×
ARTIK REALİTEYİ KONUŞABİLİR MİYİZ?
16 Ocak 2020 Perşembe 14:44

Bir kesim insanımız haklı bir şekilde hükümet tarafından yapılan zamlara tepki gösterdi…

Önce sosyal medya üzerinden örgütlendi, ardından da tepkilerini sokağa taşıdı…

Katılan herkesi kutlarım…

İnsanlarımızın bu şekilde refleksler göstermesi son derece önemlidir…

Artık dün geride kaldı…

Bugün de geride kalacak…

Yani tanınan süre sona erecek…

Ve elde yine bir şey olmayacak…

Ha, Türkiye bir çılgınlık yapıp ani bir kararla Kıbrıs’a para gönderir ve bu para yol yapımı için kullanılır, bunun karşılığında da dünkü eylem amacına ulaşmış sayılarsa onu bilemem…

Bir ihtimal bu dediğim olabilir…

Ki dünkü taleplere bakarsak, sanırım böylesine bir gelişmeden sonra dünkü eylemi düzenleyenler “Zafer elde ettik” diyebilirler…

Peki, böyle bir gelişme yaşanırsa gerçekten de zafer niteliği taşır mı?”

45 senedir bu düzen bu şekilde sürdü, sonuç?

Zafer elde ettik mi?

İhalelerin neredeyse hepsi Türkiye’de yapıldı, Türkiyeli firmalar tarafından kazanıldı ve bugünkü neredeyse tüm yollar bu şekilde yapıldı…

Yine aynısı tekrarlanırsa tamam mıyız?

Yani kabulümüz müdür?

Ben kendi adıma konuşmam gerekirse, hayır değilim…

Dün bitti geçti artık…

Yarınlar için ne yapmamız gerekiyor onu konuşmalıyız…

Ki bu konuda Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın bir dizi sunduğu önerileri ben destekliyorum…

-Siyasi partiler, devlet katkılarını almayacaklar…

-Her yıl düzenlenen bazı spor etkinlikleri yapılmayacak…

-Yurtdışı ziyaretleri sadece Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile sınırlı tutulacak…

-İzaz ikramlar bakanlar tarafından karşılanacak…

-Cumhurbaşkanı ve vekillerden maaş kesintisi yapılacak…

Ve bir defalığa mahsus 13’üncü maaşlar ödenmeyecek…

Bakan tüm bunları 1 yıllığına talep ediyor ve bunlar yapıldığı takdirde bir yıl içerisinde en önemli yerlerin tamamlanacağını ve güvenli hale geleceğini söylüyor…

Bakınız, bahsettiğim bu bakan, kabine içerisinde bakan olmaya en az muhtaç kişidir…

Bugün istifa etse, kendisi değil toplum kaybeder…

Çünkü bu adam milyonlar kazanan bir şirketin sahibi…

Yani alır ceketini gider ve lüks hayatına devam eder…

Kimsenin de ne ağız kokusunu çeker ne de bedduasını alır…

Fakat inatçı ve ısrarlı…

“Ben bu toplum için bir şeyler yapmak için sonuna kadar direneceğim” diyor…

Tüm dostları ve yakın çevresi, “Ne uğraşın yahu istifa et” telkininde bulunurken bu kimseyi dikkate almıyor…

Çünkü adamın gailesi var…

O nedenle realist olalım!..

Tolga gider Ahmet gelir ama bu sistem değişmez…

Taa ki en yukarından en aşağıya kadar elimizi taşın altına koymazsak…

Bakan reçeteyi yazdı, şimdi tüm kesimlerin yapması gereken bu reçeteye bir yıllığına uymak…

Var mı bu toplumda böyle bir irade?

Yoksa bağırıp çağırmaya ve Türkiye’ye avuç açmaya devam!.. 

Yorumlar (0)
Yorum Ekle
Yazarın bir önceki yazısı
Yukarı