Hipotiroidi ve beslenme

banner3

Uzman Diyetisyen Aliye Özören'in bugünkü köşe yazısı...

Hipotiroidi ve beslenme

Sevgili okurlar, merhaba.

Bugünkü köşe yazımda tiroid hastalıklarında ilk akla gelen hipotiroidi den ve beslenme ile olan ilişkisinden bahsetmek istedim. Hipotiroidi; tiroid hormonunun yetersiz salgılanması durumudur. Yorgunluk, soğuğa karşı duyarlılık, kabızlık, kuru cilt, kas ağrıları, kilo alma, depresyon ve ses değişiklikleri gibi semptomlarla kendini göstermektedir. Tabii hastalığın gelişme hızı hormonların eksilme seviyesine göre de değişkenlik göstermektedir. Bu hastalık özellikle iyot yetersizliği olan bölgelerde sıklıkla gözlenen endokrin bozukluğudur ve tedavisinde beslenme ile yaşam tarzı büyük rol oynamaktadır.

Bu bağlamda;

1.Öncelikle kişi ideal kilosunun üstünde ise kişinin kan bulguları, yaşı, boyu, kilosu ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak uzmanlar eşliğinde ideal kilosuna getirilmesi gerekmektedir.

2.Hipotiroidi tanısı almış kişilerde metabolizma yavaş çalıştığı için günde 2-2,5 litre su tüketimi ve düzeli egzersiz ile yavaşlamış olan metabolizmayı desteklemek önemlidir.

3. İyot tiroid hormonlarının yapımında gerekli olan bir maddedir. Hipotiroidi hastalarında da, iyottan zengin beslenme önemlidir. Bu nedenden dolayı iyodu besinlerle ve iyotlu tuz ile almaları elzemdir.

4. Tiroid hormonlarının çalışmasını azaltan besinleri yani guatrojenik besinleri tüketmekten kaçınmalısınız. Guatrojenik besinler arasında; brokoli, turp, lahana, brüksel lahanası, hardal, karnabahar, kırmızıturp ve şalgam gibi besinler yer almaktadır.

5.Tiroid fonksiyonlarını olumlu anlamda etkileyeceği için Omega-3 kaynağı olan balık haftada en az 2 tüketilmesi gerekmektedir.

6.Çinko yetersizliğinde tiroid hormon metabolizması bozulduğu için çinkodan zengin; peynir, kepekli ekmek, tavuk, yumurta sarısı, süt ve ürünleri gibi besinlerin tüketilmesi önemlidir.

7.Vücutta tiroid hormonu üretiminde etken olan Selenyum seviyesi dengede tutulması gerekmektedir. Bu nedenden dolayı ceviz, et, balık, kabuklu deniz ürünleri, kepekli unlar, süt ve ürünleri gibi selenyumdan zengin ürünleri tüketmeye özen gösterin.

8.Bunlarla beraber vücutta selenyum eksildiğinde vücutta var olan E vitamini de azalmakta ve tiroid bezi iltihabı daha sık görülmektedir. Bu nedenden dolayı selenyum ve E vitamini içerikli besinleri birlikte tüketmek önemlidir.

9.Lif oranı ve B vitamini açısından zengin besinleri tüketmek de büyük önem arz etmektedir. Örneğin; tam tahıllı ürünler gibi.

10. Alkol, şeker ve kafein tiroid bezine zarar verdiği için az tüketilmeleri gerekmektedir.

11.Sürekli olarak yaşanan stres, kortizol hormonunun seviyesini yükselterek tiroid hormonlarının işlevini azaltabilmektedir. Bu nedenden dolayı meditasyon tarzı rahatlatıcı olan aktivitelere yönelmek stres seviyenizin azalmasında önemli rol oynamaktadır.

Haftaya yeni konular ile görüşmek dileğiyle.

Sağlıkla kalın.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER