×
Evet, gıcığım
23 Mayıs 2019 Perşembe 08:32

Pazartesi akşamı Spor Saati programında Başakşehir’le ilgili sözlerim epey tepki aldı.

Geneli olumlu.

Pek azı olumsuz.

Hemen hemen hepsi “Yürek mi yedin” diyen.

Merak edenlere söyleyeyim, normal beslenme rejimimin dışına çıkmadım. Yıllardır ne yiyorsam hâlâ onu yiyorum.

Ama Başakşehir Spor Kulübü denilen “olaya” başından bu yana “kıl” oluyorum.

Bakın açık söyleyeyim, bir takımı oluşturma, ayakta tutma konusunda ekonomileri yetersiz olan bazı küçük kentlerdeki “belediye destekli” takımlara çok sıcak bakmasam da, “Yapacak bir şey yok, belediye olmasa orada bir takım olamayacak, ne yapsınlar” diye kabulleniyorum.

Fakat Büyükşehir Belediye Spor adıyla yola çıkıp, Başakşehir’e evrilen takımla ilgili böyle bir şey söylemem mümkün değil.

İstanbul, Türkiye’nin ekonomik başkenti olduğu kadar özellikle futbol konusunda da başkenti.

Üçü de yüzyılı aşan geçmişe sahip, üç büyük spor kulübü var İstanbul’un.

Bu üç büyük kulübün sadece İstanbul’da değil, Türkiye ve hatta dünya sathına yayılmış milyonlarca taraftarı var.

Bu kadar önemli ve ciddi futbol takımları olan bir kentte, İstanbulluların sağladığı kaynaklarla, olmadık bir “mahalle” takımı yaratıp, o takımı “cumhurun gönlünde yeri olan” şehrin yüz yıllık kulüplerine rakip yapmak neyin nesi?

Eğer kentin böyle bir kaynağı var ise bunu seni yıllardır Avrupa’da da büyük bir gayretle temsil etmeye çalışan üç büyüğe ver.

Çünkü onlar sahaya “Galatasaray İstanbul, Beşiktaş İstanbul, Fenerbahçe İstanbul” diye çıkıyorlar.

Başakşehir ise Avrupa Kupası'na katıldığı zaman bir an önce elenmek için yedek takımla çıkıyor o sahalara.

Üstelik bu “kurma” takım belediyede de kalmıyor.

Belediye Meclisi’nin bir üyesinin de içinde olduğu bir gruba satılıyor.

Ama kamunun veya kamuyla iş yapanların bu takıma desteği kesilmiyor.

Bakın işte bu "fair" değildir, "play" değildir!

Galatasaray’ın stadının devlet tarafından yapıldığı iddiasıyla kıyamet koparanlar, Başakşehir’in stadının Başakşehir’in sahibi kişilerin analarının ak sütü gibi helal gelirleriyle mi yapıldığını zannediyorlar!

Devletle iş yapan müteahhitlerin, Başakşehir’in formasına verdiği reklamların, Başakşehir’in marka değerlerine bir şey kattığı, tanıtımlarını yaptığı inancına mı dayanıyor sizce!

Evet, dediğim gibi Başakşehir’e gıcığım.

Kimse kusura bakmasın.

Haksız rekabeti sahaya da taşıyabilirsiniz.

Ama arkasında “halkın olmadığı” bir şeyi başarılı yapamazsınız.

Bunu en iyi bilmesi gerekenlerin unutmuş olması ise en garibi.

Yorumlar (1)
Yorum Ekle
Yukarı