Mehmet Talaykurt

Erdoğan'ın İkilemi (*)

Mehmet Talaykurt
20 Kasım 2013 Çarşamba 01:00

Geçtiğimiz hafta sonu Türkiye Başbakanı R.T. Erdoğan’ın Diyarbakır’a Kuzey Irak yönetimi başkanı Mesud Barzani ile birlikte gerçekleştirdiği ziyaret ve bu olayın adeta halkla ilişkiler boyutu haline gelen İ. Tatlıses – Ş. Perver düeti Türkiye siyasi gündemini işgal etmeye devam ediyor. Özellikle, dün (Salı) siyasi parti başkanlarının TBMM’deki grup toplantılarında verdikleri mesajlar konunun evrim geçirerek gündemdeki yerini korumasına neden olmakta. Örneğin, Başbakan Erdoğan hafta-sonu ziyaretinde “Kürdistan” kelimesini kullanmasını eleştirenlere cevaben yaptığı çıkışlarda 1920’li yıllarda M.Kemal Atatürk’ün de ilgili bölgeyi bu kelimlerle andığını vurgularken, muhalefete beklemedikleri yerden yüklendi. Hatta, Ahmet Kaya’yı da konuya dahil ederek; Gezi protestocuları ile geçmişte Ahmet Kaya’ya bir ödül töreninde çatal-bıçak fırlatanların benzer bir zihniyette olduklarını vurguladı. CHP lideri Kılıçdaroğlu ise bu konuya cevaben; Ahmet Kaya’nın hayatta olması durumunda Gezi protestocularının yanında yer alacağı ve muhtemelen bugün de hapiste olacağını söyleyerek, esasında temelden sapmış ve gündemi kaydırmaya başlayan bu tartışmaya katkısını eksik etmedi.

 

Türkiye’de geçtiğimiz hafta-sonu Diyarbakır’da yaşananların semboller üzerinden, yüzeysel olarak tartışılması medyanın ve kimi siyasi aktörlerin her ne kadar çıkarına olursa olsun, bilinmesi gereken şudur ki gerek ‘kızlı-erkekli öğrenci evleri’, gerekse de ‘Diyarbakır’daki Barzani buluşması ile Tatlıses-Perver düeti’ aslında 2014 yılının ağır, sıkışık ve bir o kadar da zor geçecek siyasi sınavlarına yönelik birer güç depolama çalışmasından başka bir şey değildir. Haftalık yayınlanan ‘The Economist’in yılda bir kez yayınladığı ‘From The World in’ adlı ekinin gelecek yıl için hazırlanan versiyonunda yer alan “Erdoğan’s Dilemma” başlıklı makalede de Türkiye Başbakanı’nı zorlu bir yılın beklediği öngörülmektedir.

 

Türkçe’ye çevirdiğimizde, okumakta olduğunuz yazının başlığı olan “Erdoğan’ın İkilemi” anlamına gelen makalede; ‘the Ecnonomist’in editörlerinden John Peet, Başbakan Erdoğan için 2014 yılının dört temel sebepten ötürü çok zor geçeceğinin altını çiziyor. Erdoğan’ın yılının zorlu geçmesine neden olacak ilk gelişme yerel seçimler olarak işaret ediliyor. AKP’nin 2009’daki yerel seçimlerde özellikle sembol olan büyük şehirlerde yaşadığı zorlukları düşündüğümüzde, bu fikir temelsiz gözükmüyor.

 

John Peet’in makalesinde öngörülen ve 2014 yılında R.T. Erdoğan’ı zorlayacak ikinci husus ise herkesin merakla beklediği Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Burada yazara göre kesin olan bir şey var ki Türkiye Başbakan’ı 2010 referandumu sonrası ülkede halkın direk oyları ile ilk kez seçilecek olan bu siyasi pozisyonu arzulamakta. Ancak, parti içerisinde belli çevrelerde sempati toplayan ve ülke kamuoyunda da daha ılımlı bir muhafazakar çizgiyi temsil eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün durumu ve siyasi tavrı da Cumhurbaşkanlığı seçiminde belirleyici olacak. Bahsi geçen makalede bu hususa vurgu yapılmakta ve Başbakan Erdoğan’ın 2014’te en önemli ikilemi bu noktada yaşayacağı vurgulanmakta. Parti tüzüğündeki sınırlamadan dolayı yeniden bulunduğu pozisyon için aday olamayacak olan Başbakan'ın, Cumhurbaşkanlığı’na çıkmak isteyecekse öncellikle Abdullah Gül’ün durumu için bir formül araması gerekecek. Görevdeki Cumhurbaşkanı’nın aday olmaya karar verme olasılığının da olması işleri daha da karmaşıklaştırıyor. Tam da bu noktada ‘the Economist’te yer alan makale R.T. Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı pozisyonuna ilerlemesi durumunda Başbakanlığı Abdullah Gül’e devredecek bir formül oluşturmasını tavsiye ediyor.

 

İlgili makalenin 2014 yılında Türkiye Başbakanı Erdoğan için öngördüğü iç siyasi zorluklar yukarıda değinmeye çalıştığım şekildedir. Yeni yılı zorlu kılacak diğer iki husus ise Türkiye’nin 2013 yılında %3’e gerileyen ekonomik büyüme hızının ABD merkez bankasının 2014’te uygulayacağı para politikası ile birlikte daha da gerileyecek olması ve tabii ki komşu ülkelerdeki sorunlarla yoğrulan Türk dış politikasının, özellikle Esad’ın görevde kalmaya devam etmesiyle birlikte getireceği zorluklar ile tutarsızlıklar.

 

Kısaca özetleyecek olursak, çözüm sürecinden, türbana, hafta-sonu gerçekleşen Diyarbakır hamlesinden, Türkiye siyasi hayatını gruplaştıran diğer her türlü gelişmeye Türkiye’deki gibi semboller, isimler ve siyasi hatlar üzerinden yaklaşmaya kalkarsak aslında fotoğrafın bütünü gözden kaçacaktır. Örneğin, Türkiye’de Başbakan Erdoğan’ın Barzani ile Diyarbakır’da buluşması ile Tatlıses-Perver düetini bizim ülkemizde; “Türkiye nerelerden nerelere geldi, biz bu küçücük adada daha nelerle uğraşıyoruz” yüzeyselliğinde okuruna, dinleyicisine veya seçmenine aktarmaya çalışanlar, mevzuyu “the Economist”in yıllık ekinde yer alan makaledeki gibi farklı siyasi seviyelerde, farklı neden-sonuç ilişkilerine dayanarak algılamaktan ve analiz etmekten mahrum kalacaklardır.

 

(*) John Peet, "Erdoğan's Dilemma", The Economist ('From the World in 2014' ed.), Nov. 18, 2013. 


YORUMLAR
  • yorum2014-04-02 04:07:49Palmiye yayınları


    Palmiye yayınları olarak yazılarınızı makalelerinizi, denemelerinizi, romanlarınızı, hikayelerinizi, öykülerinizi, şiirlerinizi ve diğer tüm dokümanlarınızı destekli yayıncılık kapsamında kitaba dönüştürelim. SİZ YAZIN BİZ BASALIM YAYINLAYALIM.
    Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.
    İletişim bilgilerimiz:
    Adres: Atatürk Cad.Gül Sok. No:13/8
    GÖRÜKLE/ NİLÜFER/ BURSA
    www.palmiyeyayinlari.com
    bilgi@palmiyeyayinlari.com
    https://www.facebook.com/palmiyeyayinlari
    Tel: 0555 2915061-0539 3602045

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık