Ana Sayfa Sağlık "YÜRÜYÜŞ VE KİLO KONTROLÜ İLE ÖNLENEBİLİR"

"YÜRÜYÜŞ VE KİLO KONTROLÜ İLE ÖNLENEBİLİR"

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada günde 30 dakika yürüyüş ve kilo kontrolü ile diyabetin önlenebileceğine vurgu yapıldı.

Giriş Tarihi: 13 Kasım 2018 Salı 12:36

Sağlık Bakanlığı 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla vatandaşların KKTC Sağlık Bakanlığı’na bağlı tüm sağlık merkezlerinde açlık ve tokluk kan şekeri ölçtürebileceğini ve diyabet ile ilgili bilgi alabileceğini belirtti.

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada günde 30 dakika yürüyüş ve kilo kontrolü ile diyabetin önlenebileceğine vurgu yapıldı.

Dünyada 422 milyon erişkinin diyabet- şeker hastalığı ile yaşadığı ve her yıl 1,6 milyon kişinin diyabete bağlı komplikasyonlar nedeni ile öldüğü kaydedilen açıklamada, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde diyabetin hızla arttığına işaret edildi.

Açıklamada diyabetteki bu hızlı artışın sebebinin obezite ve fiziksel aktivite azlığı olduğu vurgulandı.

“YAŞAM BOYU SÜREN KRONİK BİR HASTALIK”

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, diyabetin insülin hormonunun yokluğu, eksikliği ya da etkisizliği sonucu ortaya çıkan, kandaki şekerin yükselmesi ile seyreden organlara, kan damarlarına ve sinirlere zarar veren yaşam boyu süren kronik bir hastalık olduğu belirtildi.

Açıklamada, diyabetin belirtilerine de yer verilerek, “Diyabet çok idrara çıkma, çok su içme, kilo kaybı ve yorgunluk gibi şikayetlerle ortaya çıkabilir ama unutmamak gerekir ki hiçbir belirti vermeyebilir! Bu nedenle doktorunuzun önereceği düzenli aralıklarla kan şekerini ölçmek gerekir” ifadeleri kullanıldı.

Sağlık Bakanlığı açıklamasında diyabetin türlerine ilişkin şunlar kaydedildi:

“ Temelde 2 tip Diyabet tanımlanmıştır:

Tip 1 Diyabet: özellikle gençlerde ve çocuklarda görülür. Pankreas hiç insülin üretemez.

Tip 2 Diyabet: pankreastan üretilen insüline vücut yanıt veremez. Dünyadaki tüm Diyabet vakalarının %90 ını oluşturur. Artmış bel çevresi ve artmış vücut kitle indeksi Tip 2 diyabet riskini artıyor. Erişkinlerde daha sık görülmesine rağmen ne yazık ki Tip 2 Diyabet tanısı alan çocuk sayısı her geçen gün artıyor.

Gestasyonel ya da gebelik Diyabeti: Gebelik her kadının metabolizmasına ayrı bir yük getirir. Gebelik esnasında özellikle gebeliğin 2. yarısından sonra kan şekeri yükselebilmekte ve doğum sonrasında tekrar normal düzeyine dönmektedir. Teşhis için gebeliğin 24-28. haftalarında şeker yükleme testi ile tanı konur. Genetik açıdan ailesinde diyabet öyküsü fazla olan kişiler, 35 yaş üstü anne adayları, 4 kilo ve üzeri çocuk doğurmuş anne adayları gestasyonel diyabet açısından yüksek riskli grup olarak kabul edilir. Gestasyonel Diyabet bebekte doğumsal malformasyonlara, artmış doğum ağırlığına ve doğum sırasında bebek ölümlerine sebep olabilir. Katı bir kan şekeri takibi gebelikte bu riskleri azaltır.

Tip 2 Diyabet bulguları henüz başlamadan 10-15 yıl süre öncesinden prediyabet ya da glukoz intoleransı ya da ‘gizli şeker ’dönemi vardır. Bu dönemde açlık şekeri normal olmasına rağmen tokluk şekerleri yükselir. Sık acıkma, açlığa tahammülsüzlük, tatlı krizleri, yemekten sonra yorgunluk, halsizlik gibi bulgular görülür. Bu dönemde tanı tokluk şekeri ve glukoz yükleme testi (OGTT) ile konur. Bu süreçte de diyabete bağlı organ hasarları görülebilir. Bu nedenle diyabet riski taşıyan kişiler, tanı için mutlaka bir sağlık kurumuna başvurmalıdır.”

45 yaş ve üzerindeki herkesin, özellikle fazla kilosu olan kişilerin kan şekeri değerleri normal çıksa dahi, mutlaka 3 yılda bir şeker yükleme testi ile veya tokluk kan şekeri ile incelenmesi gerektiği belirtilen açıklamada, 45 yaş altındaki kişilerin ek risk faktörlerinden en az birine sahipse diyabet açısından daha erken yaşta tetkik yaptırması gerektiği kaydedildi.

Diyabetin verebileceği zararlar ve alınabilecek önlemlere de değinilen açıklamada, risk faktörleri şöyle sıralandı:

“1-       Fazla kilolu olma (Beden Kitle İndexi (BKİ>25)

2-         Birinci dereceden akrabalarda diyabet öyküsünün varlığı

3-         Kan yağlarında yükseklik

4-         Kan basıncı yüksekliği

5-         4 kg ve üzerinde çocuk doğumu yapmış olma veya hamilelik diyabeti varlığı

6-         Damar hastalığı hikayesi olanlar

7-         İnsülin direnci ile ilgili bir klinik tablo olması örneğin polikistik over gibi

8-         Daha önce gizli şeker tanısının olması”

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirisiniz

ŞEBEKE SUYU KULLANMAYIN!

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık