İntiharıyla Meşhur: Golden Gate Köprüsü İnşa Süreci Hakkında Bilgiler

banner3

İntiharıyla Meşhur: Golden Gate Köprüsü İnşa Süreci Hakkında Bilgiler

İntiharlarıyla meşhur olan Golden Gate Köprüsü (dünyanın en çok intihar edilen yerlerinden biri), San Francisco şehrini Marin County’e (California) bağlayan ikonik bir yapıdır. Her ne kadar bazı kesimler Golden State Köprüsü olarak bilse de ne yazık ki bu köprünün böyle bir ismi yok. San Francisco Körfezi’nin Pasifik Okyanusu‘na doğru açıldığı dar bir Boğaz olan Golden Gate boyunca neredeyse 3 kilometre uzanan bir köprü… San Francisco’yu, Kuzey komşularına bağlama hayali, 1933’te inşaat başladığında yavaş yavaş gerçeğe dönüyordu. Büyük Buhran sırasında ortaya çıkan çalışma şansı göz önüne alındığında inşaat ekipleri, yol ve kuleler açık suyun üzerinde şekillenirken tehlikeli koşullara göğüs gerdiler. 1937’de halka açılan Golden Gate Köprüsü (Golden Gate Bridge) mükemmel bir dönüm noktası ve bir mühendislik harikası olarak ayakta kaldı.

İnşaat Süreci: Joseph Strauss, Golden Gate Köprüsünün Tasarımcısı

İş, bu büyük ölçekli projeyi 25 ila 30 milyon dolar arasında nispeten mütevazı bir bedel tamamlayabileceğine inanan bir asma köprü üreticisi olan, Joseph Strauss adlı Chicago’da yaşayan bir mühendise gitti. Haziran 1921’de bir köprünün hibrit açıklığı için çizimlerini gönderdikten sonra Strauss, boğazın kuzey ucundaki toplulukları “köprünün kendi yararlarına” olacağına ikna etmeye başladı.

Proje, Mayıs 1923’te eyalet yasama meclisinin inşaatı planlamak, tasarlamak ve finanse etmek amacıyla çıkarılan yasaları kabul etmesiyle hız kazandı. Ağustos 1925’e gelindiğinde, Marin, Sonoma, Del Norte halkı, ayrıca Napa ve Mendocino ilçelerinin bazı beldeleri, proje bölgesine katılmayı ve mevcut fonu güvence altına almak için evlerini ve işyerlerini teminat olarak sunmayı kabul ettiler.

“Uluslararası Turuncu” Renginde Bir Köprü

Destekçileri tarafından lanse edilen ekonomik vaatlere rağmen proje, bir dizi topluluklar tarafından ciddi bir direnişle karşılaştı. Direnişçilere göre köprü, sadece nakliye endüstrisini engellemekle kalmayacak; aynı zamanda körfezin doğal güzelliğini bozacaktı. Ayrıca 1906’da ciddi bir hasara sebep San Francisco depremi gibi bir felaket meydana gelirse, köprünün ayakta kalamayacağını savundular. 

Buarada köprünün meşhur tasarımı, Strauss’un yetenekli ekibinin çabalarıyla şekillendi. Leon S. Moisseiff, orijinal hibrit tasarımı ve güçlü rüzgarlara dayanacak şekilde iki metreden fazla yanal hareket edebilen bir süspansiyon açıklığından oluşan bir plan sundu.

Irving F. Morrow, kulelerin rengi üzerine ciddi çalışmalar yaptı ve en sonunda “Uluslararası Turuncu” adını verdiği bir renkte karar kıldı. 

Amadeo Giannini’nin Golden Gate Köprüsüne Desteği

Kasım 1930’da eyalette, proje için 35 milyon dolarlık tahvil ihracına izin veren bir önlem kabul edildi. Bununla birlikte, Köprü ve Otoyol Bölgesi, yıllarca süren pahalı yasal işlemlerle daha da kötüleşen bir soruna sebep olan Büyük Buhran’ın zorlukları arasında, mali destek bulma konusunda hayli zorlandı.

Umutsuz olan Strauss, 1932’de 6 milyon dolarlık tahvil satın almayı kabul ederek çok önemli bir destek sağlayan Bank of America Başkanı Amadeo Giannini’den kişisel olarak yardım istedi.

İnşaat, 5 Ocak 1933’te, köprünün 12 katlı ankrajlarını kurmak için 3,25 milyon metreküp toprak kazısı ile başladı. Mürettebat, işsiz taksi şoförleri, çiftçiler, demirciler ve çimento karıştırıcıları olarak istikrarlı bir maaş almak için sıraya giren katipler gibi, işin fiziksel zorluklarına dayanabilecek hemen hemen herkesten oluşuyordu.

Kuleler Haziran 1935’te tamamlandığında, New Jersey merkezli John A. Roebling’in Oğulları (Roebling’s Sons) şirketi, süspansiyon kablolarının yerinde inşa edilmesi için görevlendirildi. Brooklyn Köprüsü’nde de çalışmış olan Roebling mühendisleri, tek tek çelik tellerin makaralarda bir araya getirildiği ve dönen tekerlekler üzerinde köprünün diğer ucuna taşındığı bir teknikte ustalaşmışlardı. İşi tamamlamak için kendilerine bir yıl süre verilmesine rağmen, yaklaşık altı aylık bir sürede bitirdiler.

Golden Gate Köprüsünün İnşaatındaki Önlemler

Mürettebatın karşı karşıya kaldığı tehlikeli koşullara rağmen, inşaatın devam ettiği dört yıl boyunca yalnızca bir can kaybı oldu. Oluşturulan bir “destek ağı”, olası dengesizliklerde işçilerin boğaza düşmesini engelleyecek şekilde tasarlanmıştı. İnşaat sürecinde bu ağ sayesinde 19 kişinin canı kurtarıldı.

Ancak, Şubat 1937’ye gelindiğinde bir iskele çöktü ve ağın üzerine düştü, sonrasında ağı da yırtıp boğazın derinliklerine gömüldü, bu büyük kaza 10 işçinin ölümüyle sonuçlandı.

Golden Gate Köprüsü, 19 Nisan 1937’de tamamlandı ve köprü resmi olarak aynı yılın 27 Mayıs’ında yayaların kullanımına açıldı. Ertesi gün ise Başkan Franklin D. Roosevelt, Beyaz Saray’dan gönderdiği telgraf aracılığıyla köprünün arabalara ve dünyanın geri kalanına açık olduğunu açıkladı.

Modern mühendisliğin bir harikası olan Golden Gate Köprüsü 2.700 metre uzunluğunda ve 90 metre genişliğindedir. İki kule arasındaki 4.200 metrelik ana açıklığı 1981 yılına kadar dünyadaki asma köprüler arasında en uzun olanıydı, 746 metrelik yüksekliğiyle kuleleri 1993 yılına kadar, bu köprünün en yüksek köprü olma unvanını elinde bulundurmasını sağladı.

Golden Gate Köprüsü, 1989’daki yıkıcı Loma Prieta depremine dayandı ve hava koşulları nedeniyle ilk 75 yılında sadece üç kez trafiğe kapatıldı.

Dünyanın en çok resmi çekilen köprüsü olduğuna inanılan Golden Gate Köprüsü, 1994 yılında Amerikan İnşaat Mühendisleri Derneği tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nin (yapıldığı döneme göre) yedi inşaat mühendisliği harikasından biri seçildi.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER