."

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık