×
UMUT VE UMUTSUZLUK
24 Kasım 2019 Pazar 13:39

İkisi bir arada olur mu?

25 Kasım’daki 3’lü görüşme için bende uyanın his bu!..

Umut ve umutsuzluk…

Özellikle Anastasiadis’i ve Rum basınını takip ettikçe içimdeki umutsuzluk tavan yapıyor…

Diğer taraftan ise, çözüm yanlılarının gerçekleştirdikleri ortak eylem ve ortaya koydukları irade umutlanmam için bir sebep olduğunu gösteriyor…

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, Kıbrıs sorununda en umutlu olduğumuz anlarda çok büyük hayal kırıklıkları yaşadık…

Örneğin, Annan Planı ve Crans Montana süreci!..

“Çözüme en yakın olduğumuz an” dediğimiz her sürecin sonu hiç de hayal ettiğimiz gibi bitmedi…

“O suçlu”, “Bu suçlu” tartışmasına hiç girmeyeceğim…

Sonuç olarak ortada bir çözüm yoksa bu her iki tarafından başarısızlığıdır…

Çözüm olduğu takdirde ise, başarı her iki tarafın da hanesine yazılır…

O nedenle suçlama oyununa gerek yok!..

Şimdi şehrimiz Berlin, umudumuz 3’lü görüşme…

Peki, hava da çözüm kokusu var mı?

Ne yazık ki zerresi dahi yok!..

Ancak işte tam da bu nedenle içimde anlayamadığım bir umut var!..

Çünkü en olmadık zamanlarda, “Süreç çöktü” denildiği dönemlerde her daim yeni bir fırsat kapısı aralandı…

Yeni ve heyecan verici bir sürecin başlangıcı oldu…

Biliyorum, toplum olarak artık yeni süreçleri kaldıracak gücümüz de sabrımız da kalmadı…

Ancak başka ne çaremiz var ki?

Çözüme ulaşmak için inanmak ve umut etmekten başka?

Mevcut Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres geçmiş genel sekreterlere göre çok daha farklı…

En önemlisi realist…

Net…

Öyle görüşme olsun diye bir müzakerenin içerisine girmeyecek kadar kararlı ve sert…

Bu da bana umut veriyor…

En azından hayallere kapılmamızı veya umutlarımızı yitirmemizi engelleyecek bir insan…

3’lü görüşme sonrasında gerçek ne ise çıkıp bizlere söyleyecek…

Ya “Ben liderlerde çözüm kararlılığı göremiyorum, o nedenle temsilcimi geri çekiyorum ve BM askerinin de süresini uzatmıyorum” diyecek, ya da “Lider bana güven verdi, benim çizdiğim çerçevede süreç devam edecek ve 5’li konferansla bu işe şu veya bu şekilde bir nokta koyacağız” diyecek…

İnanınız ikisi arası bir şey olmayacak!..

Yani yeni bir güven yaratıcı önlemler paketi falan gibi süreci oyalayacak bir sonuç beklemiyorum…

İşin en kötü tarafı ise, BM Genel Sekreteri, “Bu iş bitti” derse, toplum olarak bizlerin alternatif bir planı olmaması…

Bunun da nedeni bağımsız, tanınan ve uluslararası bir devlete sahip olamamamızdır…

Ne yazık ki, bizi tek kurtaracak sonuç çözüme yönelik bir gelişmenin yaşanmasıdır…

Ki o da çok zor gözüküyor…

O nedenle bu görüşmeye çok büyük anlamlar yüklememek gerekli…

Yorumlar (0)
Yorum Ekle
Yazarın bir önceki yazısı
Yukarı