Dyt. Fatma Hacet

Polikistik Over Sendromu ve Beslenme

Dyt. Fatma Hacet
bilgi@adabasini.com
23 Ağustos 2016 Salı 15:34

Polikistik Over Sendromu (POS), üreme çağındaki kadınların  % 5- 10’unu etkileyen bir endokrin hastalığıdır. Adet kanaması rahatsızlıklarıyla ilişkisi nedeniyle 1935’te  ortaya çıkmıştır. Polikistik Over Sendromu yumurtalıktaki yüksek miktarda androjenlerle (testosteron gibi erkeklik hormonları), aşırı tüylenme, adet görememe, gebe kalamama, aşırı kilo alma ve diğer bazı belirtilerden oluşan bir durum olarak kendini gösterir. Olayda genel olarak kan şekerinin normal sınırlar içerisinde kalmasını sağlayan insülin hormonu metabolizmasında bozukluk da söz konusu olabildiğinden dışarıdan görünen yüzü çoğu durumda yalnızca bir adet düzensizliği ve tüylenme olan PKO, olaya insülin hormonunun da katılmasıyla aslında tüm vücudu etkileyen bir metabolizma hastalığı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Polikistik Over Sendromu, basit bir yumurtlama bozukluğu olmaktan çok, kısa veya uzun vadede ciddi sorunlar yaratabilen bir durumdur. 

1-Diyabet (Şeker Hastalığı) Gelişme Riski 

PKO, ileri yaşlarda Tip II Diyabet, yani insüline bağımlı olmayan  diyabet gelişme olasılığının arttığı bir durumdur. Özellikle kilolu olanlarda bu risk daha da yüksek olmakla beraber 40 yaşın üzerinde olan PKO'lu kadınların yaklaşık %40'ında  Tip II Diyabet gelişmektedir. 


2-Kalp ve Damar Hastalıkları

PKO, kanda androjen (erkeklik) hormonları yüksek olduğu bir durumdur ve yüksek seviyeler kan yağları (lipitler) üzerine olumsuz etkiler yaratmaktadır ve PKO, ileri yaşlarda hipertansiyon gelişme riskini artıran bir durumdur. 
PKO'lu kadınların kilolu olmaya eğilimli olmaları, Diyabet hastalığı (şeker hastalığı) gelişmeye olan eğilimleri ve yukarıda bahsedilen iki olumsuz durum birleştiğinde ortaya artmış bir damarlarda sertleşme (ateroskleroz) riski çıkar. Bu durum da  inme yani halk diliyle felç, kalp krizi gibi ciddi damarsal sorunları beraberinde getirecektir.

3-Rahim Kanseri Gelişme Riski 

Rahim kanseri diğer adıyla endometrium kanserinin bilinen en önemli risk faktörleri arasında şişmanlık, diyabet hastalığı, hipertansiyon ve çocuk doğurmamış olmak  yer almaktadır. PKO sayılan tüm bu risk faktörlerinin sık görüldüğü bir durumdur. 

Polikistik Over Sendromlu Kişilere Önerilen Beslenme Tedavisi;

Fazla kiloya sahip olan Polikistik over sendromlu kadınlar yeterli ve dengeli bir diyetle kilolarının %5 ini kaybettiklerinde bile yumurtlama fonksiyonları normale dönebilmekte, hastalarda sıklıkla görülen adet düzensizliği, akne, tüylenmede artış, yağlı cilt gibi klinik bulgular en az düzeye inmektedir. Polikistik overin birinci tedavisi kilo vermektir. Diyet ve egzersize ek olarak hormonal düzensizlikleri düzeltmeye ve kan şekerini dengelemeye yönelik ilaç tedavisi de doktorlar tarafından önerilmektedir. Hastalarda fazla kiloya bağlı insülin direnci de görülebilir bu nedenle zayıflama normalden yavaş olabilir.Bu durum kişide motive düşüklüğüne yol açsada haftada bir yapılacak olan diyetisyen kontrolleri ile kişiye tekrardan motive sağlanıp, sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılıp, yaşam tarzı değişikliği yapılarak istenilen kilo kaybına ulaşılacaktır, diğer yandan da  PKO’lu  kişilerde  sağlıklı beslenmeye ek olarak her gün en az 30 dakikalık yürüyüş, gibi bir fiziksel aktiviteyi yaşamlarına katmak önerilmektedir.

Günde 3 ana 3 ara öğün olmak üzere az ve sık beslenilmelidir. Öğünler arasında en az 2 en fazla 4 saat ara olmalıdır. 

Güne mutlaka kahvaltıyla başlanmalıdır. Posa ve proteinden zengin kahvaltı kan şekerini düzenler günün ilerleyen saatlerindeki açlık krizlerini önler. Yumurta veya az yağlı peynir çeşitleri- tam buğday veya çavdar ekmeği ve bol söğüş sebze -yarı yağlı süt+ tahıl gevreği gibi glisemik indeksi düşük besinler tüketilmelidir. 

Ana öğünlerde kan şekerini düzenleyen, tokluk süresini artıran çiğ ve pişmiş sebzeleri kurubaklagilleri - tam tahıl ürünlerini ve kabuklu meyveleri sıklıkla tüketmelidir. Basit şekerler içeren yiyecek ve içecekleri şerbetli tatlıları tüketmemelidir. 

Ara öğünlerde karbonhidratlar proteinlerle birlikte tüketilmelidir. Örneğin; meyveli yoğurt, kuru meyve + yağlı tohumlar veya yağsız tost önerilebilir. 

 Süt ve süt ürünleri yarım yağlı tercih edilmeli, kırmızı etlerin görünen yağları, tavuğun derisi tüketilmemelidir.Yiyeceklerin pişirme şekilleri de önemlidir, kızartmaları yaşamlarından çıkartmaları gerekmektedir.

 

SAĞLIKLI VE MUTLU HAFTALAR DİLERİM…


YORUMLAR
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık