×
PATRON KİM?
13 Aralık 2019 Cuma 14:59

Son günlerde Cenk Mutluyakalı’nın, Asil Nadir hakkındaki yazılarını ilgiyle takip ediyorum…

Önemli iddialar ortaya atıyor…

Nadir, Türkiye’deki iktidar yetkilileriyle görüşmüş…

Başbakan Ersin Tatar’ın desteklenmesi yönünde talimat almış…

Hatta Nadir, tüm köşe yazarlarına “Tatar’ı destekleyeceksiniz” diye direktif vermiş…

Asil Nadir’in, Erdoğan’a karşı zaafı olduğunu, hatta minnet borcu olduğunu bilmeyen yoktur…

Bugün Asil Nadir, demir parmaklıklar ardında değil de ülkesinde rahatça dolaşıyorsa bunun tek nedeni Erdoğan’dır…

Öyle ki, Asil Bey, AKP ve Erdoğan ile ilgili sendikaların verdikleri paralı ilanları bile reddediyor…

Yani Mutluyakalı’nın yazdıkları beni öyle şok falan etmedi…

Ağzım açık falan da kalmadı…

Ön kapağını, Erdoğan’a gönülden vermiş bir medya kuruluşundan bahsediyoruz…

Aslında Yenidüzen Gazetesi de benzer bir durum içerisinde…

Onlar da ön kapağını gönülden Cumhuriyetçi Türk Partisi’ne vermiş durumda…

Tufan Erhürman öksürse, Yenidüzen’in ön kapağında yer buluyor…

Sahi neden?

Yenidüzen’in sahibi CTP olduğu için mi?

Gerçekten aklıma takıldı!..

Mutluyakalı, bugünkü köşe yazsında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Asil Nadir ile görüştüğünü söylüyor ve siyasetin bu görüşmeler nedeniyle çirkinleştiğini belirtiyor…

Akıncı, Nadir ile görüştü mü?

Yemek yediler mi?

Gerçekten bilmiyorum ama yemişlerse afiyet olsun…

Şimdi biz en azından Kıbrıs Gazetesi’nin patronunun kim olduğunu biliyoruz…

Peki, Yenidüzen’in patronu kim?

Cenk Mutluyakalı mı?

Eğer öyleyse, cumhurbaşkanının veya CTP genel başkanının, Mutluyakalı ile yemek yemesi çirkin bir durum mu?

Yoksa patron CTP mi?

O zaman Akıncı ile Erhürman yemek yerse, Akıncı medya patronu ile mi yemek yemiş oluyor?

Çok gıcık, anlamsız, mide bulandırıcı ve kafa karıştırıcı bir sorgulama değil mi?

Benim Cenk Mutluyakalı’nın gazeteciliğine diyecek bir şeyim yok…

Haddim de değil…

Yenidüzen emekçileri candır, konu onlar da değil…

Sorun aynaya bakmak ve yıllardır bir siyasi partiye hizmet etmenin muhasebesini yapmadan başkalarına etik dersi vermektir…

Hem biliyor musunuz, o büyük medya patronu ile Cenk Mutluyakalı da yemek yemişti…

Ne zaman mı?

Kıbrıs Medya Grubu ile Basın-Sen, Toplu İş Sözleşmesi imzalamadan önce!..

Ve o yemekte sol değerlere önem veren Cenk Mutluyakalı, Asil Nadir’e, “Basın-Sen ile toplu iş sözleşmesi imzalayacağına bence kendi sendikanı kur ve kendi kendinle TİS imzala” demişti…

Evet, Cenk Mutluyakalı, o büyük medya patronuna, patron sendikası kurmasını ve sırf devletten para alabilmek için göstermelik olarak kendi kendiyle TİS imzalamasını tavsiye etmişti…

Neyse ki Ali Baturay’ın da dik duruşuyla Asil Bey böyle bir yanlışa girmemişti…

Dolayısıyla Mutluyakalı haklı, yemekler kimi zaman çirkinleşebiliyor…


Yorumlar (0)
Yorum Ekle
Yazarın bir önceki yazısı
Yukarı